18 Mart 2009 Çarşamba

Ama


Cenazelerde "Merhumu nasıl bilirdiniz?" diye sorulduğunda "İyi bilirdik" ve "Hakkınızı helal ediyor musunuz?" diye sorulduğunda "Helal olsun" denir ya, ne otomatik cevaptır. "İşe yaramazın biriydi ama şimdi beyan edilmez ki orta yere. Zaten ölmüş gitmiş adam." diye mi düşünülür?

Ne münasebet mi? Birbirimizi kandırmayalım. Vardır böyle vaziyetler...

Yaşarken farklı mı?

"İyi adam, hoş adam ama..." ile başlayıp "Boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?" noktasında yergilerle dolu "ilişki son tahlilleri"

"Ama" bağlacı ekseriyetle yemiyor mu zaten kendinden önce gelen cümleleri? "İyisin ama..." mesela?

Fakatlar, amalar, lakinler kantarı kendine ağır tartıyorsa, affetmeyeceksin.

"İyi bilirdik" demeyeceksin. "Yaşarken düz durmasın, kabirde ters dönsün" diye içinden bir an geçiyorsa ağzından diğeri çıkmayacak yani.

Kelamın "Allah belanı versin"e bir yol uğramışsa "Esen kal"a yatıya gitmeyeceksin.

Hasılı tutmayın beni. Daha çok bekleyeceğim. Firak orada dururken, visal senin neyine ulan? Önce adam ol sen, adam!

"Ne yaptın da ne anlatıyorsun lan akşam akşam Barış?" diyorsanız; Hiç bir şey yapmamışım. İşte onu anlatıyorum.

Güzel yazmış, merhum Ümit Yaşar. Onu gerçekten iyi bilirdik biz.

"Neden?" diyorum, "Nasıl?" diyorlar
"Gönül" diyorum, "Akıl" diyorlar
Bir meyhanedeyim körkütük sarhoş
"Şarap!" diyorum "Ayıl!" diyorlar.

Hiç yorum yok: