
Besiktas ile Caferaga'da oynadigimiz maci 105-112 kaybettik. Iki uzatma ve bu skor, pek pazla karsilasilan bir sey degil ulkemiz bayan basketbolunda. Uzaktan bakinca, cocuk yaslarimizin en travmatik maclarindan birini; on kusur sene once 103-106 yenildigimiz Galatasaray macini hatirlatiyor bize ama bu mac ne final, ne de baska bir sey. Senelerdir “Keske her sube boyle olsa…” dedirten bu kizlarin yorulma, yenilme hakki herkesten cok. Ikinci yarida gerekeni yapip, Akatlar’dan zaferle doneceklerdir.
Toplam hucum sayisinda 90-73, ribauntlarda ise 49-39 ustunlugu var Fenerbahce’nin ama belli ve uzun vadeli anlarda savunma zaafi ortaya cikmis olmali ki 23 hucum ribaunduna ve tahmin edilemeyecek ekstra yuzdelere (Tammy’nin Fenerbahce’de uc senedir serbest atislardaki en yuksek ortalamasi 71.2 ve bu macta 13’de 13 atmis) ragmen yenilmisiz. Besiktas’ta ise iki yabanci oyuncu ve Tugba, toplam 86 sayi, 32 ribaunt yapmislar. Sayilarin % 77'si, ribauntlarin % 82'si ediyor ki % 60 isabet orani ile atilan bu sutlarin savunma konsantrasyonunu nasil da gitgide daha cok bozdugunu tahmin etmek zor degil. Zafer Hoca’ya sunulan maddi imkanlarin gorece kisitliligi ve buna bagli olarak kadro yapisi, bu sene boyle maclar yasatabilir ama sampiyonluktan emin olmamak icin bir sebep yok.
Farkli bir istatistik olarak; bunu ve bundan onceki 5 sezonu gozonune alacak olursak, Fenerbahce’nin ligde 100 ve uzerinde sayi attigi bir maci ilk kez kaybettigini soyleyebiliriz.
2004’de Gure Belediyesi’ni 105-53 (D) ve 127-58 (E),
2006’da Burhaniye’yi 108-48 (E),
2008’de Burhaniye’yi 117-67 (E) ve Edremit’i 112-53 (E),
2009’da ise Burhaniye’yi 100-75 (E)
Sezonun son kaybedilen maci olmasi dilegiyle...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder