30 Ağustos 2008 Cumartesi

Gazetecilik Etigi (!)

Lise Son yillarimiz Milli Egitim fikriyatinin "Meslek Lisesi Mezunlari'nin ne isi var kardesim, baska ihtisas alanlarinda. O kadar meslegi bosuna mi okuttuk?" kararinin tam uzerine oturdugundan ve bundan mutevellit rahatlikla girebilecegimiz "Basin-Yayin" yerine, "Bilgisayar Programciligi"na mecburi yol aldigimizdan, gazetecilik hadisesi uktedir bizde.

Lakin (baska memleketlerde, vaziyet ayni midir bilmiyorum ama) bizde "Spor Gazeteciligi" ile sahikasini yapan edepsizlik ve "At yalani, s.keyim inanani" anlayisi beni cok soguttu bir zamanlar yanip tutustugum hadiseden.

Ornek sahikadan degil...

Izmir'den Taylan Yildirim isimli muhabir vatandas bir haber yapiyor, Hurriyet Gazetesi de internet sayfasindan haberi veriyor. Haberin basligi : "Eski nişanlıdan çıplak şantaj". Konu klasik. Birlikteyken ciplak goruntuler cekiliyor. Ayrilinca internete veriliyor.

Eyvallah, haber degeri olsun. Teknolojinin onca yararliligina ragmen ne ser islere gebe oldugunu, insan oglunun cig sut emdigini falan anlatsin. Ibret olsun. Hepsine amenna.

Ama sen tutar da internete dusmus bir video hakkinda haberin icerisinde, yok kizin okudugu okul, yok "Google'a sunu yazin cikiyor" mealinda bunca detay verirsen "Lan oglum bak yaziyorum, kesin izleyin ha" demis oluyorsun insanlara. Zaten meraklisi bin bes yuz bu islerin. Tamam, vatandas da uyanik olsaymis, bu kamile guvenmeseymis vs. ama senin de yedigin halt degil yani Taylan.

Sadece sen de boyle degilsin. Bu "Siz gazeteciler..."in alayiniz olmasa da bolugunuz boyle. Spor gazetelerinde yalanin bini yarim para. Nereden tutsan elinde kalir durumlar.

Sonra neymis, basin etigi...

Basin "etigi" denen sey bizim memlekette, yukaridaki resimden bakan arkadasin uzerine uzandigi gazetelerin uzerine "ettigi" kadar bile degerli degil.

Degil mi Taylan ve ustalari?

Hiç yorum yok: