Sezon basindaki Cumhurbaskanligi Kupasi uzuntusunden sonra bu mac cok onemliydi. Oyle ki Ankara macindan bile biraz daha fazla onem arz ediyordu bizim icin.
Taraftarlar arasindaki atismayi anlayabiliriz. Yoneticiler arasindakini de anlamak mumkun. Zira bunlar amator. Kalben seven, bu paralelde hizmet etmek isteyen bireyler ve bunlarin olusturdugu topluluklar. Belki yoneticiler icin fazla abartili bir duygu ikliminin resmini cizdik ama neticede onlar da taraftar. Arsizi, ugursuzu her yerde var. Onlar konumuz degil.
Peki sporcular? X bir kulubun oyuncusu, agiz ishali olmus gibi, rakip takim, oyuncular ve taraftarlar uzerine konusmaya baslayinca ne yaptigini saniyor acaba? Kendisine motivasyon saglamak mi? Camiasinin arzusunu percinlemek mi? Seviyesizlesmenin ve daha uc gun once baska forma giydigini unutup, “Ben var ya ben. Olurum bu renkler icin” diye durulmadan, dalgalanmanin manasi nedir?
Galip geldigin mactan sonra, rakibi ve belki ondan onemlisi, Milli Takim’dan veya sosyal yasamdan arkadaslarini kucuk gorup, soyunma odasinda kufurlu tezahuratlarla cosmanin yarari muallaktadir ama sonucu ekseriyetle bellidir.
Gecen sezon sampiyonlugunda bir mac ara sonra, kaldigimiz yerden devam.
Galatasaray : 58
Fenerbahce : 66
Tebrikler…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder