Herhangi bir seyi cok icten gelerek opebilmek icin askla sevmek gerekir. Sevgiliniz olur, anneniz-babaniz olur, kardesiniz olur, bayraginiz olur veya formaniz olur.
Yukaridaki resimde bulunan zatin, formasini opmesine baksaniz, sanirsiniz ki hayatinin bir numarali onceligi su uzerinde tasiyip, terlettigi sari lacivert renkleri haiz forma...
Oyle mi acaba? Yoksa, profesyonellik omurgaliligi yeniyor mu yine?
Bu futbolcu Fenerbahce'ye transfer oldugunda soyle sorup, yine cevabi kendimiz vermistik soylece:
"Hangimiz sirketimizde ya da evimizde‚ kendimize / ailemize agiz dolusu kufur etmis birisini gonul rahatligiyla agirlayabilir‚ onunla tesrik-i mesaide bulunabiliriz? El cevap: Ancak midesiz olanlarimiz."
Su resmin uzerine benzer bir soru soralim madem. Hangimiz ismini duyunca kufuru esirgemeden bolca kullandigimiz ve hatta alenen nefret ettigimizi hal ve hareketlerimize milyonlara yansittigimiz bir olguya bu denli asikmis gibi davraniriz?
A. Paradan gozu donenler
B. Midesiz olanlar
C. Omurgasiz olanlar
D. "Dun, dundur. Bugun, bugundur"u dustur edinmisler.
E. Hepsi
Secin, begenin, alin. Baska secenek yok.
Stalin'in o soylenmeyesi; "Bir kisinin olumu trajedidir. Milyonlarin olumu ise istatistik" sozu var ya hani. Onu cagristiran bir durum var Fenerbahce'de aslinda. Su resimdeki E.B.'nin omurgasizligi istatistik kabilinden bile onemli bir sey degil de; cinar gibi sapasaglam koca bir camiayi omurgasiz dinamiklere sahip olma yolunda kosar adim goturen bir surec var. Musebbibi belli, yarari belli, zarari belli bir baskanlik sureci. O surecin sonunda ucuruma bakip, rakimizi yudumlayarak "Ne guzel manzara" mi diyecegiz, yoksa beraberce ucurumdan duserken uc film birden mi gorecegiz bilinmez.
Bindik bi alamete, gideyoz kiyamete.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder