13 Aralık 2008 Cumartesi

Helal Olsun


Bir kac yazi once, bizim memlekette "Polise kimlik sormaktan korkulmasi gerektigini, zira korkulmazsa basa korkutucu isler gelebilecegini" yazdigimiz icin "Turkiye'de 15 yasinda bir cocuk, polisin kaza (!) kursunuyla oldurulse ne olur acaba?" diye sormak abesle istigal olur. Hic bir sey olmaz. Bir kac tane amir pozisyonundaki insan olan biteni esefle kinar, sorumlularin cezalandirilacagini soyler. Gecer gider. Utanmasalar, bir dahaki olayda "Ben yorulmayayim. Eski Vali'nin, Emniyet Muduru'nun soylediklerini falan yayinlayin" derler. Utanmasalar derken "(?)" mi koysaydim acaba?

Yunanistan calkalaniyor. Hukumetin ekonomi politikalarindan biktigi soylenen kitlelere patlama yaptiran bir tetikleyici oldugu soyleniyor ama oyle ya da boyle, cikis noktasi itibariyle son derece demokratik ve hak verilir bir tepki. En azindan insan denen seyin cok da degerli olmadigina kanaat getirilen bir cografya obeginde mucadele anlaminda takdir edilmesi gerekir, feyaz alinmasi gerektigi dusunulur.

Hislerini “I’m against violence, but I can understand what’s happening” diye dile getiren akademisyen, olayin ozetini, insan olmanin unutulmus dogasini anlatmiyor mu?

Hiç yorum yok: