27 Temmuz 2008 Pazar

Hosgeldin Holigan Ruhum!

Kablo kopuklarindan mutevellit internet baglantisiz, “Ofisten lojmana, lojmandan ofise. Hep ayni, hep ayni” gunlerden birinde Esentai Park Enka birimleri ve taseron firmalarin katildigi bir turnuva duzenlenecegi haberi geldi. Senelerdir elini ayagini topa surmemezlik derecesinde takim sporlarina uzak, bireysel sporlardan anladigi ise 2 yilda bir gaza gelerek fitness salonuna gidip, daha ilk gunden 50 kilo bench pressin altina girdikten sonra uc gun kollarini oynatamamak cercevesinde sekillenen biri olarak sahaya cikmam dusunulemezdi elbette. En iyi bildigimiz yerde istirak edelim dedik. Tribunde…

Maca ve tribunlere dair geyikler esnasinda “Bizim takim sahaya pankartla ciksa ne matrak olur yahu” diye agzimdan cikinca ciddiye alinacagimi pek tahmin etmezdim ama aklima gelen direk basima geldi.

Fikir benden, slogan Cuneyt abiden… Turnuvanin acilis macina yakisacak, tribundeki herkesin alkislayacagi (ki alkisladilar), Ataturk’un meshur ve isabetli sporcu tarifinde karar kilindi.

Durumdan cikan vazife en sicak tribuncu olarak bize tevdi oldu haliyle. Mekanin adi ambar ama pankart degil, insaat malzemesi var stoklarda. Umdugumuzdan degil buldugumuzdan yararlaninca ortaya, bez ya da branda yerine naylon, sprey boya ya da dijital baski yerine de A4 kagittan mutesekkil bir pankart cikti.

Cift kat naylonu yere serip, her bir harfi tek kagida basilmis sekilde yan yana dizdik. Kagitlarin bir altina, bir ustune, bir de ortasina olmak uzere seffaf koli bantlarini serit cektik. Naylonun yere serilince kirlenen ikinci katini cikardik. Pankartimiz hazirdi.

Maca gelince; ezilmedik ama yenildik. Galatasaray formasiyla sahaya cikan ve 1250 metrekarelik sahanin yalnizca 3 metrekaresini, o da yatmak icin, kullanan bir forvetiniz varsa olacagi budur.

Hiç yorum yok: