3 Eylül 2008 Çarşamba

Cem, Cem, Cengaver...

Yazilarimizda muteaddit kereler bahsettigimiz bir kardesimizi agirliyoruz.

Bizim fakirhane blog, nev-i sahsina munhasir ve hakikaten "personal" bir blog oldugu icin kendisi (oz kardesim sayildigi gibi) imtiyaz sahibi sayilir burada.

Bu gencecik kardesimle ilk kez Kucukyali ara mahalle dortyolda tanistigimizdan (ve dogdugundan) bugune, 10 kusur sene gecmis. En buyuk tesrik-i mesaimizi, bilgisayar basinda WoW oynarken verdik. Kendisi oyuna dair ilk zamanlardaki acemi vaziyetlerimizi anlatmis.

Mikrofonlarimiz Bodrum'da...
---------------------------------
Selam. Ben Cengaver!

Barış abimin Warcraft ile ilgili yazilarinda anlattığına gore; Alemin Kral Druid’i Cengaver’im. Ama bana soracak olursaniz, Ezik Kral Cengaver

World Of Warcraft’I oynamaya (Barış abimden de once) ben başladım ve o bana internetten oyunu anlatarak yardım etti.

Ben irklardan Tauren’i siniflardan ise Druid’i sectim. Benden kisa bir sure sonra oyuna gelen Barış abimse Orc Warrior oldu. Kendisine “Hayır, olma” dedim ama dinletemedim…

Barış abim oyuna dair pek bir şey bilmezken ben ise sadece level almayı biliyordum. Hatta itemlerin neye yaradigini bile bilmiyorduk. Bir item soylendigi zaman zaman “O da ne?” diye sorardik.

Zaman gectikce oyunu iyice anladik ama dedigim gibi ilk zamanlarda o kadar bilgisizdik ki; Baris abim 40 level oldugunda, Plate zirh giymesi lazimken ben Cloth verirdim, onu giyerdi. Ben de onunla beraber Cloth giyerdim.

Artik oynamaya baslayali uzun sure oldu ve simdi ben 70 level bir Tauren Druid’im. Lanet gezinti yuzunden Barış abim de 66 Levelde takıldı. Hayat, inişli çıkışlı ama nedense bende hep inişli.

Merdiven mi lan bu?

Kisaca Warcraft’i oynaya oynaya neredeyse manyak oldum. Evdekiler, uykuda "Anne, Illidan geliyor, kaçççç" diye sayikladigimi soyluyorlar.

Hiç yorum yok: