1 Ekim 2009 Perşembe

Çirkin Yaşlanmak

Geçenlerde Sisley firmasının bir reklamından hareketle, bizim RTÜK'e sallarken, "Controversial" denen hadiseye parmak bastırmıştık.

Toplum algısının hassas olduğu; şiddet, cinsellik gibi noktalara sert şekilde çakarak ve muhatabını şok ederek, işini kısa yoldan gören reklamların / çalışmaların ecnebi alemdeki namı, controversial. Şu AIDS Kampanyası ya da bu Trafik Güvenliği reklamları net birer örnek.

Böyle böyle bakınırken, bizim neslin "Mavi Göl" filminden ve Andre Agassi'nin sabık zevceliğinden tanıdığı Brooke Shields'ın, yakın zamanda bu controversy mevzuunda fena taklaya geldiğini öğrenmiş olduk. Blue Lagoon'da, hem yanındaki kıtipiyoza hem de Shields'ın kendisine (nedense) gıcık olmuş, ama televizyondan ve Commodore 64'den başka akşam eğlencemiz olmadığı için, yayınlandığında izlemek zorunda kalmıştık. O filmde daha 15 yaşında olduğunu öğrendiğimiz zaman "Oha" demiştik ama meğer evveliyatı da varmış kendisinin. Çocukken verdiği pozlar, yeni yeni tırmalamaya başlamış, hurma misali. Yazık...

Hiç unutmuyorum; yıllar önce bir akşam bunun hayranı bir arkadaşla TRT 3'de eski tenis maçlarını izlerken ve Agassi'nin maçında tribündeyken Brooke Shields "Olm bak görürsün, bu kadın var ya, çok çirkin yaşlanacak" dediğimde "S.ktir git lan" şeklinde bir tepkiyle karşılaşmıştım. Bugün aynı arkadaşa, yukarıdaki haberi ve gözlerini kurbağa gibi belertip baktığı bir resmi gönderince, yine aynı şekilde mukabele etti.

Daldan dala olacak ama... "Yaşlanmak" deyince aklıma geldi.

Bir gün Kozyatağı Carrefour'da turlarken Çarşı'ya girdik. Ben, diğer reyonların aksine oksijen yerine yetmiş sekiz çeşit esans solunan kozmetik bölümünün hafif çaprazında beklerken, O'nun yanına bir kadın yanaştı. Siyah elbisesi ve tartıya vursak kilosuyla başa baş çıkacağı kesin sikletteki makyajı ile omuz omuza vermiş, "Ben kozmetiğe gönül vermiş bir emekçiyim" diye haykırıyordu adeta. Geldi ve şöyle dedi O'na...
"Kremlere mi bakıyorsunuz? Şunu tavsiye ederim. Bakın, gözlerinizin altında hafif izler belirmeye başlamış. Bunu kullanırsanız, yaşlılığınızda hiç sıkıntı çekmezsiniz?"

Her yanına yanaşana aporta geçen biri olarak; kulak kabartıp, net duyduğum bu cümlelerden sonra, olduğum yerde şöyle bir irkildim. Önce, O'nun tek kırışık taşımayan yüzüne bir baktım. Sonra "Sağ taç çizgisine yakın topla buluşup, kendi ekseni etrafında bir kez döndükten sonra, pas atabileceği bir arkadaşını arayan ve orta saha yuvarlağının rakip yarı alana bakan dilimine doğru, demarke vaziyette futbolcuya topu şişiren" bu "halt etmiş" cümleye gelişine patlattım içimden.
"S.ktir git lan"

Hiç yorum yok: