10 Ocak 2010 Pazar

Suç ve Ne?

Basketbolda Galatasaray'ın aldığı cezanın bir kısmının kuş boyutuna inmesi, geri kalan bölümünün ise tamamen ortadan kalkmasının ardından ilgili suç sadece bireylere ait olarak kaldı.

Herhalde sahtecilik suçtan sayılmıyor ki kulübe ceza kesilmedi. Yaramazlık kabilinden değerlendirip, belli sürelerde ceza vererek kabahati oluşturan insanların kulağını çektiler (!)

Herhalde basketbol spordan sayılmıyor ki spor adamlarının çoğu sustu. Ivıra ve zıvıra ve hatta ot ile boka yorum yapmayı adet edinenlerden "Gık" dahi çıkmadı.

Hukuk okumadım, bilmem, o yüzden de hiç anlamadığım bir şey var. Normalde cezası "küme düşme" olan bir suçun sonucunu bu denli bükmek, başka olaylar için de yönetmeliğin kurcalanmasına yol açmaz mı? Son bir yıl içerisinde "efendi çocuk" diye bir "görücüye kız verme kıstası"na Kerem'in doping cezası indirildi, üzerine bir de Cemal-Tufan olayı oldu.

Durup durup, "Benim valim ise acz içinde olanları izliyor" diyen Hıncal Uluç gibi olduk iyice.. Ve "Spordan Sorumlu Devlet Bakanı, diye bir şey var lan bu ülkede. Herhalde bir şekilde gelişme olur" demekten Pollyanna'yı geçtik. Halbuki o bile gelse, "Sizle mi uğraşacağım lan" der şu şekillere.

Hiç yorum yok: