
Izinde iki Galatasaray macina birden denk gelmistik. Bir tanesi Galatasaray ile oynanan Erkek Voleybol maciydi. Disarida konusurken “Arslan’a bakar abi mac” derken, kapilar acilip da iceri girince bir de baktik takim isiniyor ama Arslan kenarda. “Hayda Atilla Mayda” dedik, “Sakat herhalde” diye dusunurken de maci kaybettik. Ertesi gun Turgay abiyle telefonda konusana kadar sakat sanmaya devam ettik ama megerse sakatlik farkli yerdeymis. Disiplinsiz davranislari yuzunden kadro disi kalmis Eksi.
Turkiye sartlarinda en kurumsal kulup gibi gozuken ama monarsik kosullanmalar yuzunden, modern kurumsalligin yanindan bile gecemeyen Fenerbahce’de sporcu bireylere yaklasimlar da ayni paralelde sikintilar iceriyor. Taltif-Tecziye islemlerini yazili bir cetvel uzerinde degil de keyfi ve IV. Murat filmindeki sekilde iki dudak arasindan yuruturseniz, oyuncular uzerindeki etkiniz ancak sozlesme sonlanana kadar olur.
Futbol takimindaki ornekleri bir yana koyacak olursak (ki ayrilanlarin da benzer temellerden sikintili olduklari kulaklara geliyor) bilhassa voleybolda basarili oyuncularin acikta kalmasi soz konusu degil. Belki bu futbolda da boyledir ama Fenerbahce, Galatasaray ve Besiktas’ta forma giymek dururken, hic bir futbolcu Turkiye’de diger takimlara gitmez. Oysa voleybolda durum farkli. Orta vadede yatirim yapan muessese kulupleri, oyunculara daha cazip gelebiliyor. Kaldi ki yatirim yapilan “orta vade” bir oyuncunun kariyerinin hemen hemen tamami anlamina da gelebiliyor. Yani bir oyuncu 20 yasini gectikten sonra voleybola bakisini bildigi ve yatirima devam surecini az cok tahmin ettigi bir muessese kulubunde voleybol kariyerini sonlandirabilir.
Fenerbahce’nin tercih edilmesinin bir numarali sebebi taraftarlarca aidiyet duygusunun hissettirilmesi. Suphesiz bu diger kulupler icin de boyledir. Fenerbahceli ya da Galatasarayli olarak anilmak, Turk Spor Tarihi’nde cok farkli bir yer edinmek demek ama genc yastaki bir oyuncunun aklinda bundan cok, karsilastigi muamele yer eder. Arslan Eksi krizinin cozume kavustugu haberi gelince yine aklimizdan gecti. “Sozde kurumsallik yuzunden kaybedilenlere ve kotu referanslara bir centik daha mi atiyoruz acaba?” diye dusunmedik degil.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder