23 Temmuz 2009 Perşembe

Green Lantern

Süper kahraman denen şeyin güçleri çoğaldı mı, işin boku çıkıyor arkadaş; ben onu bilir, onu söylerim. DC evreninin Green Lantern'i 1940'lardan beri var ama küçük yaşlarımızda varlığını öğrendiğimizde Türkiye'ye ulaşmadığından, ileriki zamanlarda da bir türlü bu kadar alengirli çizgi romanlara saramadığımızdan ötürü uzak kaldık kendisine. Geçtiğimiz günlerde animesi önüme gelince (böyle de sinema yazarıymış gibi oldum lan) daha doğrusu arşivde karşıma çıkınca "İzleyelim bakalım" dedim.

Abin Sur isimli uzaylı kardeşimiz hakkın rahmetine kavuşunca, yeşil elementin gücünü ihtiva eden süper yüzüğü kendisine yeni bir sahip seçiyor ve bu halef, o sırada kendi halinde uçuş simülasyonunda takılan Hal Jordan isimli astoronot arkadaş oluyor.

Bir takım esrarengiz olaylardan sonra süper güçlerini "İyi oldu lan" diye coşkuyla karşılayan bu genç, tam sevgilisine "Ben çıkıp dolaşayım, bir iki hafta" diyerek alemlere uçacakken, "Nişan yüzüğü mü lan o? Takar takmaz moda girdin" diyerek celallenen görev bilinci yüksek "Green Lantern Corps" ekibinden bir kısım uzaylı ile karşılaşıyor ve "Sen bu yüzüğün durumunu anlamadın herhalde genç. Gel sana anlatalım" denerek Guardians denen, bir nevi Evren Bakanlar Kurulu'nun yanına götürülüyor.

Her bilim kurgu yapımında olduğu gibi, bunda da uzaylı ahalisi insan ırkını "Yapamaz lan bu gudikler" şeklinde aşağılıyor ama Green Lantern Ekibi'nin başı gibi olan Sinestro, Jordan'a sahip çıkıyor. Hep beraber yeşil elementin karşısında durabilecek tek güç olan sarı elementi aramaya başlıyorlar. Mevzuun bundan sonrası, klasik bir şekilde ilerliyor. Mücadele, savaş, ihanet ve bir klasik haline gelen "İyilerin önce kaybetmesi sonra da Adrian görmüş Rocky gibi gaza gelip kazanması"

Nitekim fena anime değil, zaman geçirtiyor insana. Hele uyku sorunu varsa, sabahın 5'in de kafa dağıtmaya reçete. Lakin herkes akıllı olsun. Öyle taşı kaldırırken Master Yoda tripleri falan. Far far away galaksiler kimseye kalmaz aslanım. Ayrıca o nasıl yüzük lan öyle? Canının çektiğini düşünüyorsun, anında imal ediyor. Çekiç, kılıç, beyzbol sopası, golf sopası, uzay gemisi, kulaklıklı telefon, zart, zurt. İlk bakışta Sauron'un güç yüzüğü halt etmiş yanında ama neymiş, 24 saatte bir şarj edecekmişsin. Enteresan. Bir de şu elementleri rahat bırakın artık birader. Element manyağı oldu science fiction alemi.

Green Lantern'in bir de filmi yolda. 2011'de beyaz perdede olacak. Başrol oyuncusu şimdiden belli; Ryan Reynolds... Yine bu sene çekilen Wolverine'de de yer alan Reynolds ile ilgili diğer bir ilginç bilgi de aktörün hem DC'ye ait Green Lantern, hem de Marvel'e ait Deadpool projesinde yer alacak olması.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Dc Comics ve onun uzantısı olan Veritgo Comics'in çizgi romanları Marvel'a göre daha bi farklı gelmiştir hep gözüme.Marvel'ı da severim ama, Dc ve özellikle Vertigo çizim,konu bakımından hep öncelikli olmuştur benim için.

Bu Dc comics ürünü daha çok Marvel tarzına benziyo.Bakalım izleyelim .