16 Aralık 2008 Salı

Derbi Nostaljisi I


Ruşen Eşref Ünaydın'in derbinin taraflarina dair yazdiklariyla baslayalim:

“Galatasaray, doğuşunun üçüncü yılı memleketin ilk birincisi iken, yani sürekli şanının en yüksek zamanındayken Fenerbahçe henüz bir yaşında idi. Şu halde, Fenerbahçe doğmuş da olsa Galatasaray gene elbette ilk göz ağrısı idi; en göz önünde durandı; fakat diyebiliriz ki o doğuştan sonra pek en gözde olmadı. Çünkü Galatasaray bir mektep idi; bir kültür ocağı. Onun kendine göre bir geleneği, daha yekpare tutumlu bir seviyesi, bir çerçevesi vardı… O, şehre kolay katılamazdı; şehir ona kolay sokulamazdı! Günün siyaseti, partinin tutması gibi şeyler ona pek işlemezdi. Yeni doğan kardeş ise bir semti; doğrudan doğruya şehirden bir parça, o, şehirden her çevre ile daha ve girgin temas edebilirdi! Şehir ona daha çabuk sokulabilir ve katılabilirdi! Meşrutiyet’te iktidara gelen hükümet, diyelim; “ İtiyat ve Terakki” , mektepten, ocaktan çok semti tuttu; semti, yani şehri, ve her seviyeden bir kümeyi… Onun için dilediği muhitten üye ve oyuncu derleme genişliği de bu kolaylığa eklenince Fenerbahçe’nin itibarı da daha kısa zamanda yayıldı.”

Hiç yorum yok: