Cezaevinde askerligimi yaparken bir tutuklumuz vardi. Yaslari onsekizden kucuk iki kiz kardesten bir tanesiyle rizaen, digeriyle ise zorla iliskiye girmisti. Yirmi kusur yilla yargilaniyordu ve benim askerligim bittiginde mahkemesi hala devam ediyordu. Her durusmadan cikarken, kizlarin akrabalari bize yanasip “Asker aga, soyleyin bu herife dua etsin iceriden cikmamaya. Cikarsa canini alacagiz” diyorlardi. Soruyordum cocuga, “Degdi mi?” diye, “Degmez mi?” diyordu.
“Suclari zevk edindim” diye gezen baska bir mahkum vardi. Gasp, hirsizlik, darp gibi muhtelif suclarin yaninda genc bir kiza, hamile bir kadina, bir travestiye ve 65 yasinda bir adama tecavuzden tutukluydu. Havalandirmada “Yine yapacagim”larini duyuyorduk, nobet kulesinden.
Biz oyle, “Huseyin Uzmez Davasi”ndaki bilirkisiler gibi “ilim insanlari olarak cumle cemil girdik beynine. Ruh sagliginda herhangi bir bozulma gozukmuyor o kizin. Hatta hosuna gitmis. Oyle fisildadi bize loblar” olarak dile gelen engin (!) psikiyatri bilgisine sahip degiliz ama fikrimizce bu bir hastalik.
Burada bilirkisinin beyanina bir paragraf ayirmak gerek. Benzeri vakalarda, heyetlerin ansiklopedilerce bilgi dagarcigi ve emsal arasindan zar zor edinilebildigi kanaatleri boyle “Evreka” diye bir anda bulabilmek becerisi bahsedilmis kendilerine ama bahsedilenler bu kadar basit seyler mi? “Ruh ve Beden Sagligi”ni bozmadan cinsel tacizde bulunmak serbest mi olacak bundan sonra? “Sikayet edilirsem 6 ay yatar cikarim. Edilmezsem de zaten taciz benim, keyif benim” dusuncesinin onunu acmayacak mi bu bilen (!) beyamcanin tespiti?
“Hayir kardesim, ne munasebet. Yapan cezasini bulacak. Yarinimizin gelecegi cocuklarimiza boyle bir durum reva gorulemez” deniyorsa (ki sayin sorumlu Bakan boyle diyor) bu ne lahana tursusu? Yoksa Huseyin Uzmez’in siyasi tercihleri midir onu benim askerlik surecinde sahit oldugum emsallerden farkli ve “disarida ozgur” kilan? Fikir belirtebilecek kivama geldigini ve vicdan sahibi oldugunu iddia eden ama bu olayla ilgili tahliye kararina tavir (ya da serh) koymayan sahislarin insanligi, bizim gozumuzde, suphelidir.
Sosyal hayatin gerekleri; esimizi, dostumuzu, colugumuzu, cocugumuzu, hasili butun sevdiklerimizi kapsayan bir yasam butunu olusturuyor. Bu evrensel kumenin icinde, sevdiklerimizin iradesine oldugu kadar, cevredekilerin vicdanina ve devletin (gucuyle baglantili olarak) hakkaniyetine de guvenmek zorundayiz. “Konu yargiya intikal etmis durumda...” ile baslayip, ne olursa olsun yargiya kesin guven telkin eden cumlelere olan inanci, aile duzeyinde bu kadar temelden sarsan baska bir ornege kolay kolay rastlanabilecegini sanmiyoruz.
Televizyonda utandamadan sarfettigi cumlelerini buraya almaktan bile tiksindigim dine dayali duygu somurusunun Huseyin Uzmez'i tasidigi nokta igrencligin sahikasidir. Bu zirveye onu tasiyanlara da, fikriyatindan akan iltihabi gordugu halde onu orada tutanlara da lanet olsun.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder