Maç bitti. Bir gözyaşı seli ki anlaşılır şey değil. Sanırsın, dünyanın en naif insanlarının yaşadığı memleket bizimki. Vuku bulan hadiseler bu yüzden üzücü...Bu yaşları akıtanlar medya olunca sunturlu bir "Ssssssiea" çekesi geliyor insanın.
Sen yıllarca en küçük şeye bile "Ooooooo kavgada söylenmez lan buu" diye gaz ver. Yöneticiyi yöneticiye, sporcuyu sporcuya, taraftarı taraftara, sonra hepsini birbirine düşürmek için elinden geleni yap. Ondan sonra "Derbi'ye yakışmadı".
Yemezler!
Ne yakışmadı? Adını koyacaksınız bir kere.
Lugano yakışmadı mı mesela? Çok meşhur bu yaklaşımlar:
"Hiç bir 90 dakikayı tamamlamaması gerekir"
Bilhassa yabancı futbolcuya yüklenmede büyük kolaylık. Alın, tepe tepe kullanın.
E Bülent Korkmaz bu ülkede nice 90 dakikalar tamamladı. Onun öğretisini çekirge misali sahiplenen Sabri gibilerin ana avrat yedi sülale sololar eşliğinde tamamladığı 90 dakikaları listelesek, pehlivan tefrikalarından geçilmez ortalık.
Sözde ilerici ve aydın basınımızdan, ilaç için bir kişi bile çıkıp, bu gibi durumlar karşısında sarf edilen "Ama onlar bizim evladımız hesapta. Neticede Türk Milli Takımı'nda oynuyorlar. Yarın bir gün yabancılar çekip, gidecek. Onlar burada, vatana hizmete devam edecekler" diye başlayan savunma cümlelerinin ırkçılık koktuğunu söyleyemiyor. Kendi kokuları, kendi burunlarına hoş geldiği için olsa gerek... Vurun yabancıya!
Fenerbahçeli diye anılmasından hicap duyduğumuz Emre ile Sabri gırtlak gırtlağa girmişken, kimin içinden geçmedi "Durun, siz kardeşsiniz" demek? Aynı def-i hacetin ürünü zira bu ikisi.
Eskiye dair centilmenlik hikayelerine çok güzel bir atıf yaptı dün akşam Rıdvan.
"Biz her ay veteran maçları yapıyoruz. Geçende bir maçta, iki kişi bizden, iki kişi onlardan atıldı. Bu maçların havası böyledir"
"O kuşak daha çok yeni" diyenlere, 1930'lu yıllardaki maçları hatırlatalım. Böyleydi, böyle geçecek. Ne ilkti, ne son olacak...
Ama bu "Unutmaya" bahane olmaz. "Susmaya" da öyle.
10 senedir her şeyi unutarak, her seferinde susarak, bütün varlığını ve geçmişini "O zamanlarda yapılanlar yanlıştı" ile yaftalayan Fenerbahçe Yönetimi'nin hatırlaması gereken şey; bu ülkenin en prestijli ve güçlü camiasının icra makamı olduğunu hatırlamaktır. Tek bir ferdini iftiraya, mübalağaya kurban etmemektir.
4 yorum:
medyadaki samimyetsiz "derbiye yakışmadı" yaklaşımı konusunda son derece haklısın. her fırsatta alttan odunu verip rating uğruna yapmadığını bırakmayan medyamız, takımı yönetmek dışında her türlü işi yapan yöneticilerimiz, her nedense avrupadaki maçlarda süt dökmüş kediye dönen ama kendi liginde "abisine" ana avrat düz giden-racon kesmeyip boğaz kesen-öldürmeye tam teşebbüsten arkadan kafa atan oyuncularımız,maçlara sırf deşarj olmak için gidip her türlü pisliği mübah gören taraftarımız olduğu sürece daha çok derbi yaşarız böyle..
eğer milli takımı arda, semih, emre, sabri, kazım ve hele hele volkan temsil edecekse ben tutmuyorum milli takımı falan, beni bu adamlar temsil etmesin!!!
Bugün birkaç blog okuyayım dedim rasgele iki üç yazı okudum ve gördümki bu ülkede insanlarobjektif yorum yapamıyorlar daha o kadar olmamışız,dimi
ben galatasaraylıyım ve yapılan ve edilen bütün küfürlerden ötürü volkan dahil herkesden özür dilerim,sabrinin bu takımla ilişkisi kesilmeli,ve sahamız en aç 1 maç kapanmalı,bunu kendi takımına söyleyecek fenerli arıyorum!
1 mac dersen ben kendi takimima bir sey soylemem, biz daha az olay yuzunden 3 mac seyircisiz aldik, 3 mac kapatma degil bakin 3 mac seyircisiz. Once adaletli olun sonra adaletli davranmamizi bekleyin.
Yorum Gönder