
Aslinda gelinen noktanin, "Neydik, ne olduk?" denecek kotulukte bir tarafi yok. Bir mac kaybedince kazanilmis sampiyonluklar silinmiyor ya da oynanan sezonun sampiyonluguna veda edilmiyor ama o "Bir Mac" Galatasaray maci olunca insan uzuluyor. "Nereden, Nereye?" de takimin uzerindeki kesintisiz ruh halinin zaman zaman ve alenen kaybolmasina atfen bir soru.
Emir disinda ayakta durabilen olmamasi, hucum tercihlerinde uc sayiliklarin sebil gibi dusunulmesi ama bu sebilden hic su gelmemesi ve daha bir suru teknik sebep olabilir. Ama...
"Savasmadan mac kaybedene yaziklar olsun" yaziyordu bir agabeyimizin msn iletisinde. Kimbilir, belki oyunculara sorsak, ter damlayan formalarini gosterirler, baska da bir sey demezler ama iki sezon once rekor fark atarak, sahasinda Galatasaray'i yenen takimdan bugune bir isaret kalmadiysa, sadece terleyen formanin varligi teselli olmuyor. Hocasiz (ya da vekilharc hocali mi diyelim) bir Galatasaray'a yenilmek ve Turkiye'nin duayen hocasina kavusma ihtimali olan Efes Pilsen ile er meydani play-off'ta bir yarisa girmek, aslen futbol takiminin muzdarip oldugu ama erkek basketbolun kiracagi sanilan "ust uste uc sendromunu" mu hortlatacak, diye korkutuyor. Yine de Omer'in, Mirsad'in ve Mrsic'in oldugu takima "Sampiyon olamaz" demek akil kari degildir, diye dusunup bir nebze rahatliyoruz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder