17 Ocak 2009 Cumartesi

Bostanci Tayfa


Ekli bir resim oldu, zira ilk resimde tayfanin eksigi Bora, ikinci resimde zahir.

Bostanci, Emin Ali Pasa Caddesi, Tursucu Deresi Sokak. Bostanci ile Suadiye'nin kesistigi nokta. Yolun bir tarafi Bostanci, digeri ise Suadiye Muhtarligi'nin alaniydi.

Bu bahcedeki duvarda kirmizi karincalarla siyah karincalarin kapismasini izlerdik. Arada sirada bir akrep cikardi ortaya. Bir de siyah orumcekler ama onlar birbiriyle muhatap olmazdi. Biz de kendilerine saygi duyardik haliyle. Karincaya benzemez neticede, soktumu sokartir diye.

Duvarin arkasindaki, koyu kahverengi toprak, duz zemin "Basalti mi, bas mi?" tartismasina mahal birakmayacak guzellikte misket oynatirdi tayfaya. Biraz yagmur yagip, akabinde hafif kuruduktan sonra da sahane civi saplama oynanirdi, yine ayni mekanda. O apartmanin diger yanindaki komsu bahce de gazoz kapagi oyununun ev sahibiydi ve karsisinda, Timur'larin evinin altinda bir lahmacuncu vardi. O yaslarda butun dukkanlar -ci idi zaten. Baska baska, tuhaf isimleri yoktu. Lahmacuncu, Tuhafiyeci, Yemisci, Elektrikci, Kirtasiyeci, Atarici.. Bir atarici vardi bu resmin cekildigi bahcenin ust tarafinda, oturarak mahalleye gireni cikani kestigimiz duvarin bitisiginde. Wizard Of Wor oynardik orada. Siyah tuz kaplanmis cekirdegi aldigimiz yemisci agabey de hemen donusteydi.

Bahcenin Tolgalarin evine giden kosesine dogru, bir kopek kulubesi vardi, ekseriyetle icerisinde kalani olmayan. Bahcenin geri kalani otlarla kapliydi. Acik hedefti, takilmazdik pek o kisimda. Ilk resimde, yolun uzerinde gozuken soldaki apartmanin arkasiydi bizim mekanimiz: "Arka Bahce". Otlarin diz boyunu, hele bizim dizlerimizin boyunu coktan gectigi bahceye, boru savaslarinin cephanesi gizlenir, catisma arasi dinlenmeler burada yapilirdi. Cikarken sola dogru giden yukseltiden cikar, inerken duvardan atlardik. Yukseklerden atlaninca ayaklarin altini yakan o siziyi burada tanidik.

Kar yagip da sartlari olgunlastiracak kadar tuttugu zaman, genis tahtalardan yaptigimiz kizaklarla, tren yoluna uzanan bu yokusun yol ayrimina dogru kayardik. Yazin da dort tane bilye ve ayni cesit tahtalarla yaptigimiz tornetler gorurdu isimizi. Timur'la F subesinde okudugumuz Mehmet Karamanci da bahsettigimiz yol ayrimindan saga dogru giderken, solda kalirdi.

Gun geldi, Cocukluk yillari denince baska yeri ve yillari akla getirmeyecek kadar guzel Bostanci'dan tasindik, yan semte Kucukyali'ya gittik. Facebook falan derken, iki ehlen bir sehlen, yillar sonra geri donduk. Bizim gidisten az sonra mahalleye gelen terzi agabeye bir iki sorduk, "Nerde bizim alem" diye ama denk getiremedik. Gurbet donusune nasipse...

Hulasa; alfabetik sirayla, Aycal, Baris, Bora, Mehmet, Timur, Tolga.

Alayina gider, Bostanci Tayfa...

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Burası Bostancı..Akıllı olsun herkes... :)