6 Ekim 2008 Pazartesi

Yarim Yamalak Bir Dram

Ben merkezli hadiseler insana cok cektirir. "Insan, dusunen hayvandir" seklindeki dogru saptamanin yani insan dogasinin en kacinilmaz getirilerinden birisidir "Ben" duskunlugu ama dengede durmasi halinde "Basari" kapilarini acacak olan bu hissiyat, kantarin topuzunun kacmasina sebep oldugunda ise yikimdan baska bir sey getirmez.

Icra makamlari, "Ben" degil de "Biz" dedikleri surece, yani mucadele dusturunu yalnizlik degil, sirt dayanacak bir kalabalik uzerine insa ettikleri zaman engebeleri asabilirler. Hele hele ortada, kohnelesmis duzene baskaldiri niteliginde olan "Devrim" gibi calismalar-projeler varsa, tum ozelliklerine ragmen eninde sonunda "Biz" kumsalinda bir kum tanesinden otesi olmadigini vurgulayabilen bir "Lider Benlik" kazanir.

Buna, birisi olumlu, digeri olumsuz olmak uzere, yakin tarihten iki ornek vermek mumkun.

Birincisi Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Ataturk. Milli Mucadele esnasinda en buhranli gunlerden bazilarini, kurucusu oldugu Meclis'teki muhalefet sayesinde yasayan Ataturk, "Bu badireyi, bu meclisle atlatamayiz" diye Gamli Baykus'luk yapanlarin hepsine "Hayir, sadece bu Meclis sayesinde atlatiriz" diyerek karsi cikmis ve her seferinde dedigini yaparak ve yaptirarak Meclis'i kendi istedigi yone sokmustur. "Biz" olmayi, "milletin sinesinde bir fert" temelinde dusunen yapinin kazanmasi zaten mukadderattir.

Ikinci ornek ise Adolf Hitler. Birinci Dunya Savasi'nda alt tarafi onbasi rutbesinde bir asker oldugu halde, ilerleyen yillarda, bizim "hizli yukselen"imiz Enver Pasa'nin terfisini bile gozyaslari icerisinde birakacak sekilde Alman Ordulari Baskomutanligi'na yukselen ve kendisini her turlu Kurmay'dan, her anlamda ustun gorerek, kendi yarattigi "Ben"likle Ikinci Dunya Savasi'nda buyuk zaferlerle buyuk yenilgiler yasayan bir model. Onun kaderi de yenilmekti...

Bugun, kurumsal alanda, liderlik vasiflarinin kiyasi icin gozonune alinabilecek isimler arasinda en keskinler olarak adlandirilabilecek isimleri saydiktan sonra sadede gelelim.

"Ben liderim". Bunu demekle lider olunuyor mu, bilinmez. Bir "secmen" kitlesinin basa getirdigi insan, suphesiz o kurumun lideri olur ama ya meziyetler ve karakter?

Meziyetler. Bir futbol kulubu baskaninin meziyetleri arasina neler girer? Herseyi bilmek? Kendinden daha ustun bilenler olduguna inanmamak? Bu yolun sonu su sarkiya cikmaz mi?

Peki peki, anladik.
Herseyden sen anlarsin.
Peki peki, anladik.
Herseyi sen bilirsin.
En guzel takimi sen kurdun.
En guzel hocayi sen buldun.
En iyi baskan sensin.
En guzel stadi sen yaptin.
Peki peki, anladik.
Sen neymissin be abi?
Aaaa aaaa aaaa

Ondan da onemlisi var. Bir lider, yonettigi yerde, kendisinden bagimsiz insanlara da olmak uzere her yere elini uzatip "Begenmedigi insanlari digerlerine kirdirmak" ve bunlarin ustune "Bindirilmis Kitalar Atamak" gibi islerin icerisine girer mi? Bir spor kulubu baskani, mesuliyetlerini bir kenara koyup, taraftarina hitaben, hazirlatirmis pankartlar acar mi? Bunlari yaparsa, ona su sarki calinmaz mi?

Elaleme guldurme kendini.
Guldurme kendini elaleme.
Yarim yamalak bir dram icinde.

Yaziklar olsun. Belki daldan dala bir final cumlesi olacak ama MSN'inin yaninda;
"Aziz Yıldırım'ı Fenerbahçe'den çok sevenler bu tablo sizlerin eseri... Sakşaka devam. Hani bedava bilet bitmişti?" yazan Efeser abi'ye kim haksiz diyebilir.

Hiç yorum yok: