27 Ağustos 2008 Çarşamba

Birak Artik Tsubasa!

Oglen arasinda dinlenmeye odaya gittigimde Tsubasa'ya rastladim televizyonda. Biraktigimizda kucuk cocuktu. Gormeyeli buyumus, degisik vaziyetlere yelken acmis. Degisik vaziyet derken; hala 24 saatlerinin 23'unu yesil sahada geciriyor, o ve saz arkadaslari ama yillarca sabahtan aksama kadar Fulya Yokusu gibi sahada kosa kosa beyne kan gitmemeye baslayinca isler iyice tuhaflasmis.

Kalecilerin (bilhassa Wakabayashi) serce parmaklariyla ve yerlerinden milim kipirdamadan top kurtardigi, topa vurmak icin kalkan ayaklarin ense kokune kadar uzandigi, bazen toplarin elips sekline kosuldugu cizgi filmimizde, izledigim kisa sureden bir takim diyaloglar ve nidalar soyle...

Tsubasa tek basina top suruyor. Arkadan arkadasi bagiriyor:
“Tsubasa guc gosterisini birak”

Tsubasa gayet basit bir topuk pasi veriyor. Rakip takim oyunculari:
“Aman Tanrim, Bu nasil bir geri pasti boyle”

Tsubasa’ya topu sisiriyorlar. Kenarda seyircilerin tepkisi:
“Donerek gelen bir pas. Inanamiyorum”

Tsubasa topu alacak, aklindan soyle geciriyor:
“Topun bana gelmesini beklememeliyim. Sicrayip topa hakim olmak en iyi secenek”

Kullum delirdiniz mi?

Cikin lan sahadan. Bosaltin lan tribunleri.

Hiç yorum yok: