Nedim Karakas iyi Fenerbahcelidir. Sevilir, sayilir. Lakin bazen, Fenerbahce sevgisinden, hararetinden olacak oyle seyler soyler ki hayal kirikligi yaratir.
Bunun orneklerinden birini Omer Onan'in Ulker'e transferinde bir kez yasamistik. Cok sasirmistik. Sonra Omer Onan geri dondugunde "Ben hakkinda bunlari sarfettigim insanla ayni cati altinda olamam. Yakisik almaz" der diye dusunduk. Olmadi. Kisisel tasaruftur. Diger ornegi Aydin Ors mevzusunda yasadik. Cok gerekliymis gibi cikip "Zaten Aydin Hoca'da sezon icerisinde kac kez istifa etti" diye tuhaf bir beyanat vermisti. Yine sasirmistik. Sasirmaya doyamiyorduk.
Abdi Ipekci'de bir Avrupa Kupasi macina gidiyoruz. Saha kenarina akulu kornalar ve muhtelif "rakip konsantrasyonu dagitici" malzeme getiriliyor. Cantalarin hepsi bir anda tasinamadigindan, bir tanesi geride birakiliyor haliyle. Sonra donup bakiyoruz ki canta yok. "Nedim abi, canta nerde?" diyoruz. "Daga kacti" dese daha az sasiracagimiz bir cevap veriyor. Sol elinin parmaklarini, sag kolun dirsek icine getirip, kolu sallayarak "Bu kadar bicak cikti cantanin icerisinden. Emniyet aldi" diyor. Ipleri kesmek icin getirilen meyve bicaginin samuray kilici muamelesi gormesine mi sasalim, yoksa bizi taniyan Nedim abinin bu manasiz mubalagasina mi, anlamadik.
Meger mubalaga, sevdigi bir seymis Nedim Karakas'in. Yine bir mesela, artik Fenerbahce'nin Avrupa'da kader yolunu cizecegi bir mac oncesi "Bari mu maca gelin, insafsizlar" kabilinden bir aciklama yapti kendisi; "Kapilarin kirilmasini istiyorum" diyerekten. Ve simdi yine seyirci yoklugundan oturu, bir aciklama yapmis. Diyor ki;
"Taraftarlarımız ne yazıkki bu tip maçlarda salonu doldurmuyor. ULEB´in yeni aldığı kararlar var. İlerleyen sezonlarda takımlara %60´ı sportif başarılarından %40 da gişe hasılatı‚ maça gelen taraftar sayısı gibi etkenlerle lisans verecekler. Yani biz çok iyi maçlar çıkartıp uzun yıllar Avrupa´da başarı dahi göstersek A lisansı alamayabiliriz. Lottomatica maçıyla birlikte de sürpriz kampanyalar başlatıyoruz. 30 milyon seyircimiz var diyorsak bize seyircimizin desteği lazım. ULEB toplantısında yetkililer ´Boş salon istemiyoruz´ dedi. Yani bizim seyirci potansiyelimiz belli. Lottomatica maçı gibi Avrupa maçlarının hepsi büyük önem taşıyor. Taraftarımızın salonu doldurması gerekiyor. Erdemirspor maçından sonra bir taraftar ailesini aldım onlarla birlikte karşıya geçtim. O aile Tuzla´dan geliyormuş. Onlar oralardan Abdi İpekçi Spor Salonu´na gelirken İstanbul içinde yaşayan Fenerbahçelinin bu salona gelmemesini anlamıyorum. Her zaman taraftarı davet etmek gerekmez. Bizim sadece Kadıköy´de taraftarımız yok. İstanbul´da Abdi İpekçi´ye yürüme mesafesindeki Fenerbahçeliler gelse zaten salon dolar. Ancak bizim İstanbul´daki taraftarımıza bu kadar maç ağır geliyor. İzmir ve Ankara´da oynasak tüm salon dolu olur... Bütün maçların İstanbul´da olması taraftarı zorluyor."
Hakli. Bir kac elin parmaklari kadar adama oynanan Avrupa Kupasi maclari goruldu. Utanildi vs. ama bu sorunun giderilmesine cabalamayan (?) isimlerden birisi olarak Nedim Karakas'in icerisinde bulundugu subenin hic kabahati yok mu?
- Mac saatlerinin duzenlenmesi
- Kombine uygulamalari
- Ulasim kolayliklari
Bu maddelerden hangisi layikiyla yerine getirildi? "Bunlar saglikli olsun ki ayaklari alissin" diye dusunmeden, mevlaniz kayirsin diye seraiti ortaya salarsaniz, gozuken ahval iste bu olur.
Mesai saatine alinan Avrupa Kupasi maclari gorduk. Diger subelerin maclariyla cakisan maclar gorduk. Kulup tarafindan dagitilan ama polis tarafindan toplanan kombine biletler gorduk. Yolcu muessese kulupleri bir avucun yarisi taraftarina (!) her turlu ulasimda her turlu organizasyon imkanini saglarken, hanci spor kuluplerinin bu konudaki daginikligini gorduk. Ve o "Kapilari kirin" denen macta, kirmak falan degil, sadece iceri girmek isteyen insanlarin polis tarafindan gozaltina alinmaya calisildigini gorduk.
Sadece sikayet etmekle, "Taraftar var ya taraftar, cok suclu. Bizim butun pur-i pakligimiza ragmen gelmiyorlar" demekle olmuyor maalesef. Kapilar kirilmasa da kalpler kiriliyor boyle olunca.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder