<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285</id><updated>2012-01-26T19:08:45.750+02:00</updated><category term='Demirspor'/><category term='Kitap'/><category term='Futbol'/><category term='Istanbul'/><category term='Muhtelif Sanat'/><category term='Fenerbahce'/><category term='Tuzla'/><category term='Muhtelif Spor'/><category term='Best Of Music'/><category term='Siir'/><category term='Barad-Dur'/><category term='Erkek Voleybol'/><category term='Married With Children'/><category term='Naci Barlas'/><category term='Anime'/><category term='Medya'/><category term='Resmi Site'/><category term='Mizah'/><category term='South Park'/><category term='Müzik'/><category term='Tayfa'/><category term='İstanbul Amatör'/><category term='Burak Şakarcan'/><category term='Moskova'/><category term='Bayan Voleybol'/><category term='Dizi'/><category term='Tribun'/><category term='Warcraft'/><category term='Replik'/><category term='Figur'/><category term='Atari'/><category term='Tarih'/><category term='Erkek Basketbol'/><category term='Almaty'/><category term='Lord of The Rings'/><category term='Graffiti'/><category term='Stephen King'/><category term='Sinema'/><category term='Belgesel'/><category term='Falan Filan'/><category term='Nostalji'/><category term='Melik İslam'/><category term='Yönetim Tuhaflıkları'/><category term='Star Wars'/><category term='Bayan Basketbol'/><category term='Gündem'/><category term='Kartalspor'/><category term='Çizgi Roman'/><category term='Tiyatro'/><category term='Veliefendi'/><category term='Tenis'/><title type='text'>Canarino</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>1840</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-7940776481634720443</id><published>2011-03-24T13:10:00.000+02:00</published><updated>2011-03-24T13:10:43.896+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Bir Fenerbahçelinin Fikri Faaliyetten İstifası</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh5.googleusercontent.com/-6uTuGPlA7NM/TYsTr7sKl6I/AAAAAAAAFgg/_AFCvSsTrbA/s1600/quit.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="https://lh5.googleusercontent.com/-6uTuGPlA7NM/TYsTr7sKl6I/AAAAAAAAFgg/_AFCvSsTrbA/s320/quit.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe'de Semih Bayülken'e ve gruplara kızılırken en çok kullanılan argümanlardan bir tanesi &lt;i&gt;"Fenerbahçeli olmayanların kulübe üye olmasını sağlayarak, oy manipülasyonu yapmaları"&lt;/i&gt; idi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllar geçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlerden bir gün, Fatih Sultan Aziz Yıldırım, grup tekfurlarının duvarlarla çevrili şehrine girip, surlara &lt;i&gt;"$ ve €"&lt;/i&gt; işaretli bayrağı dikerek, develerin tellal, pirelerin berber olduğu grupçuluk çağını sona erdirdi ve hep beraber anlı şanlı &lt;i&gt;"kurumsallık"&lt;/i&gt; çağına geçtik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lisanslı ürün almayanların sahte Fenerbahçeli sayıldığı, haftada bir kez Fenerium'dan alışveriş yapmayanların hor görüldüğü, &lt;i&gt;"Taraftar Kart"&lt;/i&gt; denen plastiğin bir nevi &lt;i&gt;"Sevda ölçer"&lt;/i&gt; halini aldığı günler yaşadık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilet fiyatları, öğrencileri ve halkın dörtte üçünü oluşturan alt gelirli insanları Fenerbahçe'den uzağa itti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turist Ömer'in görüldüğü takdirde yaka paça dışarı atılacağı bir stadyum sahibi olduk. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaymakam Cafer'in kapı şekli geçmişte kaldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hababam Sınıfı'nın yerini zengin çocukları aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepsinin şahikası, Galatasaraylı insanların kulüpte cirit atmaya başlamasıydı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçeli kıtlığına kıran girmiş gibi, kurum yöneticileri ve idari personel, Galatasaraylılardan seçildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçeriden bilgi ve görüntü sızdırmaların bu insanlar kaynaklı olduğu öğrenildikten sonra bile zihniyet değişmedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şahikalar üstünde meydan okuyan bir avuç er vardı. Fakat &lt;i&gt;"yaklaşacak düşmana mezar olur bu yerler"&lt;/i&gt; konusunda da sıkıntı vardı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olmadı. Bilet fiyatları, halktan uzaklaşma ve diğer konularda fikir ve eylem olarak çarpışan bir kaç avuç insanın gücü düzeni sarsmayı başardı ama değiştirmeye yetmedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=23638"&gt;Ve nihayet bugün Fenerbahçe resmi sitesinde bir haber...&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;Bugün Hürriyet Gazetesi’nde Ferudun Niğdelioğlu imzası ile yayınlanan bir haberde Fenerium Genel Müdürü Sayın Aydın Kirman’ın kulübümüze üyelik başvurusunun Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım’ın itirazı sonucu reddedildiği iddia edilmektedir. Habere göre Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım Sayın Kirman’ın Galatasaraylı olduğu gerekçesi ile başvurusunu kabul etmemiştir. Söz konusu iddia baştan aşağı uydurma bir senaryodur. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;Sayın Kirman’ın kulüp üyeliği için yaptığı başvuru 07.02.2011 tarihli yönetim kurulu kararı ile onaylanmıştır. Ancak o tarihten bugüne üyeliğin başlaması için yerine getirilmesi gereken prosedürler Sayın Kirman tarafından tamamlanmadığı için üyeliği resmiyet kazanmamıştır. Hal böyle iken Hürriyet Gazetesi’nde yazanların tamamının yalan yanlış bir senaryo olduğunun bilinmesi gerektiğini önemle duyururuz.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu açıklamayı yapan, içine sindirebilen, hoş görebilen, &lt;i&gt;"Fenerbahçe'de Galatasaraylı üye olabilir yahu. Ne olacak ki"&lt;/i&gt; diyebilen herkesle ayrı Fenerbahçelerin insanıyız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir branşta değil, dokuz branşta, birer şampiyonluk değil, isterse biner şampiyonluk olsun, ben bu düşünce tarzını kabul etmedim, etmeyeceğim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu zihniyete omuz vermedim, vermeyeceğim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük bir çoğunluğun, &lt;i&gt;"Fenerbahçe Sevgisi"&lt;/i&gt; adı altında ses çıkarmadığı onlarca çakallık ve haksızlık ortada dururken; en aşağılık muamelede, en hain zorlamada bile yönetimin istediklerini paşa paşa yapıp, bunu &lt;i&gt;"Fedakarlık"&lt;/i&gt; olarak lanse etmek yerine, dik duruş sahibi olmayı ya da illa ki dış etkenler yüzünden bel doğrulamıyorsa çekip gitmeyi düşünmemek... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır, bu fedakarlık değil. Büsbütün kendini kandırmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yüzden artık fazladan fikir mücadelesine gerek yok. Söylenebilecek her şey söylendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hakimiyetin kayıtsız şartsız "umursamazların" olduğu bir Fenerbahçe'de, hayatını ve kalbini maneviyat duvarına yaslamış bizim gibi "istemezlerin" yeri yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;O açıklamada yer bulan anlayışa müsamahakar bakan veya gerekli mücadeleyi yapamadığı halde ortalarda gezen herkes, işlenen günaha ortaktır.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Başkasını bilemem fakat ben ahir zaman ümmetinin bir ferdi olarak, uhrevi olsun, beşeri olsun, bünyede yeterince günah biriktirdiğimi sanıyorum. Daha fazlasına gerek yok.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Gün gelir, devran dönerse başka yerlerde, başka zamanlarda Fenerbahçe üzerine fikir tartışılır. Lakin hal yukarıdaki gibi olunca, zaman zaman kendi özelimizin de yer aldığı, fakat genelde Fenerbahçelilik temelinde yazıların paylaşıldığı bu blogun bir manası kalmıyor. &amp;nbsp;Vitrin, yani eski yazılar olduğu gibi duracak ama dükkanı kapatıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En sona da bu yazıyı koyalım arşivden. Biz gücümüz yettiğince bağırdık ama cephe düştü. Eyvallah!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://maratonalmaty.blogspot.com/2009/08/halkn-takm-uzerine-cirkin-bir-yaz.html"&gt;Halkın Takımı Üzerine Çirkin Bir Yazı&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-7940776481634720443?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/7940776481634720443/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=7940776481634720443' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/7940776481634720443'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/7940776481634720443'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2011/03/bir-fenerbahcelinin-fikri-faaliyetten.html' title='Bir Fenerbahçelinin Fikri Faaliyetten İstifası'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh5.googleusercontent.com/-6uTuGPlA7NM/TYsTr7sKl6I/AAAAAAAAFgg/_AFCvSsTrbA/s72-c/quit.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-3917638530144511439</id><published>2011-03-01T22:50:00.000+02:00</published><updated>2011-03-01T22:50:06.398+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Falan Filan'/><title type='text'>Heves, Sansür, İşkence</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh5.googleusercontent.com/-FVHw52Tu3Mg/TW1ao1rEX4I/AAAAAAAAFgE/daenmXNHDdc/s1600/CENSORED.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="195" src="https://lh5.googleusercontent.com/-FVHw52Tu3Mg/TW1ao1rEX4I/AAAAAAAAFgE/daenmXNHDdc/s320/CENSORED.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Hayatımızın tek gailesi internet değil. İnsanın bunu anlamadığı dönemler bazen çekiç gibi oluyor. Sağlık, iş karmaşası, kırgınlıklar, özlemler... Bunca şey arasında "Orası kapandı. Burası kapandı. YouTube kapandı. Blogger kapandı. vs. vs." haberleri hiç de önemli değil aslında. Hayata dair heves bir kere Kızılırmak suyuna kapılıp gittikten sonra, eksiğin geri gelmesi dışında hiçbir şey kurtarmıyor bünyeyi ve zihni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıda, bitiriş tarihini arka kapağa "8 Şubat 2011, Salı, 01:20" olarak not alıp, altına "Gülün Hiç Solmasın" yazarak asıl sahibine okuması için vermeye hazırladığım güzel bir kitaptan; Erdal Öz'ün "Gülünün Solduğu Akşam" kitabından bir bölüm var. Mete Ertekin'in sorguda, işkencede yaşadıkları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Sansür" kavramından "İşkence" olgusuna varana kadar, ara yolda upuzun bir koridor olduğunu bilmiyor değilim. Ama öyle ya da böyle, kıyıcı bir alışkanlığın iki ucudur bunlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bir sağdan astık, bir soldan" şeklindeki adalet anlayışının ya da "Üç sizden, üç bizden" diyen hak dağıtıcılığın insafsızlığı sansür yarası ile başlar. İşkence de o yaranın kabuğunu kopartır. Kanatır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun lafın kısası. Zaten heves yok. Ve aynı blogger sitesine olduğu / olacağı gibi, falanca hukuk mahkemesinin karar alıp, filanca internet sitesini fişmekan sebep dolayısıyla kapatmasından yıldım. Yılmayanlara selam olsun! Kolay gelsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;------------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara Emniyet Sarayı. İkinci Şube.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hıdır'ın pencereden aşağıya fırlatılıp atıldığı oda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Masanın üzerinde bir alet. Manyetoya benziyor. Kollu. Manyetodan çıkıp duvardaki prize giden bir kablo. Bir kablo da kutudan çıkıp bana geliyor. Kordonun yanımda duran iki ucu da sıyrılıp hazırlanmış. Uçlardan birini ayağımın küçük parmağıma, öbürünü de kamışıma sarıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öbür uzaktaki ucu prize soktuklarını görüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yerde de çarmıha benzer tahta bir alet var. Çivilenmiş üç santim kadar eninde deri kemerler var üzerinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Odada ayrıca falaka ve cop da var. Sopalar, zincirler falan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Soyun!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soyunmayınca üzerine yüklenip zorla soyuyorlar. Yere, çarmıhın üzerine yatırıp deri kemerlerle kollarından bacaklarından sıkıca bağlıyorlar. Kolları bilekten ve dirsekten, ayakları da bileklerden bağlıyorlar. Kıpırdaman olanaksız. Tekmeler iniyor. İki uçlu kabloyu da getirip sarıyorlar; birini kamışına, birini ayak parmağına. Biri manyetonun kolunu çeviriyor. İki kere falan çeviriyor. "Tırtt" diye bir ses. Uçların bağlı olduğu yerlerinde titreşimler halinde bir gerilim. Anlatılmaz bir acı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Manyetoyu çevirdikçe ibre yükseliyor, görüyorsun, voltaj artıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Konuş. Bu daha hiçbir şey değil. En hafifi bu. Yoksa seni hadım ederiz."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşkenceden sonra tam on beş gün, hem kan geldi kamışımdan, hem de müthiş bir yanma oldu dışarı çıkarken.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Manyetoyu çevirdiklerinde, akım verdiklerinde, kamış çok küçülüyor, mosmor oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akımı yükseltiyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dayanılır gibi değil. Gerilip kaskatı oluyorsun. Oraların kopacak gibi oluyor. Bütün beden kasılıyor. Ter içindesin. Ve tekmeler. Davranıp kalkmak istiyorsun. Ama nasıl kalkacaksın. Kıskıvrak bağlısın. Tekmeler iniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elektrik akımıyla bütün bedenin kasılınca, altındaki tahta çarmıh sırtını alabildiğine acıtıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akımı daha da artırıyorlar. Bir ara dayanamadım,&lt;br /&gt;"Durun," dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durdular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka bir alet getirdiler. Metal bir kutu. Ondan da iki tel çıkıyor. Manyetodan çıkan iki kordon gibi. Tıpkı. O iki teli de aynı yerlerime bağladılar. Işığı söndürdüler. "Konuşacağın zaman bağır, geliriz" dediler. Çıkıp gittiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karanlık kötü. Aydınlıkta yine de uğraşacak bir şeyler buluyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ara iki kadın polis kapıda durup alay ettiler benimle:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ay, bu muymuş kahraman?" dediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sustum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçeride başka biri var mıydı, bilmiyorum. Karanlıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yeni aletin titreşimi, manyetodan daha çok. Manyetodan daha titreşimli. "Zızzz" diye bir ses çıkarıyor. Mil sokuyorlarmış gibi bir acıyı yaşıyorsun kamışında. Yürek atışları anormal: "Plöp! Plöp!" diye çırpınan yüreğinin sesini duyuyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayılma durumuna geçerken, "Ölüyorum" diye düşündüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aradan ne kadar geçti, bilmiyorum. Ayıldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Odanın ışığı yanıktı. Başımda insanlar. İğne falan yapılmış; haberim yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bu ana kadar çok vermeyin" falan gibi sözler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendime gelince kalktım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Göstereceğim" dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birlikte arabayla 15-20 ev dolaştık. Arkamda bir sürü polis. Babayiğit ekip arkamda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyaladığımı anladılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Dönünce gösteririz" dediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Döndüğümde savcı gelmişti. Kurtuldum sandım. Yanılmışım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine başladılar. Hem de ilk aletle, manyetoyla başladılar. 60 volta kadar çıktılar. Çok uzun sürüyor. Alıştım. Müthiş bir ter, anlatılmaz bir susayış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akım altmış volta çıkınca tel uçlarına su döküyorlar. Suyun yayıldığı yerde, sancı dayanılmaz oluyor, oradaki bütün kıllar dikilip ayağa kalkıyor. Suyun yayıldığı yere akım da yayılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baktılar durum kötü. Akımı kestiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük bir şişe getirdiler. İçinde sidik gibi bir şey var. Ucu keçeli bir sopayı o suya batırıp ayağımın altına değdirdiler. Sanki kızgın demir sürüyorlar. Sonradan ayağımın alt derileri soyuldu, bir iki gün sonra. Ne olduğunu anlayamadım.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-3917638530144511439?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/3917638530144511439/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=3917638530144511439' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3917638530144511439'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3917638530144511439'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2011/03/heves-sansur-iskence.html' title='Heves, Sansür, İşkence'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh5.googleusercontent.com/-FVHw52Tu3Mg/TW1ao1rEX4I/AAAAAAAAFgE/daenmXNHDdc/s72-c/CENSORED.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-4712853451384194001</id><published>2011-02-19T22:40:00.000+02:00</published><updated>2011-02-19T22:40:09.794+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Falan Filan'/><title type='text'>Günahkâr Gönüller</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;Geçenlerde çok sevdiğim bir ağabeyimle, çok heyecanlı ve hayırlı bir mevzu öncesinde, peşrev bâbında memleketin gidişi ve gelecek hakkında sohbet ederken, &lt;i&gt;"Bu tabii bencilce bir düşünce"&lt;/i&gt; diye karşılanan bir söz ettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dedim ki &lt;i&gt;"Detaylar bir yana, benim 'en öncelikli' temennim, &amp;nbsp;sevdiklerimin ve ailemin, yani eşimin yaşadığı sürecin savaşsız, kazasız, belasız geçmesi. Bizden sonrası tufan olsun demek istemiyorum. Sadece bizim zamanımız da tufan olmasın bir zahmet"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temenni ile olacak iş değil tabii ki.. Size de çıkabilir cinsinden, şer kabilinden bir piyango bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bencil de değilim aslında ama korkuyorum. Sevdiğimiz, değer verdiğimiz, "öyle olmalarına" alıştığımız kaleler tek tek düşerken, bari biricik sevdiklerimiz, bu dünyanın savaşlarıyla ve çivisi çıkmışlıklarıyla uğraşmasın temennisi bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıdaki hikaye Engin Ardıç'ın 1990 tarihli, Daktilo Konçertoları kitabından, "Günahkâr Gönüller" hikayesinden bir bölüm... İtalyan gazeteci - yazar Curzio Malaparte'nin savaşa dair bir anısını aktarıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Kadın olmaktan utanıyorum kimi zaman, diyor Louise, soylu bir Alman kızı bu, bir prenses!&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Neden, diyor Malaparte, galiba bir akşamüstüdür. Berlin'de bir kahvede laflıyorlar, bakın, diyor, size Sorocalı kızların öyküsünü anlatayım da dinleyin...&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Besarabya'da, Dniester ırmağı üzerinde küçük bir kasabadır burası, Alman ordusu, müttefiki Rumen, Macar birlikleriyle arada çeşit olsun diye bir de İtalyan alayı sanırım, Yüzbaşı Malaparte de nefret ettiği savaşın içinde, nefret ettiği insanların arasında, ne tuhaf, yeni girmişler kasabaya.&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Bunlar, küçük Yahudi kızları. Ormanlara, buğday tarlalarına kaçıp saklanmışlar. On sekiz - yirmi yaşlarında kızlar. Çoğu Alman askerleri tarafından vurulup öldürülmüş, sağ kalanları kasabaya geri getiriliyorlar. Çok zaman geçmiş, kızların üstleri başları yırtık pırtık, saçları keçeye kesmiş, elleri ayakları egzamalı, gözleri yaralı kediler gibi...&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Günün birinde... İkinci Alman Ordusu'nun sağlık servisi, buğday başakları arasında yakalanan kızları Soroca Askeri Kerhanesi'ne sevkediyor.&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Buraya ancak Alman askerleri girebiliyor. Ordu komutanı General Von Schobert (Schubert değil, Schobert) gelip kerhaneyi bizzat teftiş edecektir açılıştan önce. Kızlar, kıpkırmızı gözleri, bitik, anlamsız gülümsemeleriyle Alaman paşasını selamlıyorlar.&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;SS Sonderführer Schenk, bir akşam kafayı da çekmişler, şnaps içiyorlar ve tatlı Rumen şarabı, Malaparte'ye kalk ulan diyor, kerhaneye gidelim. Yahudi kızı düzmeye.&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Temiz aile kızıymış hepsi, Schenk öyle diyor, uzun kırmızı ipekliden sabahlıklar, geniş kollu yeşil gecelikler giymiyorlarmış, hemen her Doğu genelevinde rastlanacağı gibi; hanım hanımcık oturuyorlarmış.&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Malaparte, itliğine diyor ki, yahu Schenk, Alman Genelkurmayı bu kerhaneden yüzde kaç komisyon alıyor?&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Gözümün önüne başka bir resim üşüşüyor, bir kızcağız, boynunda yafta, iki yanında iki SA neferi bu kez, yaftada:&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Ich bin am Ort der grösste Schwein, und lass mich nur mit Juden ein (Ben buraların en büyük domuzuyum, çünkü yalnız Yahudilerle yatıp kalkarım)&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Bir Alman kızı bu. Sevgilisi Yahudi'ymiş. "Teşhir ediyorlar" Münih mi? Savaştan önce, 1933, 34 falan olmalı.&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Schenk, her ortalama Alman ve hele her SS gibi dangalak olduğundan, Malaparte'nin ağır aşağılamasını çakamıyor, beş fenik bile komisyon almaz, diyor, çünkü kızlar bedava. Kerhane parasızdır.&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Hem yalnızca on beş günlüğüne "çalışıyorlarmış" kızlar orada, işleri bitince, on beş gün sonra gönderileceklermiş. Belki evlerine, yoksa hastaneye mi "sevkedilecekler"? Ne bileyim be, diyor Schenk, hem, çok mu önemli bu?&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Malaparte üzerine üzerine gidiyor, yahu Schenk, diyor, şu kızların yerine o geneleve Rus esirlerini koysanıza!..&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Schenk bu daha da ağır hakareti de yutuyor. Tabii yutacak. Schenk tepine tepine gülmeye koyuluyor. Meğerse işgal altındaki Ukrayna'nın Blazy kasabasında, bir SS komutanı, eşcinsel SS nefeleri için bir "oğlan kerhanesi" açmışmış.&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Bir gece, Malaparte eve kendi başına gidiyor... Üç kız var içeride. İtalyan üniformasını görünce azıcık yürekleri ferahlar gibi oluyor kızcağızların, biri hep Venedik'i görmek istermiş, adı Suzanne, ikincisinin adı Loubia, ah diyor, ben de seninle gelmeyi çok isterdim ama, gelemem ki, nişanlıyım ben, savaş biter bitmez evleneceğiz...&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Kızlar "çalışmaya" başlayalı on üç gün olmuş, iki günleri daha kalmışmış, topu topu iki güncükleri, ondan sonra ayrılacaklar... Suzanne çok iyi Fransızca konuşuyor, Loubia piyano çalarmış, birinin babası doktor, ötekininki avukat, üçüncü kızın adı Marica, başı ağrıyormuş, yüzbaşının niyetinin "o tür" olmadığını anlayınca odasına çıkıp yatmak için izin isteyip kalkıyor. Öbür kızlar Malaparte'ye cıgara tutuyorlar, şarap çıkarıyorlar.&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Çok geç olmuştur. Malaparte de izin isteyip kalkıyor. Kapıda, Suzanne'nin elini tutup dudaklarına götürüyor. Kızın gözlerinin kıyısında iki küçük damlacık beliriyor.&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;İki gün sonra kızları götürüp kurşuna diziyorlar. Her on beş günde bir genelev boşaltılacak, kızlar idam edilecek, yerlerine yeni vardiya gelecek, on beş gün için, sonra onlar da "değiştirilecekler". Komutanlığın emriymiş.&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Kızlar bunu biliyor muydu, diye soruyor Malaparte.&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Evet, biliyorlarmış. Soroca'da herkes biliyormuş bunu. Herkes...&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: red;"&gt;Engin Ardıç - Daktilo Konçertoları - 1990&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-4712853451384194001?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/4712853451384194001/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=4712853451384194001' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4712853451384194001'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4712853451384194001'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2011/02/gunahkar-gonuller.html' title='Günahkâr Gönüller'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-4029217102853904199</id><published>2011-02-14T21:22:00.000+02:00</published><updated>2011-02-14T21:22:14.542+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Falan Filan'/><title type='text'>Kandil, Sevgili ve Leylâ</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;Güzel gün, özel gün, mübarek gün. Hepsi bir arada. İsteyen birini tutar, isteyen hepsini...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En az birinin hakkını vereni şanslı sayarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hayatta sevgiliye yar değil, yâr olmak lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görülünce, insanda "uçurumdan atlama" dürtüsü değil, "boyuna sarılma" isteği uyandırmak lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunları yapabilen duasını da edip, güzel güzel uykuya dalsın. Yapamayan da kendini ilk bulduğu yüksekten aşağı sallandırsın. Zira ikincisi olunca nefes almak bile zarar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her halükarda Safahat'tan&amp;nbsp;bir&amp;nbsp;Mehmet Akif gider bu akşama. Özele de mübareğe de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;Cemâ'atler kölendir: Kâ'be'ler haclen... Gel ey Leylâ;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;Gel ey candan yakın cânan ki gâiblerdesin, hâlâ!&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;Bu nâzın elverir, Leylâ, in artık in ki bâlâdan,&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;Müebbed bir bahâr insin şu yanmış yurda, Mevlâ'dan.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-4029217102853904199?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/4029217102853904199/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=4029217102853904199' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4029217102853904199'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4029217102853904199'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2011/02/kandil-sevgili-ve-leyla.html' title='Kandil, Sevgili ve Leylâ'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-6036591147326254605</id><published>2011-02-12T22:34:00.002+02:00</published><updated>2011-02-12T22:47:35.322+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>İleri Demokrasi Anayasası</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Ern5zFleSmo/TVbuQQoTejI/AAAAAAAAFfs/CAoYJfmpibA/s1600/donkeys.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="211" src="http://2.bp.blogspot.com/-Ern5zFleSmo/TVbuQQoTejI/AAAAAAAAFfs/CAoYJfmpibA/s320/donkeys.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim için Anayasa budur. Tarihi de 1 Nisan 1949. Aziz Nesin, Markopaşa dergisinde yayınlamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu memlekette "demokrasi" diye bir şey olduğuna inananlara, "Şimdi yok ama falanca parti gelirse olur" diyenlere ve "Ordu bir el koysa, güllük gülistanlık olur"culara gelsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşek öldükten, ters döndükten ve tenasül uzvu güneş gördükten sonra demokrasi gelecektir. Umudunuzu yitirmeyin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Hukuk-u Merkep Beyannamesi&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;1- Eşekler eşit ve hür doğarlar. Sıpayken büyüye büyüye eşek olur, eşit olmıyarak ve köle olarak ölürler. İçtimai farklar yalnız saman ve ahır meselelerinde tesis edilebilir. Yani bütün eşekler görünüşte eşit, aslında çeşit çeşittirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Her eşek topluluğunun hedefi, tecavüzden masun olarak, tabii haklarının korunmasıdır. Bu haklar şunlardır: Anırmak, çifte atmak, zarta ve konforlu bir ahır. Eşekler ve ahırları taaruzdan masun ise de, sahipleri semere kızıp eşeği dövmekte serbesttirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Hakimiyet yalnız marsuvan eşeğindedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Hürriyet, kendisine zarar vermeden ve yorulmadan Marsuvan eşeğinden diğer uyuz eşekleri istediği ve dilediği gibi çiftelemesi demektir. Binaenaleyh, Marsuvan eşeğinin kullanabileceği haklar, aynı saman ve aynı ahırdan faydalanmaları ve ağızlarının suyu akan bütün uyuz eşeklerin de bu haktan faydalanamamaları için bir hudutla kayıtlıdır. Bu hudut, ancak saman torbası, kötek ve yularla tayin edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Yular ve ip yalnız uyuz eşeklerin çifte atmasına ve ısırmasına engel olmak içindir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6- Yular, Marsuvan eşeğinin iradesinin ifadesidir. Bütün uyuz eşekler, onun şekil almasına bizzat yardım etmek hakkına sahiptirler. Yular her eşek için müsavidir. Marsuvan eşeğinin gözünde bütün eşekler eşit olduğu için, her eşek yalnız anırtı, cayırtı ve zartadan başka hiçbir şeyde temayüz edememek şartıyla, her rütbe, nişan ve hatta zerdust palan ve ahıra alınmak hakkına sahiptir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7- Hiçbir uyuz eşek, Marsuvanın haberi olmadan zorla ahıra kapatılamaz. Keyfi anırtılar ve hariçten gazel okumak istiyenler cezalandırılır. Bunda eşek inadı gösterenler, eşek sudan gelene kadar ıslatılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8- Belli olan cezalardan başkalarıyla eşekler cezalandırılamaz. Köstekle uslanmıyan inatçı eşekler, nalları dikmeye mecbur edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9- Anırmak, çifte atmak ve zarta eşeklerin en değerli haklarındandır. Binaenaleyh her eşek, anırmak, çifte atmak ve zartasında serbesttir. Şu kadar ki, Marsuvan eşeğini rahatsız edenler mesul tutulur ve eşek cennetine gönderilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10- Uyuz eşeklerin yük taşımak ve sırtlarının hiçbir zaman boş kalmamaları için ölmemeleri ve yoncaların bitmesini beklemeleri lazımdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11- Eşekler ömrü billah hoşaftan anlamıyacaklar, suyunu bile içmeden tanelerini Marsuvan'a bırakacaklardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12- Sıpalar büyüye büyüye eşek oldukları gibi, Marsuvan eşekleri de deve kervanlarına kılavuzluk ederler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13- Şeddesiz eşekler, şeddeli eşeklere kayıtsız şartsız itaate mecburdurlar. Kurttan korkmayan ölmüş eşeklerin vay haline.&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-6036591147326254605?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/6036591147326254605/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=6036591147326254605' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/6036591147326254605'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/6036591147326254605'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2011/02/ileri-demokrasi-anayasas.html' title='İleri Demokrasi Anayasası'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-Ern5zFleSmo/TVbuQQoTejI/AAAAAAAAFfs/CAoYJfmpibA/s72-c/donkeys.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-7371687294443704314</id><published>2011-02-11T19:22:00.000+02:00</published><updated>2011-02-11T19:22:01.942+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Atari'/><title type='text'>Street Fighter : Neydiler, Ne Oldular</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Vx9EFZTCFjg/TVVwID5CEyI/AAAAAAAAFfk/7Y2YQMIEHZM/s1600/2111452218_3079f77c28.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/-Vx9EFZTCFjg/TVVwID5CEyI/AAAAAAAAFfk/7Y2YQMIEHZM/s320/2111452218_3079f77c28.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;CollegeHumor'dan güzel bir çalışma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Piyasaya çıkalı çok olmuş ama ben yeni rastladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanında bu oyuna kafayı takıp da, bu seriyi izlemeyen kalmasın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 yıl sonra ekip yeniden toplanıyor. Aşk, macera, gerilim, sevgi, ihanet, 32 kısım tekmili birden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=kLrWgVPeCzI"&gt;Street Fighter : The Later Years Ep. 1&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=qyx4nETMVfc"&gt;Street Fighter : The Later Years Ep. 2&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=C5I0rTWPvH0"&gt;Street Fighter : The Later Years Ep. 3&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=ehCnIwsX7hg"&gt;Street Fighter : The Later Years Ep. 4&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=GPIISC58frc"&gt;Street Fighter : The Later Years Ep. 5&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=KXzRL5Xp8ps"&gt;Street Fighter : The Later Years Ep. 6&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=uFSK0ld9N_s"&gt;Street Fighter : The Later Years Ep. 7&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=xrJzgb3WzxA"&gt;Street Fighter : The Later Years Ep. 8&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=cKHs4JTAkLE"&gt;Street Fighter : The Later Years Ep. 9&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-7371687294443704314?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/7371687294443704314/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=7371687294443704314' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/7371687294443704314'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/7371687294443704314'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2011/02/street-fighter-neydiler-ne-oldular.html' title='Street Fighter : Neydiler, Ne Oldular'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-Vx9EFZTCFjg/TVVwID5CEyI/AAAAAAAAFfk/7Y2YQMIEHZM/s72-c/2111452218_3079f77c28.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-7102879225778801514</id><published>2011-02-11T18:31:00.001+02:00</published><updated>2011-02-11T18:32:16.891+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>Okullara Manyeto ve Filistin Askısı Konsun</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-EsHN208ZNaQ/TVViICXTn8I/AAAAAAAAFfg/LpCPwim1_wA/s1600/K3142.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-EsHN208ZNaQ/TVViICXTn8I/AAAAAAAAFfg/LpCPwim1_wA/s320/K3142.jpg" width="254" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bir süredir konuşulan &lt;b&gt;&lt;a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/16992717.asp?yazarid=148"&gt;"Çocuk Polisler"&lt;/a&gt;&lt;/b&gt; meselesini, Hürriyet gazetesinde Mehmet Y. Yılmaz da yazmış.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;İkinci Abdülhamid'e, kurduğu muhbir teşkilatı yüzünden &lt;i&gt;"haklı olarak"&lt;/i&gt; söylenmedik laf bırakmayan muasır medeniyet rejimimizin bir takım bürokratları &lt;i&gt;"Huylu huyundan vazgeçmez" &lt;/i&gt;diyerek, bu noktaya kadar gelmişler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bence işin standart muhbirlikle kalmaması gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İntibak eğitimi kapsamında kitle olaylarının karşısında polisin nasıl davranması gerektiği de öğretilmeli çocuklara. Bunun içinde mevzu çıkması beklenmemeli. Her okulda, kantin önünde yaşanan kalabalık, test alanı olarak kullanılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle çocuklara, teneffüs esnasında kantine geldiklerinde dağılmaları söylenir. Tabii onlar bu uyarıyı dikkate almayacaklardır. İşte o zaman polis olarak görevlendirilen çocuklar, amirin (ki o da müdür muavini olur herhalde) talimatıyla &lt;i&gt;"emniyet ne verdiyse"&lt;/i&gt; arkadaşlarına girişirler. Neticede ağaç yaşken eğilir. Asayiş için sopa atan da yiyen de şereflidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başlıktaki öneriyi de bir düşünsün Iğdır Valiliği... Bir de, fazla yaramazlık yapan öğrenciler için bir Sansaryan Han hazırlandı mı, tamamdır bu iş!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-7102879225778801514?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/7102879225778801514/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=7102879225778801514' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/7102879225778801514'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/7102879225778801514'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2011/02/okullara-manyeto-ve-filistin-asks.html' title='Okullara Manyeto ve Filistin Askısı Konsun'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-EsHN208ZNaQ/TVViICXTn8I/AAAAAAAAFfg/LpCPwim1_wA/s72-c/K3142.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-2755915325761536679</id><published>2011-02-11T18:06:00.000+02:00</published><updated>2011-02-11T18:06:36.256+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Caretta Carettalar Senden Değerli Hasan</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-3zsQ_6hOelo/TVVaTH6nT2I/AAAAAAAAFfc/WSX4n6rokHM/s1600/hassas.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="210" src="http://3.bp.blogspot.com/-3zsQ_6hOelo/TVVaTH6nT2I/AAAAAAAAFfc/WSX4n6rokHM/s320/hassas.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Türk sporunun batıya açılan penceresi Galatasaray'ın münevver oyuncusu, UEFA Kupası'nın ve Dünya Üçüncülüğü'nün katıksız kahramanlarından, mazeretli asabi Hasan Şaş, &lt;i&gt;"Halka hizmet Hakka hizmettir"&lt;/i&gt; düsturundan hareketle, memleketinde belediye başkanı olmaya karar vermiş. &lt;b&gt;&lt;a href="http://www.hurriyet.com.tr/gundem/16997402.asp?gid=373"&gt;İlk seçimlerde şansını deneyecekmiş&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;. Kutlu olsun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisinin yapmayı düşündüğü ilk icraat çok manidar. Demiş ki :&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;"Belediye başkanı olacağım. Başkan olduğum ilk gün de Karataş'ı Adana'nın merkez ilçesi yapacağım. Mevcut sorunlar Karataş'ın boyutunu çok aşmış durumda. Karataş'ta 60 km sahil var. Bu Türkiye'nin hiçbir yerinde yok. Ama iki tane caretta kaplumbağası doğuracak diye burada hiçbir şey yapılmasına izin verilmiyor. Ama kaplumbağalardan vazgeçilip bir beş yıldızlı otel yapılsa en az 500 kişi işe girer."&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün işsizliği fakirim Caretta Caretta kaplumbağalarına bağlayarak diğer dinamiklere bulaşmaya petka bulamadığını anlatmaya çalışan bu derin sporcumuza halk olarak bir teşekkür borçluyuz. İmkanı olan herkes, yerel seçimlerde gidip kendisine oy atarak bu borcu ödemeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;İşin vahimi, kendisine belediye başkanı olmasını öneren de Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alper Akınoğlu imiş. Az daha konuşsa, &lt;i&gt;"Gel bize rektör ol lan" &lt;/i&gt;da&amp;nbsp;diyebilirmiş. Cumhuriyet gençliği bazı yerlerde bu kafada rektörlere emanet demek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak bunca gazın ardından kendini tutamayan Hasan, bir de &lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;"Adana Demirspor ile ilgili bana teklif gelir ve sabredilirse takımı üç yıl içerisinde Süper Lig'e çıkarırım. Buna hazırım. Ama Adana seyircisi buna hazır mı, onlara sormak lazım."&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;buyurmuş. Mourinho senden teknik adamlık öğrensin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama Hasan be... Sana bir şey diyeyim mi ben? O Caretta Caretta'lar var ya. Senden daha sevimliler. Hadi onu geçtim, kesin insanlığa senden daha faydalıdırlar. Onu da bir kenara bırak, bir dile gelseler, kesin senden daha insan olurlar. Nasıl olacak, bilmiyorum...&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-2755915325761536679?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/2755915325761536679/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=2755915325761536679' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/2755915325761536679'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/2755915325761536679'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2011/02/caretta-carettalar-senden-degerli-hasan.html' title='Caretta Carettalar Senden Değerli Hasan'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-3zsQ_6hOelo/TVVaTH6nT2I/AAAAAAAAFfc/WSX4n6rokHM/s72-c/hassas.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-8412251042492710900</id><published>2011-02-08T00:14:00.001+02:00</published><updated>2011-02-08T00:15:35.533+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Falan Filan'/><title type='text'>Beyoğlu, Çocuk ve Sıcak</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TVBsYevfCVI/AAAAAAAAFfE/JN-QRNAxyiY/s1600/tara0001.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TVBsYevfCVI/AAAAAAAAFfE/JN-QRNAxyiY/s320/tara0001.jpg" width="137" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yeni Harman dergisinden, Beliz Kudat imzalı bir yazı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tıklayın, büyüsün, okuyun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki&amp;nbsp;sarsar, belki gram etki etmez.&amp;nbsp;Ne hissedeceğinizi ben söyleyemem elbette.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela benim aklıma&amp;nbsp;Beyoğlu'nda bir gece vakti, gerçekliğiyle bizi olduğu yere çakan kocaman bir fotoğrafı getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hava buz gibi soğuk, fotoğraf ürperticiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elim sıcaktı, eli sayesinde. Ben hayatta en çok o sıcaklığı sevdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-8412251042492710900?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/8412251042492710900/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=8412251042492710900' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/8412251042492710900'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/8412251042492710900'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2011/02/beyoglu-cocuk-ve-scak.html' title='Beyoğlu, Çocuk ve Sıcak'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TVBsYevfCVI/AAAAAAAAFfE/JN-QRNAxyiY/s72-c/tara0001.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-7890669562213769280</id><published>2011-02-05T16:07:00.000+02:00</published><updated>2011-02-05T16:07:35.533+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>Acaba Yok. Hakikaten A.C.A.B.</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TU1WvnpJ98I/AAAAAAAAFew/sx1q2Pwx0_M/s1600/uprising.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TU1WvnpJ98I/AAAAAAAAFew/sx1q2Pwx0_M/s1600/uprising.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bir mücadeleye kurban vermenin videosu aşağıdaki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egemenler karşısında yumruğunu bir haksızlığa kaldırdığın zaman, eğer işbirlikçiliğe de yatkın değilsen, parmaklar kana bulanıyor maalesef.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30. saniyede zirve yapan "katıksız" vahşetin üzerine fazla edebiyat yapmanın lüzumu yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece bizdeki bazı "hak arama" mücadeleleri geldi de aklıma, ister istemez, acı zehir gülümsedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="260" src="http://www.youtube.com/embed/_cWOK0Lfh7w" title="YouTube video player" width="320"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-7890669562213769280?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/7890669562213769280/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=7890669562213769280' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/7890669562213769280'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/7890669562213769280'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2011/02/acaba-yok-hakikaten-acab.html' title='Acaba Yok. Hakikaten A.C.A.B.'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TU1WvnpJ98I/AAAAAAAAFew/sx1q2Pwx0_M/s72-c/uprising.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-1349907400549541898</id><published>2011-02-05T15:47:00.001+02:00</published><updated>2011-02-05T15:51:52.839+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>Hıncal Uluç Adında Bir Yamyam</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TU1QYD2hKSI/AAAAAAAAFes/Hb5fl0G-IEo/s1600/hincal-uluc-01.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TU1QYD2hKSI/AAAAAAAAFes/Hb5fl0G-IEo/s320/hincal-uluc-01.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Aşağıdaki kısımda dinleyebileceğiniz şiirde ne diyor Müşfik Kenter, Orhan Veli'den okurken;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;"Ölünce kirlerimizden temizlenir,&amp;nbsp;Ölünce biz de iyi adam oluruz"&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emri hak vâki olduğunda gözleri görmeyenlerin badem gözlü olması da bizim atasözümüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dünyada kimse, &lt;i&gt;"ölü ya da diri"&lt;/i&gt; diğer bir insan hakkında böyle fetva vermemeli. Hele bu &lt;i&gt;"kimse"&lt;/i&gt; uçan sözler değil, kalan yazılar yazıyorsa, aşağılıkça kalem sallamamalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Emrettiği dine inanıp inanmamak herkesin kendi bileceği iş ama bu konuya dair en güzel tanım, Kur'an-ı Kerim'de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;"... Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?"&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Velhasıl, size afiyet olsun Hıncal Beyciğim! Bir porsiyon daha?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="260" src="http://www.youtube.com/embed/lRJaq1p-ZO4" title="YouTube video player" width="320"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-1349907400549541898?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/1349907400549541898/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=1349907400549541898' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/1349907400549541898'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/1349907400549541898'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2011/02/hncal-uluc-adnda-bir-yamyam.html' title='Hıncal Uluç Adında Bir Yamyam'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TU1QYD2hKSI/AAAAAAAAFes/Hb5fl0G-IEo/s72-c/hincal-uluc-01.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-9154235514462337326</id><published>2011-01-29T19:35:00.001+02:00</published><updated>2011-01-29T19:36:25.884+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Ben Artık Tribüncü Değilim</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TURPsBbXIwI/AAAAAAAAFek/2u2HrWF6MAQ/s1600/000036902665.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TURPsBbXIwI/AAAAAAAAFek/2u2HrWF6MAQ/s320/000036902665.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bu his içimde ne zamandır var, emin değilim. Galiba 2007'den, Fenerbahçe'nin 100. Yılı'ndan beri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Fenerbahçe Taraftarı"&lt;/i&gt; denen kitlenin orta ölçekte bir kısmı, amatör branşlarda sürekliliği sağladığından ve bunların içinde yer alan &lt;i&gt;"gözümüzde büyüttüğümüz"&lt;/i&gt; bazı tribün ağa babaları, yöneticilerle içli dışlı olmaya başladığından bu yana, bağlarım zayıflıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Omurgasızlığın cirit attığı beldelerde, bizim gibi hürriyetini kan diye damarlarda gezdirenlerin ikameti çok zor. Ben de o yüzden terk ediyorum artık meskeni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Tasmasız ve Bağımsız Tribüncülük"&lt;/i&gt; zagonunca mücadele etmek için cephede kalanlara sabır ve kolaylık dilemeden önce, &lt;i&gt;"Buraya nereden geldik"&lt;/i&gt; kabilinden, bir iki şey karalayayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zirveye çıkan yolun başlangıcını, Fenerbahçe - Eczacıbaşı maçı için gittiğimiz Ankara'da; yanımızda olan büyük (!) bir ağabeyimiz, Hakan Dinçay'a rastlayıp &lt;i&gt;"Bir cep telefonunuzu alayım"&lt;/i&gt; dediği zaman gördüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani olur ya, ne konuşulduğunun farkında olmadığınız, daldığınız vakitler... Çevrede gördüğünüz bir şeye takılıp, &lt;i&gt;"Ne oluyor lan?"&lt;/i&gt; dersiniz. Diyaloğa şahit olan Erkut kardeşimin, mide bulantısı aksettiren yüzünü görüp de o tarafa bakınca anlamıştım, yöneticiye yanlayan bir taraftar kişi ile karşı karşıya olduğumuzu. Şaşırdım. Biz&lt;i&gt; "kimseye müdana yok"&lt;/i&gt; diye bilirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçenlerde yapılan ve Sporda Şiddet Yasası'nın tartışıldığı panele başkanlık eden, anlı şanlı bir avukat yine yukarıdaki zamanlarda, Fenerbahçe - Vakıfbank voleybol altyapı maçında, sahadaki 14 yaşındaki çocuklara &lt;i&gt;"Yediden yetmişe hepiniz hırsızsınız"&lt;/i&gt; diye bağırınca da şaşırmıştım. Öyle ki sporcuların velileri isyan edince üzerine yürüyen &lt;i&gt;"kerameti kendinden bile menkul olmayan"&lt;/i&gt; tiplerden iğrenmek sonradan aklıma gelmişti ki onlar da tribünlerin büyüklerindendi (!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takip eden senelerde, tribüne yöneltilen onlarca ağır ithama sessiz kalınmasına, &lt;i&gt;"önlem"&lt;/i&gt; adı altında can yakmalara karşı bir şey yapmadan &lt;i&gt;"cefa"&lt;/i&gt; diyerek çakılı kalınmasına, pahalı bilet fiyatlarına açıktan isyan edilmemesine, ona, buna, şuna, bir sürü şeye şaşırarak bugünlere kadar geldim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama en büyük şaşkınlığı şu son birkaç aylık süreçte yaşadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe'nin tribün grupları faaliyetlerine son verdiklerinde, aşağıdaki satırları yazmıştım. Ve ne yalan söyleyeyim, &lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;"Bu grupların birer bildiri yayınlayıp faaliyetlerini durdurduğunu açıklaması, Türkiye’nin sivil toplum örgütleri tarihinde kendine yer bulacak kadar önemli bir gelişme. Eskilerin dediği gibi, elif çekilince nokta koyan çok olur. Fesih kararını açıklamalarına rağmen, adeta “Osmanlı’nın yasağı üç gün sürer” sözüne atıfla geri dönen başka tribünlerin misallerinden farklı olarak..."&lt;/span&gt;&lt;/i&gt; diye başlayan cümlelerden, bu kadar kısa zamanda pişman olacağımı aklıma bile getirmemiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında Barış Gerçeker'in geçtiğimiz günlerde yayınlanan &lt;i&gt;&lt;a href="http://www.ntvspor.net/yazar/baris-gerceker/422/geri-vites"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #38761d;"&gt;"Geri Vites"&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;/i&gt; başlıklı yazısı, olan biteni güzelce özetlemiş. Buradan okuyabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama fazladan bir şey var. Hani Barış'ın, yazısını yayınlayan organ yüzünden frenlemek zorunda kaldığı ya da belki çoktan törpülenen bir his. Bende de son bir kez parlayıp, artık yanmamacasına sönen şey. Bir şeylerin farklı olduğuna inanıp, kötü gerçekle yüzleşme zamanı geldiğinde yakan, yıkan, deviren acı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diplomasi güzel şey... Çam devirmeden, diyalogla anlaşmaya çalışmak, kutlu şey... Ama yaşananlar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi sorsak, birileri diyecek ki:&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Tribünün gerçekleri..."&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Doğrudur. Demek ki biz bilmiyormuşuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da çıkıp diyecekler ki:&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Sevdamızın büyüklüğü..."&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Doğrudur. Demek ki biz sevmiyormuşuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Engin kardeşim Facebook'da sormuş;&lt;i&gt; "Ne çabuk unuttu herkes bu tribüne yapılanları. Salonlarda bile serseri durumuna soktular bizi. Yazık! "Başarılar önemli değil, bizim için önemli olan Fenerbahçe'nin değerleridir" diyenler neredeler şimdi?"&lt;/i&gt; diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben cevap vereyim. Her zaman oldukları yerdeler... Masa başında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgi de, görgü de, sevgi de tekel olmuş. Yöneticilerin plastik kartlara ve lisanslı ürünlere indirgediği taraftarlığın tribündeki bayiileri piyasayı sarmış. Sadece onlar yaşıyorlar, biliyorlar, seviyorlar. Bizim dünyadan haberimiz yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fazla edebiyat yapmadan, bir alıntıyla kapatalım bu defteri... Şevket Süreyya Aydemir'in&lt;i&gt; "Suyu Arayan Adam"&lt;/i&gt; kitabı şöyle bitiyordu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;"Epiktetos haklı:&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;"- Allahın bize verdiği en büyün nimet, malik olduğumuz halde, malik olduğumuzu bilmediğimiz kuvvetleri, bir gün kendimizde bulmak kudretidir."&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Ve gene onun dediği gibi:&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;"- Huzurun bir pahası var"&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Evet, onu ödemek lazım. Benim ödediğim paha, hayatımın hepsidir. Ama bundan üzgün değilim. Ödediğim bedel, ulaştığım kaynak için çok değildir. Çünkü bu kaynağın başında ben, yıllar yılı kaybettiğim en değerli şeyi, yani kendimi buldum."&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Tribün hayatın ta kendisidir. Hayatta sömürülmeyi içine sindirebilenler, buyursunlar, tribünde de &lt;i&gt;"Müstemleke Valisi"&lt;/i&gt; olsunlar. Bize uymaz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüreğim masayı değil, cepheyi tercih edenlerle birlikte çarpacak ama ben artık tribüncü değilim. Güzel bir geçmişti. Geride kaldı...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-9154235514462337326?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/9154235514462337326/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=9154235514462337326' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/9154235514462337326'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/9154235514462337326'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2011/01/ben-artk-tribuncu-degilim.html' title='Ben Artık Tribüncü Değilim'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TURPsBbXIwI/AAAAAAAAFek/2u2HrWF6MAQ/s72-c/000036902665.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-3403017576998678981</id><published>2011-01-20T11:39:00.001+02:00</published><updated>2011-01-20T11:40:26.106+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>En İyi Blog Ödülü Papazın Çayırı'na</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TTf3T93pFUI/AAAAAAAAFeg/OBWgLkuLdL0/s1600/unifeb.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="166" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TTf3T93pFUI/AAAAAAAAFeg/OBWgLkuLdL0/s320/unifeb.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe'nin &lt;i&gt;"gördüğümüz"&lt;/i&gt; yılları, &lt;i&gt;"duyduğumuz ve okuduğumuz yıllar"&lt;/i&gt; gibi olmadı ama yine de insanın içine bir kez bu ateş düşünce, sırt dönüp gitmek olmuyor. Hele içine tribün tozunu oksijen niyetine çekip, tezahürat olarak salmaya ve omzunu bir kardeşine, ağabeyine yaslamaya alışmışsan, hiç olmuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurumsallık karşısında bezginliğin her geçen gün arttığı, &lt;i&gt;"Endüstriyel bakışa karşı ne yapsak olmayacak"&lt;/i&gt; fikrinin iyice bünyelere yerleştiği bu zamanlarda, kısacası mütekait büyüklerimizden duyduğumuz &lt;i&gt;"Siz de bizim yaşımıza gelince anlarsınız"&lt;/i&gt; vakitlerine çeyrek kala, naçizane satırlar karaladığımız bu mesken, 1907 ÜNİFEB tarafından &lt;i&gt;"2010 Yılının En İyi Blogları"&lt;/i&gt; ödülüne aday gösterilmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boş yere &lt;i&gt;"Abdurrahman Çelebi"&lt;/i&gt; sıfatı taşıyan bir sürü insanın fink attığı Türkiye spor medyasında düzenli bir şekilde yer almasını canı gönülden istediğim adaşım &lt;b&gt;&lt;a href="http://cizgiden-cikaran.blogspot.com/"&gt;Barış Gerçeker&lt;/a&gt;&lt;/b&gt; ve tanıdığım herkesin &lt;i&gt;"Basketbol Alimi"&lt;/i&gt; diye hakkını verdiği kardeşim &lt;a href="http://markonunyeri.blogspot.com/"&gt;&lt;b&gt;İlker Üçer&lt;/b&gt;&lt;/a&gt; de aday.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben, kendi namıma beni adaylığa layık gördükleri için çok teşekkür ederim. Ancak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hür düşünceyi, özgür insan olmayı, boynunda tasmayla gezmemeyi ve alınacak tek bir nefes için bile birilerinden icazet beklememeyi mükemmel analizler eşliğinde savunmaktan bıkmayan Erkan (PVH) kardeşim nezdinde, oyumu &lt;b&gt;&lt;a href="http://papazincayiri.blogspot.com/"&gt;Papazın Çayırı&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;'na verdiğimi de belirtmek isterim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın kurtulacağı yok. Velev ki kurtulacak olsun, bu &lt;i&gt;"güzellik"&lt;/i&gt; sayesinde falan olmayacak. Haklı olduğuna inandığında, haksızın karşısına dimdik dikilebilenler taşıyacak bayrağı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen sene, "&lt;b&gt;&lt;a href="http://maratonalmaty.blogspot.com/2009/08/halkn-takm-uzerine-cirkin-bir-yaz.html"&gt;Halkın Takımı Üzerine Çirkin Bir Yazı"&lt;/a&gt;&lt;/b&gt; başlığında şunu yazmıştım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;"Biz en siktiriboktan maçtan sonra bile iskeleye, minibüs duraklarına, Haydarpaşa'ya akan dalgaya kendimizi bırakır, öyle giderdik. "Fener... Fener..." diye haykırmaktan başımız dönerdi de, bir an duralardık. Sonra yine devam... Dükkan vitrininde olsun, trafik işaretinde olsun, sarı lacivertten başka renk görünce aklımız giderdi. Ergen kafamızla saydırır, dururduk o "gayri" renklere. Şimdi Altıyol'da Beşiktaş bayrağı görünce içi burulmadan oradan geçen bir nesil yetişti."&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhterem Fenerbahçeliler!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe tribünleri için bir zamanların zafer marşlarından geriye kalan şarkının sözleri:&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Ömrümüzün son demi, sonbaharıdır artık. Maziye bir bakıver, neler neler bıraktık."&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;/i&gt;Bunu tekrar tersine çevirecek olanlar ise, ne&amp;nbsp;muktedirlerin yalakaları ne de çevre edinmek için&amp;nbsp;&lt;i&gt;"gayri"&lt;/i&gt;lerin büyüklerine dalkavukluk yapanlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda bahsettiğim yazı şöyle bitiyordu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, Geneva, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 16px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;Fenerbahçe'nin&amp;nbsp;"Halkın Takımı"&amp;nbsp;olma özelliğini elinden almaya çalışarak, maneviyatımıza tekme tokat girişenlere, aynı Mavi Boncuk'ta Münir Özkul'u dövenlere bağıran Tarık Akan gibi bağıracağız, gücümüz yettiğince.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;"Ne vuruyorsun lan ...... ......?"&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sancak, tuğ, paye, rütbe, ödül... Hepsi &lt;b&gt;&lt;a href="http://papazincayiri.blogspot.com/"&gt;"Papazın Çayırı"&lt;/a&gt;&lt;/b&gt; gibi savaşanlara yakışır. Yerini bulmayan hak kalmasın.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-3403017576998678981?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/3403017576998678981/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=3403017576998678981' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3403017576998678981'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3403017576998678981'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2011/01/en-iyi-blog-odulu-papazn-cayrna.html' title='En İyi Blog Ödülü Papazın Çayırı&apos;na'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TTf3T93pFUI/AAAAAAAAFeg/OBWgLkuLdL0/s72-c/unifeb.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-6384883181497915661</id><published>2011-01-11T15:16:00.000+02:00</published><updated>2011-01-11T15:16:22.371+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Kendini Bilmez... Since 1950...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSxRcWCCnBI/AAAAAAAAFec/C3EhIRvkmuk/s1600/kendinibilmez.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSxRcWCCnBI/AAAAAAAAFec/C3EhIRvkmuk/s320/kendinibilmez.jpg" width="123" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Türk sporunun en eski emekçilerinden olan "bir kaç kendini bilmez"e dair, arşivlerden bir yazı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tıklayın, büyüsün, okuyun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kesin daha öncesi de vardır ama Milliyet'in internet arşivlerinden ancak buna ulaşabildik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tabiri ilk çıkartanı bir bulsam, ah bir bulsam, mezarına gidip, Fatiha okuyacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Abi ne yaptın sen Allah aşkına" diye.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-6384883181497915661?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/6384883181497915661/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=6384883181497915661' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/6384883181497915661'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/6384883181497915661'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2011/01/kendini-bilmez-since-1950.html' title='Kendini Bilmez... Since 1950...'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSxRcWCCnBI/AAAAAAAAFec/C3EhIRvkmuk/s72-c/kendinibilmez.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-1272073731263743011</id><published>2011-01-11T00:12:00.000+02:00</published><updated>2011-01-11T00:12:50.479+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayan Basketbol'/><title type='text'>Bir Penny Taylor Ağlıyor</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSuDZMAXmjI/AAAAAAAAFeY/yz-jCtUALqY/s1600/dsc03404.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSuDZMAXmjI/AAAAAAAAFeY/yz-jCtUALqY/s320/dsc03404.jpg" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;İsteyen, istediği yerinden, istediği kadar kıvırsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durum ortada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe Kadın Basketbol Branşı, bir çiftlik halinde.&amp;nbsp;Ağası da kahyası da marabaları da işten anlamıyor. Ne olup, bittiği hakkında en ufak fikirleri yokken bir işlerin altına girdiler, çıkamadılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki fotoğrafa ve geçmişe iyi bakın. Yarın ne olacağı belli olmaz. Kötüsü olmasa da iyisinin her zaman tantuna gelebileceğini bilin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maho Ağa'nın artıkları ve sarı iltihap bünyeden atılmadıkça, Fenerbahçe'de kadın basketboluna huzur gelmez.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-1272073731263743011?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/1272073731263743011/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=1272073731263743011' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/1272073731263743011'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/1272073731263743011'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2011/01/bir-penny-taylor-aglyor.html' title='Bir Penny Taylor Ağlıyor'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSuDZMAXmjI/AAAAAAAAFeY/yz-jCtUALqY/s72-c/dsc03404.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-3271499696290334900</id><published>2011-01-10T20:53:00.000+02:00</published><updated>2011-01-10T20:53:39.213+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribun'/><title type='text'>Var mı Arttıran?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TStVcowPq6I/AAAAAAAAFeU/AyUbo4xNy68/s1600/1294629938.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TStVcowPq6I/AAAAAAAAFeU/AyUbo4xNy68/s320/1294629938.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Partizan taraftarı, takımlarının su topu müsabakasını izliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında izlemiyor. Taraftarlık yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru şu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaç fırın ekmek yemeliyiz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben 40 diyorum. Var mı arttıran?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-3271499696290334900?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/3271499696290334900/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=3271499696290334900' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3271499696290334900'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3271499696290334900'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2011/01/var-m-arttran.html' title='Var mı Arttıran?'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TStVcowPq6I/AAAAAAAAFeU/AyUbo4xNy68/s72-c/1294629938.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-4858716568772023282</id><published>2011-01-10T20:47:00.001+02:00</published><updated>2011-01-10T20:48:12.064+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tarih'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayan Basketbol'/><title type='text'>Bayan Kadın El Ele, Hep Beraber Baskete</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TStTrDCeyAI/AAAAAAAAFeQ/c1LeYRsUBK8/s1600/kbb.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="246" src="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TStTrDCeyAI/AAAAAAAAFeQ/c1LeYRsUBK8/s320/kbb.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bu sene bol bol "kadın" mı demeli yoksa "bayan" mı, tartışması yaşadık spor dallarında. Hâlâ bir kafa karışıklığı mevcut.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim tarafımız tabii ki belli, köksüz, uçsuz bucaksız, sonradan uydurma "bayan" kelimesi ne kadar az kullanılırsa o kadar iyi. Dili kurtarmanın yolu böyle küçük şeylerden geçer. Geçmişten, eski kelimelerden utanmanın lüzumu yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki haber 29 Eylül 1955 tarihli Milliyet gazetesinden. Görüldüğü üzere, ikisi bir arada bir çözüm sunmuşlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-4858716568772023282?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/4858716568772023282/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=4858716568772023282' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4858716568772023282'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4858716568772023282'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2011/01/bayan-kadn-el-ele-hep-beraber-baskete.html' title='Bayan Kadın El Ele, Hep Beraber Baskete'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TStTrDCeyAI/AAAAAAAAFeQ/c1LeYRsUBK8/s72-c/kbb.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-4448154509557563226</id><published>2011-01-10T20:32:00.000+02:00</published><updated>2011-01-10T20:32:22.003+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tarih'/><title type='text'>Muhteşem Süleyman</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TStPQC1AeBI/AAAAAAAAFeM/yQn3bHwhTBo/s1600/image008.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TStPQC1AeBI/AAAAAAAAFeM/yQn3bHwhTBo/s320/image008.jpg" width="223" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Tarihi şahsiyetleri tarihte bırakmayıp, yaptıklarını günümüz koşulları çerçevesinde değerlendirdiği için tarihten zerre keyif alamayan bir toplum içerisinde yaşadığımızdan,&lt;i&gt; "en azından niyet olarak"&lt;/i&gt; muhteşem bir iş olan &lt;i&gt;"Muhteşem Yüzyıl"&lt;/i&gt; dizisinin bile protesto edilebildiğini gördük geçende. Emeği geçenleri tebrik etmekten (!) başka bir şey gelmiyor elden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fırsattan istifade, merhum Reşad Ekrem Koçu'nun &lt;i&gt;"Tarihimizden Kahramanlar"&lt;/i&gt; adlı kitabından, Kanuni Sultan Süleyman ile ilgili bölümün son kısmını arz edeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-----------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun boylu, azametli adamdı. Sakal ve bıyık telleri seyrek, köseceydi. Son hastalık yıllarına kadar sakalını daima tıraş etmişti. Vakarlı erkek çizgileriyle güzel insandı. Kalın sesli ve sohbeti gayet tatlıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hususi hayatında gayet sade giyinirdi. Beyaz rengi pek severdi. Parmağında gayet kıymetli bir yüzük bulundururdu. Sağ kulağında da fındık büyüklüğünde ve armut şeklinde tek bir inciden yapılmış bir küpe takardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Satrançta mat edilmez bir oyuncuydu. Kuyumculuk sanatında da zamanının en değerli ustası denilecek kadar hüner ve bilgi sahibiydi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-4448154509557563226?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/4448154509557563226/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=4448154509557563226' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4448154509557563226'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4448154509557563226'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2011/01/muhtesem-suleyman.html' title='Muhteşem Süleyman'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TStPQC1AeBI/AAAAAAAAFeM/yQn3bHwhTBo/s72-c/image008.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-4929884974131248277</id><published>2011-01-10T20:09:00.004+02:00</published><updated>2011-01-10T20:12:33.764+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Mahmut Uslu Diyor ki...</title><content type='html'>&lt;object width="320" height="256"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/u7BBx4osZ-k?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/u7BBx4osZ-k?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="320" height="256"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-4929884974131248277?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/4929884974131248277/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=4929884974131248277' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4929884974131248277'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4929884974131248277'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2011/01/mahmut-uslu-diyor-ki.html' title='Mahmut Uslu Diyor ki...'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-8207153963917756457</id><published>2011-01-10T17:24:00.000+02:00</published><updated>2011-01-10T17:24:36.822+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayan Basketbol'/><title type='text'>Bir Angel McCoughtry Geldi</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSrDdlg3AlI/AAAAAAAAFdk/7h_SEhL_9bg/s1600/amc-0.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSrDdlg3AlI/AAAAAAAAFdk/7h_SEhL_9bg/s320/amc-0.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Diana Taurasi ile ilgili yaşanan süreç olmasa, bayram havasında kutlanacak bir transferdi bu. Şimdiyse biraz buruk bir sevinç var. Ama ne olursa olsun, Angel McCoughtry'nin özel bir oyuncu olduğu gerçeği, insanın yüzünü güldürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha Fenerbahçe formasını giyerken attığı ilk baskette tribüne dönüp &lt;i&gt;"Haydi"&lt;/i&gt; minvalinde hareketler yapması veya top kaybı yaptığı bir pozisyondan sonra, tribünden kendisine bakan insanlarla resmen göz teması kurup &lt;i&gt;"Oldu bir kere"&lt;/i&gt; dermiş gibi başını sallaması alışmadığımız şeylerdi. Anlaşılan Caferağa Spor Salonu, Angel ile daha ilginç günlere de gebe.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Roi'dan olma, Sharon'dan doğma, Baltimore nüfusuna kayıtlı Angel, 10 Eylül 1986 doğumlu. Üç çocuklu bir ailenin en büyük evladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSrpREpAydI/AAAAAAAAFdo/a1i5fddpK60/s1600/acm-3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSrpREpAydI/AAAAAAAAFdo/a1i5fddpK60/s320/acm-3.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Biz, sporcunun kitap okuyanına bile alışkın bir millet değiliz ama Angel okumakla kalmadığı gibi, bir de kitap yazıyor. Adının &lt;i&gt;"The Angel Who Wanted to B-more"&lt;/i&gt; olmasını planladığı kitabın amacı &lt;i&gt;"Çocukları teşvik etmek"&lt;/i&gt;miş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tahsilini iletişim üzerine yapan Angel, &lt;i&gt;"Toplumun bizlere oranla daha az şanslı kesimleriyle bir araya gelmeyi ve onlara yardım etmeyi seviyorum. Biraz boş zamanım olduğu zaman çocukların kaldığı hastaneleri ziyaret ediyorum. Ayrıca şiddet gören kadınlara ve çocuklara dair sosyal bir programa yardımcı oluyorum"&lt;/i&gt; diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu iki anekdotun üzerine biz, kerameti kendinden menkul bir kısım yerli topçumuza &lt;i&gt;"Siz, değil memleketin aydınlık yüzü, bu kadınların tırnağına sürdüğü oje olamazsınız"&lt;/i&gt; diyebilir miyiz? Ben bir sakınca görmüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklar demişken, McCoughtry'nin çocukluğuna gidelim, oradan başlayalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSq_pSnBXEI/AAAAAAAAFdg/kkws6x0-Ujw/s1600/amc-1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="168" src="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSq_pSnBXEI/AAAAAAAAFdg/kkws6x0-Ujw/s320/amc-1.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ailenin babası Roi, Balitmore'da bir kilisenin papazı... Muhit biraz sıkıntılı olduğundan ve yoğun biçimde vaaza gidecek kadar sıkı çalıştığı için evin reisi genellikle Sharon annemiz olmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Roi baba her ne kadar eski bir basketbolcu olsa da Angel'ı basketbol oynaması için ikna eden, yerel lige kaydını yaptıran ve hatta ilk günden sonra eve &lt;i&gt;"Oynamayacağım basketbol falan"&lt;/i&gt; diye dönen ufaklığa cesaret verip, Amerika'ya kazandıran da valide McCoughtry.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Ben sakin ve soğukkanlı bir insanım. Bu yüzden Angel'ın da öyle olacağını sandım ama tam aksi... Ona ne zaman 'Hadi şunu yapalım' desem, hep tersini yaptı. Şimdilerde anlıyorum ki müthiş bir enerjisi varmış ve bunu bir yere yönlendirmesi gerekiyormuş. Basketbol onun için mükemmel bir seçimdi"&lt;/i&gt; diyor, bu hiperaktivite yüzünden zamanında sık sık ağlamaklı olan Sharon.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enerjisinin Angel'a fazla geldiği kesin. Zira okuldan döndükten sonra, Northwood havalisinde yer alan basketbol alanlarında erkek rakiplerle basket maçı yapmaktan, eve girmek bilmediğini şu sözlerinden anlıyoruz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Babamın bana 'Hava kararmadan önce evde ol' demesinden nefret ediyordum. Sokakta yaptığımız maçlar o saatlerde daha güzel oluyordu ama ben eve dönmek zorundaydım. Bu yüzden hep başımı derde soktum çünkü hiçbir zaman babamı dinlemedim"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızın koyverip, babanın dizginlemeye çalıştığı bu coşku, Angel 16 yaşındayken öyle bir hal almış ki babasının kilisesinde basketbol oynayan koca koca adamların arasında top koşturmak için adamcağıza musallat olmuş. İyi ki de olmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSr5Rkha8OI/AAAAAAAAFd0/czMNAEGpfeY/s1600/acm-4.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSr5Rkha8OI/AAAAAAAAFd0/czMNAEGpfeY/s320/acm-4.jpg" width="246" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Angel'ın basketbol macerasının zirveye çıktığı ilk yer, Baltimore'daki St. Francis Lisesi...&amp;nbsp;Dört senenin sonunda; 14 sayı, 10.5 ribaund, 3 asist ve 5 blok ortalamasına sahip bir performans sergilemiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında oradaki tek marifeti bu değil. Otuza yakın okulun katıldığı&amp;nbsp;&lt;i&gt;"Interscholastic Athletic Association of Maryland"&lt;/i&gt; organizasyonunda 100 metre, 200 metre ve uzun atlamada altın madalya kazanmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsaflı davranmış. Bunların hemen peşinden yarıştığı yüksek atlamada üçüncü kalmasa, herhalde &lt;i&gt;"Tamam kardeşim. Daha da yapmıyoruz yarış marış"&lt;/i&gt; deyip, dükkanı kapatırlardı Maryland'de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçi yıllar sonra gelip, Belediye Başkanı'ndan şehrin anahtarını bir törenle teslim almış ama olacak o kadar. Neticede semtin medar-ı iftiharıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse efendim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl ki bir dönem Türkiye'de her gelin kızın rüyası Singer dikiş makinesi ise, Amerika'da da hemen her sportif hanım kızın rüyası NCAA'dir malumunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolayısıyla Angel'ın da hedefi buydu ama önünde okullarla, notlarla ve derecelerle ilgili bir problem varmış.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Roi dayı, radikal bir karar alıp, bu problemin çözümünün Patterson adında gözden ırak bir hazırlık okulundan geçtiğine karar verince, Angel'a gurbet yolları gözükmüş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;North Carolina'da,&amp;nbsp;yaratanın&amp;nbsp;bile ancak kırk yılda bir hatırladığı bir yerde, kendisi için doğrudan taşra sayılabilecek bir mekana ve hayata balıklama dalmış. Aradan onca zaman geçmesine rağmen, o günleri hatırladığında &lt;i&gt;"Bundan daha beter bir şey olamazdı"&lt;/i&gt; diyor Angel. &lt;i&gt;"Televizyon yok. Paso duvarları dikiz. Aynı mapushane gibiydi. Sürekli evi arayıp, buradan nefret ediyorum, diyordum"&lt;/i&gt; şeklinde ekleyerek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii &lt;i&gt;"şerrin"&lt;/i&gt; olduğu yerde, &lt;i&gt;"hayır"&lt;/i&gt; da yedekte bekliyor ve her başarılı insanda olduğu gibi, Angel'da da 60. dakikada oyuna giriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSsCr7_qgaI/AAAAAAAAFd8/XbJDkzgALQA/s1600/acm-6.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSsCr7_qgaI/AAAAAAAAFd8/XbJDkzgALQA/s320/acm-6.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Ona oyunda herhangi bir şeyi yapamayacağını söyleyin. Yapabileceğini size kanıtlayacaktır. Günün birinde, şutunun zayıf olduğunu ve çalışması gerektiğini söyledim. Bir süre sonra okulu aradığımda, hocası bana her gün antrenmandan sonra kalıp, 500 şut attığını söyledi"&lt;/i&gt; cümlelerinin sahibi,&amp;nbsp;Louisville'in yardımcı hocası Tim Eatman, Patterson'a onu izlemeye ilk geldiğinde, irtibatı koparmamaya karar vermiş. Her fırsatta ziyaret edip, aklını çelmeye çalışmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hocanın ilk transfer teklifinde Angel'ın aklına gelen &lt;i&gt;"Louisville mi? Ne&amp;nbsp;Louisville'i?&amp;nbsp;Louisville nerede la haritada?"&lt;/i&gt; tarzı düşünceler olmuş ama kader ağlarını örerken karışmak olmuyor işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O sıralar Maryland'e gitmek, Angel için daha kolay bir seçim gibi gözükmüş ama oraya Marissa Coleman'ın gitme ihtimali ve ikisinin aynı mevkide oynaması yüzünden &lt;i&gt;"İşim yok, bir de takımda yer için mi kapışacağım"&lt;/i&gt; diye düşünerek, seçimini direk oynayabileceği&amp;nbsp;Louisville'den yana kullanmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kolejdeki ilk sene biraz sıkıntılı geçmiş. Her ne kadar 9.2 sayı ile, ortalamada üçüncü sırayı alsa da hocası Tom Collen ile arası inceden limoniymiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek de &lt;i&gt;"inceden"&lt;/i&gt; değil aslında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplantılara geç kalmak desen onda. Antrenman sırasında uyumak desen onda. Hakemlerle tartışmak desen onda. Serbest atış çizgisinde neredeyse takım sonuncusu... Adeta bir &lt;i&gt;"Kadırgalı Eşref"&lt;/i&gt; olmuş. Resmen hocasının tasavvufa kabiliyetini denemiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Yavrucum sen böyle yapıyorsun ama masanın gözünde tek yön bilet var Baltimore'a. Haberin olsun"&lt;/i&gt; uyarısı bile para etmemiş. &lt;i&gt;"Ben de meraklıydım sanki buralara"&lt;/i&gt; cevabı gecikmemiş Angel'ın. Hatta maçlardan bir maç, &lt;i&gt;"Bu gece uzaktan tek bir şut bile atmadım"&lt;/i&gt; serzenişine karşılık, Collen de &lt;i&gt;"Şut atmanı istemiyorum. Çünkü atamıyorsun. Sen sadece ribaund al"&lt;/i&gt; diye celallenmiş. Gidere gider haller...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSsQWKhbo1I/AAAAAAAAFeA/IHtQz1BaaZo/s1600/acm-7.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="222" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSsQWKhbo1I/AAAAAAAAFeA/IHtQz1BaaZo/s320/acm-7.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Gel gelelim&amp;nbsp;ikinci sene ile birlikte her şey değişmiş, asr-ı saadet başlamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kolejdeki ilk sezonunda 29 maçın hiçbirinde ilk beşte başlamayan Angel, bu kez 35 maçta da hava atışı yapılırken sahadaymış. &amp;nbsp;Sayı ortalamasını 21.5'e çıkartırken, diğer kategorilerde de kendini bulmuş.&lt;br /&gt;% 47 olan şut yüzdesini % 51'e,&lt;br /&gt;% 30 olan üç sayılık atış yüzdesini % 37'ye,&lt;br /&gt;% 55 olan serbest atış yüzdesini ise % 72'ye yükseltmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esas değişim ise, selef&amp;nbsp;Collen'in yerine halef Tom Walz gelince gerçekleşmiş. &lt;i&gt;"Gel bakalım evladım"&lt;/i&gt; diyerek, Angel'ı video oynatıcının başına oturtan kulağı kesik hoca,&lt;i&gt; "Bak, sen maçta istediğini yapamayan takım arkadaşlarına bu şekilde davranıyorsun. Hiç yakışık alıyor mu? Sen söyle allasen" &lt;/i&gt;diyerek, surat astığı, el kol yaptığı, sağa sola&amp;nbsp;&lt;i&gt;"Hadi lan oradan"&lt;/i&gt; çektiği maç görüntülerini izletmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Ben senelerdir insanlara böyle 'Bilmiyorsanız oynamayın bu boku arkadaş' diye mi davranıyorum?"&lt;/i&gt; şeklinde titreyip, kendine gelen Angel &lt;i&gt;"Resmen şoka uğradım. Bundan sonra pozitif olacağım"&lt;/i&gt; diye önce kendine, sonra hocasına, sonra yine kendine söz vermiş ve bu sözü tutmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kolejdeki son sezonunda 34 galibiyet, 5 mağlubiyet ile mükemmel bir yılı da geride bıraktıktan sonra, 2009 yılında WNBA draftında 1 numarada, Atlanta tarafından seçilmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSseGlWZMDI/AAAAAAAAFeE/mUwwJ1H4ais/s1600/acm-8.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSseGlWZMDI/AAAAAAAAFeE/mUwwJ1H4ais/s320/acm-8.jpg" width="266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Maryland'e gitmeme sebebi olan&amp;nbsp;Marissa Coleman'ın da iki numaradan alındığı seçimlerden sonra, yıl sonunda hangisini alan takımın memnun kaldığını tartışmaya gerek yok. Çünkü Angel, 2009 yılının çaylağı ödülünü kazandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Coco Miller ve Kelly Miller gibi eski dostların yanında, Yelena Leuchanka ve Iziane Castro Marques gibi Türkiye'de yakından bilinen isimlerin de oynadığı Atlanta'yı sırtına alıp, götürdü. Ve&amp;nbsp;&lt;i&gt;"Erken kalkan yol alır"&lt;/i&gt; kabilinden, hiç beklemeksizin Avrupa'ya yelken açması, onu Fenerbahçe'ye kadar getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonrasını ve aldığı sürüyle ödülün ismini, cismini, çok yakın geçmişin internet sayfalarından bulabilirsiniz. İsteyen Wnba'in ve Fiba'nın sayfalarından ya da Wikipedia'dan açıp, bakar.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSsgCoIVxVI/AAAAAAAAFeI/oDF_2JcstDg/s1600/acm-9.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="306" src="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSsgCoIVxVI/AAAAAAAAFeI/oDF_2JcstDg/s320/acm-9.jpg" style="cursor: move;" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Son cümleler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen insan oyunculardan&amp;nbsp;&lt;i&gt;"Rakip çok zorluydu. Bundan sonra her maç final. Taraftarımıza çok teşekkür ediyoruz" &lt;/i&gt;cümlelerinden farklı bir şeyler duymak istiyor değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bazen insan,&lt;i&gt; "Ben bu işi yuttum, bitirdim artık. Türkiye'de de şeklimi yaptım. Hayat bana güzel"&lt;/i&gt;den farklı bir sporcu tavrı hissetmek istiyor değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;O zaman Angel'a bakmak gerek... Onun gibi&amp;nbsp;"&lt;i&gt;Benche her geldiğimde, neden kenara alındığımı ve nerede hata yapmış olabileceğimi düşünüyorum. Ve sahaya çıktığımda bunu bir daha yapmayacağıma dair kendi kendime söz veriyorum."&lt;/i&gt; diyenleri görmek gerek.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe'ye hoş geldin Angel.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-8207153963917756457?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/8207153963917756457/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=8207153963917756457' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/8207153963917756457'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/8207153963917756457'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2011/01/bir-angel-mccoughtry-geldi.html' title='Bir Angel McCoughtry Geldi'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSrDdlg3AlI/AAAAAAAAFdk/7h_SEhL_9bg/s72-c/amc-0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-6087965204782993280</id><published>2011-01-08T14:02:00.000+02:00</published><updated>2011-01-08T14:02:19.314+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayan Basketbol'/><title type='text'>Diana Taurasi'ye Gelsin...</title><content type='html'>&lt;object height="256" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/hSl-Xa_eBzc?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/hSl-Xa_eBzc?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="320" height="256"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-6087965204782993280?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/6087965204782993280/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=6087965204782993280' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/6087965204782993280'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/6087965204782993280'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2011/01/diana-taurasiye-gelsin.html' title='Diana Taurasi&apos;ye Gelsin...'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-5891583987950325585</id><published>2011-01-08T13:50:00.000+02:00</published><updated>2011-01-08T13:50:41.175+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayan Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Taurasi, Modafinil, Daum, Kokain, Etik Metik</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TShLWDHVGUI/AAAAAAAAFdI/abyNMz3wnYE/s1600/20030515-1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="287" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TShLWDHVGUI/AAAAAAAAFdI/abyNMz3wnYE/s320/20030515-1.JPG" style="cursor: move;" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Size sürekli yalan söyleyen insanları ne yapıyorsunuz? Hayatınızda tutuyor musunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok seviyorsanız, tedavisine uğraşıyorsunuzdur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da gözden çıkarılabilecek insanlar ise? Selametle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse... Şimdi beşeri vaziyetleri tartışmak değil işimiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir iki tane gazete kupürü koyalım dedim. Ucundan azıcık, geçmişten haberler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24 Ekim 2010 tarihli Hürriyet gazetesinden bir haber mesela.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;"Takımın başına Alman teknik direktör Daum'u getirecekleri yönünde çıkartılan haberlerin gerçeği yansıtmadığını anlatan Yıldırım, ‘‘Daum, kokainden suçlanıyor. Bizim memlekete gelse içeri atarlar. Daum, değil F.Bahçe'nin başına Türkiye'ye bile gelemez’’ diye konuştu."&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu olmadı mı? O zaman yukarıdaki resme bakın.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;Olay &lt;i&gt;"Şunu dedi, bunu yaptı, onu aldı, bunu sattı"&lt;/i&gt; olayı değil... Koskoca Fenerbahçe yönetiminin hemen her işi, "Bir ok attım kebap oldu"ya dönüşüyorsa, oturup düşünecek bir şeyler olmalı. Israrla söylüyorum; bugün ortaya çıkan manzara hiçbir şekilde Aziz Yıldırım'ın kabahati değil. Eğer ortada bir suçlu varsa bu, sırf makamından ötürü Aziz Yıldırım'ı pohpohlamaktan bıkmayanlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi dün, dünde kaldı. Ama bugün, Diana Taurasi olayında yazılan, çizilen, konuşulan, yapılan onca şeyin içerisinde iki yüz elli gram halden anlarlık, biraz da karışık empati ve diplomasi bilmeyen kadroları "hemen" kulüpten uzaklaştırmalı Aziz Yıldırım. "Dün dündür, bugün bugündür" kafasıyla sadece kitlenin fitilini ateşlersiniz. Yaşadığınız memleketin tarihi de mi ders vermiyor size?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-5891583987950325585?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/5891583987950325585/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=5891583987950325585' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/5891583987950325585'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/5891583987950325585'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2011/01/taurasi-modafinil-daum-kokain-etik.html' title='Taurasi, Modafinil, Daum, Kokain, Etik Metik'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TShLWDHVGUI/AAAAAAAAFdI/abyNMz3wnYE/s72-c/20030515-1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-3491029114905138062</id><published>2011-01-07T21:50:00.000+02:00</published><updated>2011-01-07T21:50:28.362+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Fenerbahçe'yi İyi Bilmek...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSduRpoxqrI/AAAAAAAAFdE/Tz14-fzjD2Q/s1600/fenerbahce100.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="211" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSduRpoxqrI/AAAAAAAAFdE/Tz14-fzjD2Q/s320/fenerbahce100.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Milletimizin muazzam bir özelliği de akıl baliğ olur olmaz, her konuya dair fikir yürütebilmesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitle iletişim araçlarının yoğun olduğu günümüzde herkesin her şeyi bilme yüzdesi daha da arttı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selahattin Duman'ın&amp;nbsp;muhteşem&amp;nbsp;tespitiyle, "Milletimiz her şeyi en ince noktasına kadar bilir ama yaz bakalım bildiklerini desen, tek bir A4 sayfasını dolduracak cümle çıkmaz"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurmay subaydan daha kurmay, değme teknik adamdan daha antrenör bir ırkın&amp;nbsp;ahfadına mensup&amp;nbsp;olarak, Fenerbahçelilerin bu vaziyetten uzak durması beklenemezdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilhassa FBTV yayın hayatına başladıktan sonra, ajansı izleyen herkesin uzman kesilmesi şaşırtıcı olmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorsan, Fenerbahçe'de olan biteni bilmeyen kimseler yok. Ama ne zaman ki resmi söylemlerin dışında bir şey oluyor, işte o zaman apışıp kalıyor bu "Resmi Gazete" hayranları. Farklı bir şey diyenler ya rantçı, ya da QTM kaynaklı. Yağma var mı ağalar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklıma Kemal Tahir'in "Bozkırdaki Çekirdek" adlı kitabından bir bölüm geliyor bunları düşününce. Olduğu gibi arz edeyim; belki siz de benzer bir şeyler bulursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;------------------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük istasyonun akasyası altında kümelenmiş köylüler, trenin düdüğüyle davranmışlar, çıkınlarını savurarak koşmaya başlamışlardı. İki karışlık su arkını, yüksek korkuluklu geniş bir hendeği aşıyorlarmış gibi, var güçleriyle sıçrayıp geçiyorlar, yapıyı dönerken hızlarını ayarlayamadıkları için, tökezleyip harmanlıyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tulumbada avcuyla su içen köylü doğruldu, tren düdüğüyle ilgilenmemiş olmalı ki, arkadaşlarının koştuğunu görünce, hemen arkalarından atıldı. Dört beş adım gitti gitmedi, kollarını havada çevirerek durmaya çabaladı. Ağacın altında bıraktığı torbasını alıp yetişemeyeceğini anlayınca dizlerini yumruklayarak çırpındı, torbayı, bir an gözden çıkaracak oldu, yapamadı, umutsuz bir atılışla koşup kaptı, savrularak döndü. "Kara tren" durmadan geçince elini yanağına kapatarak şaşakaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yol açılmıştı ama, Nuri Çevik kendini dalgınlıktan kurtararamıştı. Kara gözlerini kırpıştırarak köylülere bakıyor, elinin içiyle hafif hafif direksiyona vuruyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başeğitmen Cemal Avşar, omzuna dokundu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Hadisene!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Dalmışım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cip hırıldadı, sardıldı, teneke gümbürtüleriyle demiryolunu aştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Susa, yeşil tarlaların arasından dümdüz geçip tepenin doruğunda mavi gökyüzüne dayanıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Gurbetçi değiller miydi, onlar Nuri Bey?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dimdik ileriye bakan Nuri Çevik hiç duraklamadan karşılık verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Hayır, yedek asker...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Nerden bildiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Yorgan yoktu hiçbirinde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Öyle ya... Emine Güleç biraz düşünük suratını büsbütün astı. "Neden çıkaramadım bu kadarcık şeyi kendi kendime?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Durun bakalım... Daha beş saat bile olmadı Anadolu'ya, siz ayak basalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Anadolu değil mi Ankara?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Yaşadığınız yere bağlı... İstanbul'dan geldiniz, Yenişehir'e yerleştiniz. Girdiniz kolayca Gazi Terbiye'ye... Sinemalar, tiyatrolar... Her sabah gelsin gazete... Radyo dinleyin; pikapta klasikleri çalın! Sosyetede danslı çaylar... Biraz şiir, biraz sosyolojik tartışma... Birkaç iri sözle memleketin en çapraşık meselelerini çözüvermek... Sonra, vicdan rahatlığıyla derin uyku... Tez konusu ararken bir "Esdüdü deneyi" çıksın önünüze... "Hele bakalım, neyin nesiymiş" diye, alın bir öğretmen yardımcılığı, müteahhit beybabanın özel arabasından inip İlköğretim Genel Müdürlüğü'nün binin külüstür cipine... Beş saat sonra da, Anadolu'nun taşını toprağını, insanını hayvanını tanıyın! Yağma var mı?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-3491029114905138062?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/3491029114905138062/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=3491029114905138062' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3491029114905138062'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3491029114905138062'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2011/01/fenerbahceyi-iyi-bilmek.html' title='Fenerbahçe&apos;yi İyi Bilmek...'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSduRpoxqrI/AAAAAAAAFdE/Tz14-fzjD2Q/s72-c/fenerbahce100.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-5814559063144305877</id><published>2011-01-07T19:45:00.005+02:00</published><updated>2011-01-07T19:49:01.529+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek Basketbol'/><title type='text'>Hem Efes Pilsen Kapansın Hem de Yasaklar Kalksın</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSdPbdOMNcI/AAAAAAAAFdA/kOo1YQoJFrQ/s1600/efes.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSdPbdOMNcI/AAAAAAAAFdA/kOo1YQoJFrQ/s320/efes.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Aklıma Zeki Alasya - Metin Akpınar'ın, Devekuşu Kabare'deki &lt;i&gt;"Geceler"&lt;/i&gt; oyunu ve rüya tabircisine giden Necmettin Erbakan sahnesi geliyor. Metin Akpınar'ın canlandırdığı hoca, rüyasını anlatırken&lt;i&gt; "Biz beraat ettik"&lt;/i&gt; deyip, duruyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beraat şanlı bir müessese... Bir daha geri dönüp, bakılmıyor. Ama ben yargıda herhangi bir suçun üzerinin &lt;i&gt;"Onlar yapmaz öyle şey" &lt;/i&gt;diye örtüldüğünü hatırlamıyorum. Aynı şekilde suçlu birine dair &lt;i&gt;"iyi hal"&lt;/i&gt; kavramını bilirim ama kız istemede kayınpedere damat tarif edilirmiş gibi, suçlu hakkında &lt;i&gt;"İçkisi kumarı yok. Evden işe, işten eve. Büyüklerine saygılı. Efendi mi efendi."&lt;/i&gt; denerek cezanın az olması için kulis yapıldığını anımsamam...&amp;nbsp;Lakin başka bir mecrada bunlar yaşandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efes Pilsen doping yaptı. Cümle alem izledi. Kimlerin neden konuşamadığını, ses çıkaran bazılarının da neden&amp;nbsp;olaya&amp;nbsp;yüksek perdeden dalmadığını, aylar önce &lt;a href="http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/05/efes-pilsen-kapansn.html"&gt;şurada&lt;/a&gt; yazmıştık. Ekmek parası (?) ne yaparsın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünlerde çıkan yasa yüzünden, Efes Pilsen'e dair mağduriyet şarkıları bir kez daha terennüm edilmeye başlandı. Özünde yasaklara karşı olduğu için haklı bir mücadele ama kurtarılmak istenen özne yanlış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;i&gt;"Basketbolu Türkiye'ye Efes Pilsen getirdi"&lt;/i&gt; safsatasına inanan kocaman kitleyi bir kenara bırakalım. Onların gözünü Koraç Kupası bürümüş. Müesseseleri, memlekette spor tam kesilecekken, gökten inen bir melek sanıyorlar.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Basketbol camiasına ve Efes Pilsen'deki isimlere yakınlıklarından ötürü düşündüğünü söyleyemeyenleri de boş verin. Eş dost hatırına erdemleri bir kenara bırakanlardan kimseye hayır gelmez.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Spor kulübü taraftarı olduğunu söyleyen, özellikle Fenerbahçeli olan ağabeylerime, kardeşlerime, herkeslere sesleniyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Unutmayın!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Efes Pilsen, &lt;i&gt;"özellikle son yıllardaki icraatları itibariyle"&lt;/i&gt; bu ülkede bir takım erdemlerinden bahsedilecek son kulüplerden bir tanesidir. Türk basketboluna tesis anlamında tek bir çivi çakmaması, kulüp takımlarının taraftarına reva gördüğü basketbolu sevdirme (!) hamleleri ve son olarak Federasyon Başkanı'nın bile itiraf ettiği organize doping skandalı ile yüz karasıdır!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alelade bir Fenerbahçeli olarak sürece ve Efes Pilsen'e dair dileklerim, yasakçı zihniyetin memleketin her noktasından yok olması ve Efes Pilsen'in de bir spor kulübü olarak yaşantısına devam etme olanağının &lt;i&gt;"yaptığı doping temelli üçkağıtçılıklar yüzünden"&lt;/i&gt; ortadan kalkmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elbette bu kanun eşliğinde eski dosyalar açılmayacak. Ve elbette&amp;nbsp;&lt;i&gt;"sırf müskirat olduğu için kısıtlanmak istenen"&lt;/i&gt; bir markanın sonuna kadar arkasında duralım ama o markanın sapına kadar suçlu bir unsurundan "masumiyet ve mağduriyet idolü" yaratmayalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efes Pilsen kapansın!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-5814559063144305877?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/5814559063144305877/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=5814559063144305877' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/5814559063144305877'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/5814559063144305877'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2011/01/hem-efes-pilsen-kapansn-hem-de.html' title='Hem Efes Pilsen Kapansın Hem de Yasaklar Kalksın'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSdPbdOMNcI/AAAAAAAAFdA/kOo1YQoJFrQ/s72-c/efes.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-2850733531855546628</id><published>2011-01-07T12:20:00.000+02:00</published><updated>2011-01-07T12:20:11.436+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayan Basketbol'/><title type='text'>Diana Taurasi'nin Taburesine Tekme Atanlar</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSbiTjF2LpI/AAAAAAAAFc8/W14j4D3tFIQ/s1600/DTPT.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="248" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSbiTjF2LpI/AAAAAAAAFc8/W14j4D3tFIQ/s320/DTPT.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Belki ilk başta kendisi ama &lt;i&gt;"sadece"&lt;/i&gt; kendisi değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle&lt;i&gt; "Doping ve Fenerbahçe'nin Başına Gelenler"&lt;/i&gt; başlığı altında, yakın geçmişe bir dönelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Efes Pilsen'in doping hadisesiyle,&amp;nbsp;Aziz Yıldırım az mı uğraştı?"&lt;/i&gt; diyenler var. Güldürmeyin insanı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tuncay Özilhan, elinde Mehmet Durupınar'a yazdırttıkları &lt;i&gt;"Türkiye Basketbol Tarihi"&lt;/i&gt; kitabıyla kürsüye çıkıp &lt;i&gt;"Bunu biz yazdık. Fenerbahçe haddini bilsin"&lt;/i&gt; dediğinde sus pus olan, üstüne bir de sponsorluk anlaşması yenileyen kimdi? Sarı Çizmeli Mehmet Ağa mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demek ki Fenerbahçe'nin elinden &lt;i&gt;"doping marifetiyle"&lt;/i&gt; şampiyonluk çalan bir camia ile reklam anlaşması yapılabiliyormuş. Yarın bir gün Galatasaray, sağa sola reklam verebilecek duruma gelse, utanmadan onlarla da anlaşabilirmişiz, bu mantık gölgesinde?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem, ne oldu arkadaş Galatasaray'ın Cemal - Tufan "Transformers"ından mütevellit puan durumları? İnce ince bu ceza kıyılırken ve Sermet Erkin'ce yok edilirken kim çıktı konuştu? Taraftardan başka kimseye dokundu mu bu işler?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Bekleyin, görün"&lt;/i&gt; diyen kapı kulları var... 12 senedir hangi beklemenin sonunda gördük? 2006 ve 2010 yıllarında camia temelinden sarsılmışken ve delikanlı gibi taraftarının karşısına çıkmadan fellik fellik saklanan bir yöneticiler topluluğunun kriz yönetme konusundaki başarısızlığı ortadayken hâlâ daha &lt;i&gt;"Bekleyin"&lt;/i&gt; demek büyük öngörü ya da &lt;i&gt;"dil"&lt;/i&gt; istiyor herhalde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Taurasi sürecini iyi yöneten"&lt;/i&gt; yönetime dikiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sakat yalanları.&lt;br /&gt;İzin masalları.&lt;br /&gt;Sızdırma ile doping haberleri.&lt;br /&gt;Federasyona kükreme.&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Oyuncumuzun arkasındayız"&lt;/i&gt; mesajları.&lt;br /&gt;Sonuç kesinleşince sözleşme feshi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haa, sen kulüp olarak Kerem Gönlüm'e dünyayı dar etmişsindir de ben anlarım. Derim ki &lt;i&gt;"Hem milletin gırtlağına çöküyor, hem de kendisine gelince tavizsiz davranıyor"&lt;/i&gt; ama nerede? El âleme şapır şupur, bize yarabbi şükür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanların sunduğu çeşitli dayanak noktalarına yanıt olarak, &lt;i&gt;"Bekleyelim, görelim"&lt;/i&gt; demek, körü körüne biat etmektir. Ve önemli olan şu soruya cevap verilip, verilemediğidir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"En büyük rakibin final maçında doping yaparak kupayı senden çaldı. Nerede senin süreci iyi yöneten yönetimin? Hani nerede?"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben ip ucunu vereyim, siz gerisini getirin... Dağa kaçtı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim diğer mevzulara...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Fenerbahçe yönetimi elinden geleni yapıyor Galatasaraylı Federasyonlara karşı"&lt;/i&gt; lafları var tedavülde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duyan da Galatasaraylı Federasyonları göreve Selami Şahin getirdi sanacak. 12 yıldır görevde olan&lt;i&gt; "güçlü ve kurumsal"&lt;/i&gt; (!) Fenerbahçe yönetimi kendi adaylarını koyamıyor. Gidiyor, Galatasaraylıları destekliyor. Yetmiyor, onların her dediğine boyun eğiyor. Sonra kaçınılmaz olan zuhur edip, gelişmeler içine kaçmaya başlayınca bir veryansın. E kulislerde &lt;i&gt;"Biz seçtirdik"&lt;/i&gt; diye gezmeyi biliyorsunuz, o nasıl olacak?&amp;nbsp;Zamanında, her fırsatta Fenerbahçe'ye Allah - Kitap küfreden Haluk Ulusoy'a &lt;i&gt;"Bir Gün Herkes Fenerbahçeli Olacak"&lt;/i&gt; şapkasını taktırıp, tesislerde poz verdiren de Aziz Yıldırım değil, Rıza Silahlıpoda imiş zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kulübe çağ atlatacak projeler... Projeler biraz durulsun da az huzur gelsin onların yerine camiaya, olmaz mı? Huzur var, diyecek olanın alnı karışlanmaya hazır bekliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ligde her sene şampiyonluk... Hangi lig o? Hilafsız her lig mi? O liglere elimizden çalınan 2006 - 2010 futbol ve Efes'in dopingli şampiyonluğu dahil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa Şampiyonluğu'na oynayan takım... Maddi imkanlar &lt;i&gt;"dedikleri kadar"&lt;/i&gt; yüksekse elbette kuracaklar. Asli görevleri lütuf gibi göstermek neden? Hem biz kurumsallaşmamış mıydık? Kişi hakimiyetinden, grup tahakkümünden kurtulmamış mıydık? Ne oldu şimdi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yönetimin yanlışları var mı? Var. Bunları&lt;i&gt; "Ama şu doğrular da var..."&lt;/i&gt; cümlesinin arkasına sığınarak söylemenin, &lt;i&gt;"En iyi olma iddiasındaki bir yönetimin 'zaten ve lütfen' yapması gerekenleri lüzumsuzca yüceltmek"&lt;/i&gt; olduğunu kestirebilen insanlar olarak bunları elbette eleştireceğiz. Tebaa kafasıyla yaşayıp, hayatı temenna ederek geçirmekten kat kat iyidir bu. Yönetici görünce kendini kaybetmekten ya da yönetici kelamını Allah kelamı saymaktan kat kat evladır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Yönetimin bu süreçte hatası ne olmuş"&lt;/i&gt; diye tekrar tekrar sormak ise, sarmalı başa sarmak demektir. Yönetimin en büyük hatası, getirdiği dünya yıldızlarına, kifayetsiz muhterisleri jandarma yapması ya da yapılmasına göz yummasıdır. Fenerbahçe taraftarının % 90'ı bir yönetici gördüğü zaman, onun &lt;i&gt;"masum"&lt;/i&gt; olduğunu sanıyor. İsterse hiç tanımasın, bilmesin, &lt;i&gt;"Yönetim Kurulu'nda adı geçen insan"&lt;/i&gt; görmek, onun &lt;i&gt;"ideal insan - yönetici"&lt;/i&gt; olduğunu anlamakla (!) eş anlamlı. Aynı şekilde bu insanların atadığı kişiler için de durum bu.&amp;nbsp;Ne kafa ama!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok basit bir soru:&lt;br /&gt;Semih Özsoy ve Didem Akın, Diana Taurasi ve Penny Taylor özelinde, kadın basketbol şubesi için nasıl bir yararlılık göstermişlerdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle bir artı varsa açıklanması gerek. Yoksa, neden hala görevdeler? Yönetim sevdalıları bu işleri çok iyi biliyorlar ya, görüşlerini alalım. Ama lütfen cevabın içeriğinde &lt;i&gt;"Düzce Topuk Yaylası"&lt;/i&gt; olmasın. Lütfen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Yönetim Taurasi sakat diye bir açıklama yapmadı, sadece Ratgeber'e sorulduğunda biraz rahatsız dedi, bu da forumlarda geçti, taurasi gizli kalmasını rica etmişti sonuçta ne diyeceklerdi ki"&lt;/i&gt; şeklinde bir yönetim avukatlığımız var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Merd-i kıptî şecaatin arz ederken, sirkatin söyler" &lt;/i&gt;sözüne ne kadar da uygun. Taurasi rica etmiş de öyle olmuş da böyle olmuş... Sen doping yaptığı için kovduğun sporcunun ricasını yerine getireceksin ama 1 aya yakın süredir kıvranıp duran taraftarından iki gram bilgiyi sakınacaksın. Bu mu yönetim anlayışı? Ondan sonra bunu savunanlara &lt;i&gt;"Siz tebaa olmuşsunuz"&lt;/i&gt; deyince kızıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bin tane şey yazmışız. Argüman sunmuşuz. Şu şöyle, bu böyle demişiz. Sorular sormuşuz ama hiçbirisine cevap yok. Olamaz da. Anca &lt;i&gt;"Siz yönetime sallıyorsunuz"&lt;/i&gt;... Tamam, biz sallıyoruz diyelim. Yalan olan bir tane şeyi söylesenize o zaman. &lt;i&gt;"Şu olmadı"&lt;/i&gt; desenize? Hani?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neymiş, Taurasi'nin özel hayatına karışıldığı yalanmış da ispat gerekirmiş. Taurasi, Beyoğlu 13. Noter'ine gidip evrak mı düzenletecekti? İsteyen inanır, isteyen inanmaz. Biz sanal ortamda &lt;i&gt;"Ann Wauters lezbiyense, nasıl hamile kalmış. Saçmalamayın yahu"&lt;/i&gt; deyip, gerçeği öğrenince &lt;i&gt;"Aaaa"&lt;/i&gt;lara bürünenleri de gördük. Böyleleri de zamanı gelince öğrenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim bir kısım taraftar hakikaten çok kurnaz. Kurumsallık sayesinde kafalarında kırk tilki geziyor ama İsmet Paşa'nınkiler gibi değil, bunlarda kuyruklar birbirine dolaşık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk zamanlarda &lt;i&gt;"Taurasi meselesinde başka sıkıntılar var"&lt;/i&gt; denirken, &lt;i&gt;"Sakat"&lt;/i&gt; kelimesi en büyük dayanaklardan biriydi tebaa kafasındaki taraftarlarda. &lt;i&gt;"Hoca sakat dedi ki ehe ehe salaklar işte"&lt;/i&gt; diye ortada gezinen tipler vardı. Aynı tipler, çekilmiş bir fotoğrafı &lt;i&gt;"İşte Fenerbahçe'de Saadet Günleri"&lt;/i&gt; cümlesiyle ispat namına sunuyorlardı. Şimdi &lt;i&gt;"Sakat"&lt;/i&gt; kelimesi tu kaka oldu. Bir algı sadece beyanat verilerek oluşturulmaz. Sessizlik de bir kitle iletişim yöntemidir. Kelime etmezsin ki kitle diğer resmi kaynakların gayri resmi söylediklerine inansın.&amp;nbsp;Ama mesele değil. Bilmeyene öğretmek lazım. Tabii her zaman &lt;i&gt;"Armut piş, ağzıma düş" &lt;/i&gt;olmaz. Arada yazılan çizilene cevap da alabilmek lazım ama nerede o bilgi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahi yine aklıma geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"En büyük rakibin final maçında doping yaparak kupayı senden çaldı. Nerede senin süreci iyi yöneten yönetimin? Hani nerede?"&lt;/i&gt; diye bir soru vardı. Onun cevabı ne oldu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun lafın kısası...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;1.&lt;/b&gt; Bu yönetimin sadece kendi evlatlarına dişi geçer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;2.&lt;/b&gt; Bu dünyada &lt;i&gt;"Kim Kriz Anlarını İyi Yönetir"&lt;/i&gt; sorusunun son cevabı &lt;i&gt;"Mevcut Fenerbahçe Yönetimi"&lt;/i&gt;dir. Aksini iddia eden, Alice'in koluna girsin, beyaz tavşanı birlikte kovalasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kulüpçüyüz, taraftarız ama boynumuza tasma geçirmek isteyenlerin de karşısındayız. Bu ister yönetici olsun, ister yöneticinin dümen suyundaki taraftar grupları. İnsanlığın gereği bağımsızlık ve doğru bildiğini söyleyip, tartışmaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-2850733531855546628?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/2850733531855546628/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=2850733531855546628' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/2850733531855546628'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/2850733531855546628'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2011/01/diana-taurasinin-taburesine-tekme.html' title='Diana Taurasi&apos;nin Taburesine Tekme Atanlar'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TSbiTjF2LpI/AAAAAAAAFc8/W14j4D3tFIQ/s72-c/DTPT.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-3686405109868060590</id><published>2010-12-29T01:18:00.000+02:00</published><updated>2010-12-29T01:18:34.165+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>İnsan Doğmak, Kadın Ölmek</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRpmsh66XXI/AAAAAAAAFcg/8S8z1eMSt7Q/s1600/aysepasali.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="216" src="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRpmsh66XXI/AAAAAAAAFcg/8S8z1eMSt7Q/s320/aysepasali.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de bundan kolayı yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Din yasak eder. Kanun yasak eder. Örf yasak eder. Muaşeret yasak eder. Ama yine de kısmetine pembe kimlik düşenler Türkiye'de daha kolay ölürler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kız kardeşiniz vardır. Ne yapsın kızcağız, gönül bu; hem Langa'da badem mütehassısı değildir a, gider hıyarın birine kapılır. Neyin ne olduğunu anlayana kadar zaman geçer. Sonunda o üzülür, siz onunla üzülürsünüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızınız olsa ha keza öyle. Ki kız babası dedin mi sevinci meydan savaşı kazanan komutana, üzüntüsü askerken kurşuna dizilmeye değil de asılmaya bedel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evli ve çocuksuz hallerde eş durumları korkutur. İşinde, gücünde, yolunda gidip gelirken kötü bir şeylere rast gelmesin diye bin bir kere bin bir dua edersiniz. Sakınılan göze batan küçücük çöpe bile kahrolursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annenizin fotoğrafları genç kalırken kendisi yaşlanıyordur. Babadan korkup "Anne" diye ağlama yaşları geçen asırda kalmıştır ama sevgisi eskidikçe değerlenir. Hep tetikte yaşarsınız, "Aman" diye nezlesinden bile nem kaparak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birisinin kız kardeşi, kızı, karısı ya da annesi ölür. Emri hak ile yatağında değil de manyağın tekinin eliyle sokakta...&amp;nbsp;Fotoğraftaki Ayşe Paşalı gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Detaylar &lt;b&gt;&lt;a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25164203/"&gt;burada&lt;/a&gt;&lt;/b&gt; var. Arzu eden, midesi kasılmayan okusun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu cinayetin ardından ne memleketin cinnet hallerinden konuşacağım ne de yerine Oz Büyücüsü'ndeki korkak korkuluğu koysan bir şey fark etmeyecek "Kadın ve Aileden Sorumlu ama Zihniyetten Sorunlu" vekil hanımefendiden. Benim aklıma takılan başka...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Türkiye'nin düşman işgalinden kurtuluşunda ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşma sürecinde kadının rolü" diye bir panel yapılsa, gitmeyen Nişantaşı ve Bağdat Caddesi hanımı kalmaz. Etiler ve diğer semtler de cabası. Birer küçük Türk bayrağı, bir gençten pop insanının Onuncu Yıl Marşı okuması, mini bir "Dünden Bugüne Türk Kadını" konsept defilesi, anlatılan bir kaç Atatürk hatırasında dökülen gözyaşı ve "Şahaneydi şekerim" akisleri... Sonrası? Ne sonrası? Daha ne olsun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Atatürk sevgisi de bambaşkadır bu hanımların. 10 Kasım'larda gözler Kızılırmak olur ama sorsan&amp;nbsp;"Hadi Atatürk'ü başkasına öğretmeyi geçtik. Kendin okuyor musun bari hayatı, yaptıkları ve yapmaya çabaladıkları hakkında bir şeyler?" diye; çoğundan "Ay yok.. Mustafa'yı izledim. Veda'yı izledim. Dersimiz Atatürk'ü izledim. Yeni dizi çıkarsa onu da izlerim" cevabı gelmezse ne olayım. Başkasına faydalı olmayı zul gören ama gösteriş için edinilen rozet ve ezber ideolojisi... Neyse...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O Türk kadınının yaşı küçük olanı köyde bir erkeğe baktı diye sandalyeye oturtulup, toprağa diri diri gömülmüş. Biraz daha büyüğü kasaba eşrafının aylarca tecavüzüne uğrayıp, çocuk yaşta hamile kalmış. Nihayet yetişkini şehrin göbeğinde güpegündüz bıçaklanarak öldürülmüş. Hiiiç... Hiçbiri merhume Ceyla Gölcüklü kadar üzmez; Eda Taşpınar'ın bikinisi kadar ilgilendirmez, bu hanım ablaları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aksi olsa, gazetelerde, dergilerde, sosyal medyada kendine yer tutmuş bu kadar kadın yazar mutlaka bir şekilde organize olup, dikilirdi bu olan bitenin karşısına. Köşelerine, bloglarına, bir tarafa minicik bir banner atarlardı mesela. Ya da her hafta bir kez "kadına şiddet" temalı yazarlardı. Nerede? Eşek suya gidecek de, sudan dönerken ölecek de, kıyıya vuracak da, ters dönecek de, maslahatı güneş görecek. Belki anca o zaman...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat bu ablalara baksan, "Bu futbol taraftarları bir felaket güzelim. Geçende Bağdat Caddesi'nde fön çektiriyorum. Dışarıda bir kıyamet. İnanılır şey değil. Resmen terör. Şikayet etmek lazım bunları" lafları ağızlarından düşmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durmak yok Türk kadını. At gözlüğüyle yola devam. Gidinin yarım porsiyon aydınları!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-3686405109868060590?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/3686405109868060590/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=3686405109868060590' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3686405109868060590'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3686405109868060590'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/insan-dogmak-kadn-olmek.html' title='İnsan Doğmak, Kadın Ölmek'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRpmsh66XXI/AAAAAAAAFcg/8S8z1eMSt7Q/s72-c/aysepasali.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-6583517741867825369</id><published>2010-12-28T23:59:00.000+02:00</published><updated>2010-12-28T23:59:11.939+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><title type='text'>İstanbul'da Ölü Bir Finli Kız (by Halit Çapın)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRpYP_sgHqI/AAAAAAAAFcc/SBlKIEPYC-0/s1600/halitcapin.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRpYP_sgHqI/AAAAAAAAFcc/SBlKIEPYC-0/s1600/halitcapin.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Bizim&lt;/b&gt; gazete geçenlerde &lt;b&gt;"dokuz sütuna manşet"&lt;/b&gt; idi yine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;"Ölümüne İçtiler"&lt;/b&gt; diye bir başlıkla... Finli bir kız... Daha henüz on sekizinde... Laleli'de bir otelde rakının üstüne, ispirtolama yapmış. &lt;b&gt;(Yafu hiç anlayabildiğim bir şey değil bu insanoğlunun içkiye düşkünlüğü... Eğer içmek ise, portakal suyu iç, kola iç, ayran iç, süt iç... Kendi hesabıma diyorum, ulan ayı su iç...)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18 yaşında bir kız. Rakı üzerine ispirto? Vav, vav, vavvv!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rakı içmek öyle kolay bir şey değil bir kerem... Adamda çok petko ister... Sonra rakinin kıskançlığını akıl baliğ kabul etmez... Rakı, kendisinin üstüne başka bir gül koklandığında yaman zalim olur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve dahi rakının üstüne ispirto götüren Finli bir kız, üstelik çok körpe...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana sorarsanız bu rakı denilen abı hayat suyunu, aslan sütünü, sadece iki milletin bazı kadınları içebilir. Türk ve Rum güzelleri... &lt;b&gt;(Hele bizde öyle vardakosta kadınlar tanıdım ki, tanırım ki, rakı masasında en kral delikanlıyı perişan ve salya sümük etmecesine göçürürler şişeleri... Hiç tık bile etmeden.)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçki içmek bir sanat... Ama rakıyı içebilmek büyük sanat... O yüzden bizim ülkede rakı içmeden pek sanat yapılabilemez... Rakısız sanat yapanlara hiç kulak asma... Hadi sanatı boşla diyelim, bu kentte kafayı bulmadan, sarhoşlamadan yaşamak her yiğidin harcı değil...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acep o Finli kız, İstanbul'un hallarını görünce mi önce rakıya sonra ispirtoya vurdu kendini? Neden olmasın? &lt;b&gt;"Ula bu ne biçim İstanbul? Ört ki üstümü ölem"&lt;/b&gt; diyerek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanımca bu küre-i arz üzerinde iki millet var ki bizi sever... Bunlardan biri Macarlar, diğeri Finliler... Belki de çok geçmişe dayanan bir kan bağı... Ortak kullandığımız bazı kelimeler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Finliler, benim baktığım, gördüğüm kadarıyla yiğit kişiler, ama ağızlarına içmeyi pek beceremiyorlar... Alın size başımdan geçen bir anlatı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Delibozuk devirlerimdi &lt;b&gt;(sankim şimdi evliyayız)&lt;/b&gt;. Çektim gittim Finlandiya'ya... Ula kel alaka? &lt;b&gt;Beyaz Zambaklar ülkesine&lt;/b&gt; takılmak mı geldi aklıma? Olasıdır... Helsinki'ye çömdüm... Bavulumda on tane don, iki baba şişe rakı... Biraz da pejmürdelik... Mevsimlerden yaz... Dört bir yan yirmi dört saat hep gündüz... İt gibi dolanıyorum bir İstanbul gecesi yakalamak için ama ıhhh... O geceler, sadece İstanbul'da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geceye diyemiyorum, saatlerin bir geç vakitlere vurduğu zamanlar... Parti gibi bir şey.... Orada yazıldığım kız tutturdu &lt;b&gt;"ille gidelim..."&lt;/b&gt; Ne bok yiyeyim, elim mecbur... Rakılardan birini bavuldan çıkardım. Öpüp okşadım... &lt;b&gt;"Seni başkalarına içirteceğim, affet beni"&lt;/b&gt; diyerek özürler diledim... Gittik davete... Türküz, namımız var ya evelallah... Bana bi deve tosladı... Nahh vallah iki metre boyunda bir hayvan... Rakı koltuğumun altında... Tanıştırdım ikisini... Hayvanat bahçesi kılıklı herif, rakıyı sek içmeye kalkıştı... Ben, &lt;b&gt;billurlarımla &lt;/b&gt;gülüyorum, açıklı filmin sonunu bekleyerekten... İki yudum aldı, bi &lt;b&gt;"ohh"&lt;/b&gt; çekti ve aferin pıravo!.. İkinci iki yudumda&lt;b&gt; "ohh"&lt;/b&gt; oldu &lt;b&gt;"ahh!.."&lt;/b&gt; Şişenin dibini bulmaya çalışırken sağ gözü gitti sol gözüne girdi... Ayakta jimnastiğe soyunup burgu harekâtına girişti... Yere çömdü. Tek göz bakakaldı. Say ki geberdi deyyus...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İddiamdır... Bilmeyenler uğraşmasın rakı ile... Yoksa ateş dansı yaptırır. Adamın, kadının, kralının, feriştahının kıçını önüne düşürür: &lt;b&gt;"Vay anamm! Bu kaç kuvvetinde bir deprem"&lt;/b&gt; dedirterekten...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O gök gözlü, bebek yüzlü Finli kız... Hem İstanbul'u, hem rakıyı, hem ispirtoyu kaldıramadı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzüldüm ki bilemezsiniz... Ne diyeyim? Hadi Ömer Hayyan desin en iyisi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Öldümse, şaraptan karınız son suyumu talkında kadehten açınız her konuyu mahşer günü, dostlar beni bulmak mı diler, alsınlar, o meyhane tozundan kokumu"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, Geneva, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 16px;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #351c75;"&gt;Halit Çapın - 15 Şubat 1993&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, Geneva, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 16px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #351c75;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, Geneva, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 16px;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #351c75;"&gt;(Ben Sana Küskünüm İstanbul - s. 95)&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-6583517741867825369?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/6583517741867825369/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=6583517741867825369' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/6583517741867825369'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/6583517741867825369'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/istanbulda-olu-bir-finli-kz-by-halit.html' title='İstanbul&apos;da Ölü Bir Finli Kız (by Halit Çapın)'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRpYP_sgHqI/AAAAAAAAFcc/SBlKIEPYC-0/s72-c/halitcapin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-912205961534923201</id><published>2010-12-28T22:58:00.000+02:00</published><updated>2010-12-28T22:58:03.148+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Moskova'/><title type='text'>Barış Size Minnettar</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRpD93eXIRI/AAAAAAAAFcY/242mf_RlNTs/s1600/bsm.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="261" src="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRpD93eXIRI/AAAAAAAAFcY/242mf_RlNTs/s320/bsm.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yurt dışında çalışmak zor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yurt dışında &lt;i&gt;"yalnız"&lt;/i&gt; çalışmak daha zor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece bizim memleketin insanında mı böyle bilmiyorum ama ofise kapanıldığı zaman bir gıybet fırtınasıdır, bir klişe yağmasıdır alıp gidiyor. Ara sıra mesai coşkusu, iş olmadığı zamanlarda sosyal ağların klavye tıkırtısı, gün sonuna yakın da temcit pilavı gibi aynı muhabbetler. Sanki Moskova trafiği her gün konuşunca açılacak ya da şantiye yemekleri her gün &lt;i&gt;"kötü" &lt;/i&gt;olduğunu söyleyince Hogwarts'taymışız gibi değişecek sanıyorlar. Günde iki yüz kelime kullanabilen adamların iç buran devr-i daimiyle baş başasın. Çıldırmaya bire bir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunları "ne zor şartlarda çalışıyorum ve ne işler beceriyorum" demeye getirmek için yazmıyorum. Ne gurbetlerde, ne çalışanlar var; bizimkisi yanlarında devede kulak tüyü bile kalmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu cümleler iki güzel insana, iki kocaman teşekkür için peşrev.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Moskova'ya geldiğimden beri, kalabalık içinde yalnızlıktan ötürü, zaten hafif havadar olan kafayı iyice rüzgara kaptırmadıysam bu iki kardeşim sayesindedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar da yurtlarından dışarıda çalışıyorlar. Yukarıda bahsettiğim &lt;i&gt;"benden zor şartlar"&lt;/i&gt; onlar için geçerli. Allah'ın günü antrenman, bazen ardışık günlerde maçlar, uzun tren yolculukları, -40 derecede deplasmanlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi, bir süreliğine buralardan ayrılıp memlekete doğru uzanırken &lt;i&gt;"minnetimi"&lt;/i&gt; kendilerine bizzat iletmek isterdim ama yoklar, taa Rusya'nın bilmem neresinde maçtalar. Hiç değilse buradan iki kelime edeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gençler... Mükemmel birer ev sahibisiniz. Mükemmel birer insansınız. Mükemmel bir çiftsiniz. Bu sonuncuya &lt;i&gt;"Maşallah"&lt;/i&gt; deyip, tahtaya vuralım da Allah nazardan saklasın. Rusya'da geçirdiğim günlerden bana kalan en güzel şey misafirperverliğiniz oldu. Hiç geri ödeyemeyeceğim bir borç verdiniz bana. Ama elimden geleni yapacağımdan emin olabilirsiniz. Bizim memlekette bir yerden sonra dibine kadar geyiğe varmış bir laf vardır, "Vatan size minnettar" diye. Ben gayet ciddiyim; Barış size minnettar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Not : Yalnız insan Wii'de ilk defa karşılaştığı insana bir oyun, bir maç verir şevklensin diye. Buldunuz acemiyi; masa tenisi, tenis, eskrim, basketbol derken dur durak bilmeden, acımadan yendiniz. Çalışıp, geleceğim. Yenilsem de ezilmeyeceğim. Ezilir gibi olursam, olay çıkarım maçı yarıda bırakacağım.&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-912205961534923201?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/912205961534923201/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=912205961534923201' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/912205961534923201'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/912205961534923201'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/bars-size-minnettar.html' title='Barış Size Minnettar'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRpD93eXIRI/AAAAAAAAFcY/242mf_RlNTs/s72-c/bsm.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-8492286006208584732</id><published>2010-12-28T17:06:00.000+02:00</published><updated>2010-12-28T17:06:49.841+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>17 Yaş Üstü Şerefsizler ve Yitip Gidenler</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRn862iulrI/AAAAAAAAFcU/Cb4sPKAkvro/s1600/u17.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRn862iulrI/AAAAAAAAFcU/Cb4sPKAkvro/s320/u17.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de bir oyun oynanıyor; adı da 5149.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Henüz &lt;i&gt;"Bu oyuna herkes dahil edildi"&lt;/i&gt; diyecek kadar komplo teorisyenliğine sarmadım ama bir süre önceki Beşiktaş - Bursa maçında provası yapılan vaziyetin, geçtiğimiz gün de farklı bir taraftan sahneye konduğuna inanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu işlerle yakından ilgili bir çok insan, tribünü, dinamiklerini ve bunlara bağlı olarak &lt;i&gt;"karşı unsurları"&lt;/i&gt; az çok biliyor.&amp;nbsp;Beşiktaş - Bursa maçında olanların &lt;i&gt;"hafif yol verilen, göz yumulan"&lt;/i&gt; şeyler olduğunu da öyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otobüslerce adam deplasmana gelecek. Onları karşılamaya barlar dolusu adam hazırlanacak. Ama bi hikmet-i müteal, deplasmana gidilerken hangi noktalarda çiş molası verildiğini bile ezbere bilen ilgililerin bu konuda bir önlemi olmayacak. Yiyene afiyet olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben size, bugün itibariyle tanıdık gelecek &lt;i&gt;"based on a true story"&lt;/i&gt; bir şey anlatayım mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan 2 sene evvel, Fenerbahçe yıldız kız basketbol takımı Bayrampaşa'da deplasmana gidiyor. Orada Galatasaraylı bir sporcu velisinin organize ettiği bir kısım tayfa bizim oyunculara sarıyorlar. Ha hu derken bu maç geride kalıyor ve o arkadaşlar bir de Kadıköy çıkartması yapmaya karar veriyor. O dönem Kazakistan'da, şantiyede, bilgisayar başında rapor vermekten dibi düşen benim bile bundan anında haberim oluyor. Lakin aradan geçen onca süre zarfında kulüpten kimsenin haberi olmuyor (!) Caferağa günü gelip çatıyor. Olanlar malum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugüne gelecek olursak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe U17 takımı Florya'ya deplasmana gidiyor. Karşı taraf organize oluyor; pankartlarla ve &lt;i&gt;"aile olmadığı belli"&lt;/i&gt; bir tayfayla geliyor. Ama bizimkilerden kimsenin haberi olmuyor, kimsenin tuhafına gitmiyor, kimse &lt;i&gt;"Ne oluyor yahu"&lt;/i&gt; demiyor.  Hiç haberleri olmuyorsa rezalet. Haberleri oluyor da bir şey yapmıyorlarsa daha büyük rezalet.&amp;nbsp;Çünkü bu adamların bize karşı duyduğu hisler ortada. Bu hislerin bazılarının gözünü ne kadar döndürdüğü ortada. Dolasıyla ateşle barut yan yana geldiği zaman bunların yaşanacağı da ortada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe taraftarının % 99.99'u amatör branşlara iştirak etmeyip, sadece &lt;i&gt;"Aziz Yıldırım'ı övme"&lt;/i&gt; vesilesi olarak kullandığı için vaziyetlerden haberleri olmuyor ama bizim oyuncularımız çok fena durumlardan, çok küçük vesileler ile kurtuluyor. U17 maçının tek farkı o vesilelerin zuhur etmemesiydi. Bu sebepten, ben herkesten önce o çocukları oraya &lt;i&gt;"saldım çayıra, mevlam kayıra"&lt;/i&gt; kafasıyla gönderenlere kabahat buluyorum. Efendim &lt;i&gt;"Nereden haberleri olacaktı" &lt;/i&gt;da falandı fişmekandı. Bugün Fenerbahçe Spor Kulübü istediği takdirde, o maçın oynandığı saatte oradan geçecek kuşun bile istihbaratını yapar, emniyete kaydını aldırır; &lt;i&gt;"132 adet karga, 45 adet güvercin, 221 adet serçe"&lt;/i&gt; diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray'ın ihmali, emniyet kuvvetlerinin umursamazlığı, adli mercilerin yetersizliği... Bunların hepsi Fenerbahçe Kulübü'nün müdahalesiyle çözülecek işlerdir. Aksini söyleyenle bir asır tartışırım. Ama Fenerbahçe bu işlerin peşini bırakalı çok oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek muhterem sabık yöneticimiz Mahmut Uslu'nun memleketi Adana'da Fenerbahçe kadın basketbol takımının başına gelenleri hatırlar mısınız? Ceyhan takımının yöneticileri kazandıkları maçtan sonra Fenerbahçe'nin soyunma odasına girme terbiyesizliğini yapıp, üstüne üstlük kızlara&lt;i&gt; "Kestanenizi çizdik mi?" &lt;/i&gt;demişlerdi. Hediye olarak da yolda otobüsler taşlanmıştı. Ne oldu? Hiçbir şey. Hukuk işlemedi. Tribün işledi. İstanbul'daki Ceyhan maçı kana bulandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Camianın gözbebeği denen, Kraliçeler denen kadın basketbol takımı, Akatlar'da senelerce her maç neler yaşadı. Mahmut Uslu'nun manevi evlatlarından Remzi Dilli oyuncuların anasına, bacısına, yedi sülalesine edilen küfürler için kızlara &lt;i&gt;"Takmayın kafaya"&lt;/i&gt; derken, küfür edenlere elini göğsüne götürüp &lt;i&gt;"Eyvallah"&lt;/i&gt; çekerken ve kızlar bu yüzden hüngür hüngür ağlarken herhangi birisi çıkıp &lt;i&gt;"ne oluyor"&lt;/i&gt; dedi mi? Şükran Albayrak alnının ortasına yabancı madde yiyip kanlar içinde kaldı da ne oldu? Hiçbir şey. Hukuk işlemedi. Tribün işledi. Sonunda Caferağa'daki bir Beşiktaş maçında ortalık karıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray - Fenerbahçe erkek basketbol maçı vardı bir tane. Turgay Demirel, bizim bir yöneticimizi aramıştı da (ismini üçüncü kez yazmayayım şimdi. Gelmesin Beter Böcek gibi) &lt;i&gt;"Maça gelmesen iyi olur. Şimdi taraftarı tahrik etmenin lüzumu yok"&lt;/i&gt; demişti. Onun üzerine ilgili yönetici &lt;i&gt;"takımı yalnız bırakmak pahasına"&lt;/i&gt; maça iştirak etmemişti hani. Sonra olaylar çıkınca hakem sahayı boşaltma kararı almıştı da ancak teşrif etmişti beyefendi. Lakin sahadan çıkmak yerine, protokol tribününe geçen 1000 kadar Galatasaraylı için &lt;i&gt;"gık"&lt;/i&gt; bile diyememişti muhterem. Boynunu kısıp, oturmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hak aramak, hesap sormak falan deyince aklıma hep yukarıdaki örneklerin yanında, bu son anlattığım görüntü gelir. Bakarsa görmek zorunda kalacağı için &lt;i&gt;"bakmayan"&lt;/i&gt; bir idareci profili.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe voleybol takımı Katar'da Dünya Şampiyonası oynuyor. Kulüp Başkanı çorbacı açılışındaki haberleriyle önde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe takımının sporcuları sopa yiyor. KulüpBaşkanı Topuk Yaylası'nda Sinan Engin'i ve (buraya dikkat) Mehmet Ağar'ı ağırlama haberleriyle önde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tamam bunlar da olsun (mümkünse Sinan Engin ve Mehmet Ağar olmasın) ama bu camia sahipsiz olmadığını da bir haykırıversin. FBTV bir OHAL ilan etsin. Durmadan yayın yapılsın. Tüm yöneticiler gelsin. Olağanüstü bir toplantı yapılsın. Bir gövde gösterisi çıksın. Yok. Yok. Yok oğlu yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben büyüklerinden başka bir Fenerbahçe'yi dinlemiş, ona aşık olmuş birisi olarak, bu konuda emniyete ya da adli makamlara yüklenen bir şeyler yazamam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Can Kozanoğlu'nun &lt;i&gt;"Bu Maçı Alıcaz" &lt;/i&gt;kitabında anlatılan bir iki &lt;i&gt;"Fenerbahçe isteyince olur"&lt;/i&gt; meselinde koltukları kabarıp, ağlamaklı olan bendeniz oturup da &lt;i&gt;"Fenerbahçe istediği halde olmuyor"&lt;/i&gt; yazısı yazamaz. Çünkü bu aczimizi kabullenmek olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanlış anlaşılmasın,&lt;i&gt; "benim bildiğim"&lt;/i&gt; Fenerbahçe'nin bittiğini biliyorum ama kabul edemiyorum. Hayal dünyamda yaşıyorum. Onu yıkmayayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ha belki bu mevzunun peşi bırakılmayacak. Belki adli makamlar işin gereğini yapacak. Belki ibret olsun diye cezalar yağacak ama gönül istiyor ki &lt;i&gt;"sahaya lazer tutan kendi taraftarını"&lt;/i&gt; günlerce ihbar ve teşhir edip emniyete aldıran Fenerbahçe yönetimi, resmi iletişim kanallarında bu herifleri sokağa çıkamaz hale getirecek işler yapsın. Gönül istiyor ki &lt;i&gt;"Fenerbahçelinin kılına zarar verecek adamı pişman ederiz"&lt;/i&gt;i bu vesileyle sürekli hissedelim. Ama olmayacak. Bir süre sonra geçecek. Bunu bile bile neyi yazayım? Nasıl yazayım? Bitmiş bu iş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek biten yöneticiler de değil. Tribün de bitmiş. &lt;i&gt;"Gelsinler bize saldırsınlar"&lt;/i&gt; ya da &lt;i&gt;"Hesap soracağız"&lt;/i&gt; yazılarını acı bir tebessümle okuyorum. Bor'daki pazar kalktı. Niğde'deki de. Eşek yolda öldü. Bizim elimizde sürüklediğimiz kuru bir semer. Hayalimiz onu bize eşek gösteriyor. &lt;i&gt;"Öyleyse çektiğimiz ağırlık ne?"&lt;/i&gt; diyeceksiniz. &lt;i&gt;"Haşa huzurdan"&lt;/i&gt; o da kendi eşekliğimizin yükü. Koca tribünü bu hale koyarken ne ektiysek, bütün biçtiklerimiz&amp;nbsp;şimdi sırtımızda.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-8492286006208584732?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/8492286006208584732/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=8492286006208584732' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/8492286006208584732'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/8492286006208584732'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/17-yas-ustu-serefsizler-ve-yitip.html' title='17 Yaş Üstü Şerefsizler ve Yitip Gidenler'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRn862iulrI/AAAAAAAAFcU/Cb4sPKAkvro/s72-c/u17.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-6352061986218388178</id><published>2010-12-26T20:49:00.000+02:00</published><updated>2010-12-26T20:49:40.391+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Ölümüne Kankalar</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TReNQF7VCOI/AAAAAAAAFcM/Y7Ii2Wy6mxs/s1600/2010-12-26_C09G0437.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TReNQF7VCOI/AAAAAAAAFcM/Y7Ii2Wy6mxs/s320/2010-12-26_C09G0437.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Toopuk Anadolu'nun sen yüce bir yaylasısın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aziz Yıldırım - Mehmet Ağar - Sinan Engin. Allah muhabbetlerini arttırsın. Belki de kurumsallığın gereği budur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şey bir yana da ben en çok Hasan Ali Atasoy ve türevleri için üzülüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Devrim" falan deyip ortalığı ayağa kaldırırken ortaya sundukları "tu kaka" insanlar arasında bu yukarıdaki isimler de vardı. Şimdi "büyük devrimci"nin (!) yanında görüldüklerinde "Ne yaptık biz?" diyorlar mıdır? Sanmam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Devrimin selameti için gerekirse devrimcinin de karşısına dikiliriz" şarkıları vardı. Onu terennüm ediyorlardır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-6352061986218388178?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/6352061986218388178/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=6352061986218388178' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/6352061986218388178'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/6352061986218388178'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/olumune-kankalar.html' title='Ölümüne Kankalar'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TReNQF7VCOI/AAAAAAAAFcM/Y7Ii2Wy6mxs/s72-c/2010-12-26_C09G0437.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-1471377609210693088</id><published>2010-12-26T00:37:00.000+02:00</published><updated>2010-12-26T00:37:31.821+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Hakkımız Yeniyor ama Susuyoruz</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRZxR6DEb6I/AAAAAAAAFb4/hnDKYEilSlQ/s1600/12305166.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRZxR6DEb6I/AAAAAAAAFb4/hnDKYEilSlQ/s1600/12305166.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ben demiyorum. Haşa!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aziz Yıldırım diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Gerekirse Kulüpler Birliği rozetini kenara bırakır konuşuruz. Sporda kaos olmasın diye elimizden geldiğince, hakkımız yendiği halde konuşmuyoruz." &lt;/i&gt;buyurmuş kendisi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merak ediyordunuz, Fenerbahçe kulübünün haklarını neden kimse savunmuyor diye. İşte şimdi öğrendiniz. Dağılabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, dağılın lütfen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güle güle özgür insan.&lt;br /&gt;Hayırlı yolculuklar anam.&lt;br /&gt;Yürü lan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="256"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/ZMcfB4MlgMc?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/ZMcfB4MlgMc?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="320" height="256"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-1471377609210693088?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/1471377609210693088/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=1471377609210693088' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/1471377609210693088'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/1471377609210693088'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/hakkmz-yeniyor-ama-susuyoruz.html' title='Hakkımız Yeniyor ama Susuyoruz'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRZxR6DEb6I/AAAAAAAAFb4/hnDKYEilSlQ/s72-c/12305166.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-3339794847063728497</id><published>2010-12-25T15:08:00.003+02:00</published><updated>2010-12-25T15:09:55.154+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>İleri Demokrasilerde İçki İçenin Götüne Damga Vurulur</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXnwF9p0HI/AAAAAAAAFb0/hlgVckE1bxk/s1600/no-alcohol.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXnwF9p0HI/AAAAAAAAFb0/hlgVckE1bxk/s320/no-alcohol.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Haber ajanslara düşer düşmez yorum yapmak yanlış olabilir ama dayanamıyorum, zira haberin içerisinde &lt;i&gt;"yanlış anlaşılabilecek"&lt;/i&gt;&amp;nbsp;(!) bir durum olsa bile başımızdaki mebuslardan bir çoğunun yasakçı kafası malum olduğundan, bu hadisenin yaldır yaldır içlerinden geçtiğini tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnternetten içki satışını yasaklayan önerge, TBMM Plan Bütçe alt komisyonunda görüşülmüş. Görüşmeden sızan fantastik cümleler var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İktidar partisinin üyelerine;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;“İnternetten alkol satışının ne sakıncası var?”&lt;/i&gt; diye sorulmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap olarak;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;“18 yaşından küçükleri koruyoruz”&lt;/i&gt; demişler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu muhteremlere göre 0-18 yaş arası çocuklar internetten kredi kartıyla sipariş verip, eve alkol getireceklermiş. E güzel de bakkal var, çakkal var, şarküteri var, süpermarket var, hipermarket var, AVM'ler, var oğlu var. Hepsinde içki var. O nasıl olacak? 18 yaşından küçük her vatandaşın başına emniyet elemanı mı koyacaksınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine bu müstesna zevat, internete girerek içki satın alan insanların mahallenin tekel bayiinin 128 bit SSL korumalı web sitesini açıp 3 tane Tuborg Fıçı sipariş verdiğini sanıyor herhalde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlaşılan kendileri dayanamayıp, devamlı götürüyorlar. Bu kafanın başka izahı yok çünkü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oldu olacak komisyonun başında kim varsa ismini değiştirsin de "Murat Dördüncü" yapsın. Tarihe de hoş bir atıf olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Not :&lt;/b&gt; Başlıkta gayet ciddiyim. Süreç içerisinde bu noktaya gelmektense bir an evvel tatbik etmeye başlamak en güzeli. Bir ara içki içenlerin doğrudan giderilmesi nasıl olur diye düşündüm, lakin şimdilerde "Kara Ali" gibisini bulmak zor. O mesleğin erbabı kalmadı. Bunun yerine gözlere mil çektirilebilir. Komisyon bunu bir düşünsün.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-3339794847063728497?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/3339794847063728497/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=3339794847063728497' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3339794847063728497'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3339794847063728497'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/ileri-demokrasilerde-icki-icenin-gotune.html' title='İleri Demokrasilerde İçki İçenin Götüne Damga Vurulur'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXnwF9p0HI/AAAAAAAAFb0/hlgVckE1bxk/s72-c/no-alcohol.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-7109721208169882882</id><published>2010-12-25T12:03:00.000+02:00</published><updated>2010-12-25T12:03:39.822+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tenis'/><title type='text'>Dünden Bugüne Steffi Graf</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBGdoARwI/AAAAAAAAFbA/QHga1fIPgWk/s1600/tx_graf1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBGdoARwI/AAAAAAAAFbA/QHga1fIPgWk/s320/tx_graf1.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Önceleri, çocukluk kahramanlarımızdan Martina Navratilova'yı harcadığı için, sonrasında da hem bunun kini, hem de mazlumun yanındaki hallerimiz yüzünden kariyeri boyunca kanımızın ısınmadığı Steffi Graf'ın halleri... Bugünkünü biliyoruz.&amp;nbsp;İşte yukarıda.&amp;nbsp;Biz dünkülere bakalım. Onlar ise aşağıda. Buyurun efendim,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBSx6pegI/AAAAAAAAFbE/sZtrV31aGWM/s1600/000.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBSx6pegI/AAAAAAAAFbE/sZtrV31aGWM/s320/000.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBTVxbGqI/AAAAAAAAFbI/gifnD1AqDJ0/s1600/001.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBTVxbGqI/AAAAAAAAFbI/gifnD1AqDJ0/s320/001.jpg" width="208" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBT6r5RbI/AAAAAAAAFbM/ZHEWHW5PKkU/s1600/002.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBT6r5RbI/AAAAAAAAFbM/ZHEWHW5PKkU/s320/002.jpg" width="315" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBUTS53XI/AAAAAAAAFbQ/OUNCvh7x2k0/s1600/003.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBUTS53XI/AAAAAAAAFbQ/OUNCvh7x2k0/s320/003.jpg" width="309" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBU9PwJvI/AAAAAAAAFbU/iwuF28cKdEY/s1600/004.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBU9PwJvI/AAAAAAAAFbU/iwuF28cKdEY/s320/004.jpg" width="316" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBVbqallI/AAAAAAAAFbY/2zB9QW6xExg/s1600/005.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBVbqallI/AAAAAAAAFbY/2zB9QW6xExg/s320/005.jpg" width="211" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBWA4d-sI/AAAAAAAAFbc/pbLDSq3fvw8/s1600/006.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="241" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBWA4d-sI/AAAAAAAAFbc/pbLDSq3fvw8/s320/006.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBYPBeipI/AAAAAAAAFbg/x1Zb6ryv-uM/s1600/007.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="227" src="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBYPBeipI/AAAAAAAAFbg/x1Zb6ryv-uM/s320/007.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBYsPgskI/AAAAAAAAFbk/k40e_kys73o/s1600/008.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBYsPgskI/AAAAAAAAFbk/k40e_kys73o/s320/008.jpg" width="307" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBZGbYoAI/AAAAAAAAFbo/evIFU6b0OOc/s1600/009.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBZGbYoAI/AAAAAAAAFbo/evIFU6b0OOc/s320/009.jpg" width="317" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBZ38r_3I/AAAAAAAAFbs/Mw87djtneMQ/s1600/010.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="226" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBZ38r_3I/AAAAAAAAFbs/Mw87djtneMQ/s320/010.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBaXUKVVI/AAAAAAAAFbw/cuxKyfGykB8/s1600/011.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="223" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBaXUKVVI/AAAAAAAAFbw/cuxKyfGykB8/s320/011.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-7109721208169882882?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/7109721208169882882/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=7109721208169882882' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/7109721208169882882'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/7109721208169882882'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/dunden-bugune-steffi-graf.html' title='Dünden Bugüne Steffi Graf'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRXBGdoARwI/AAAAAAAAFbA/QHga1fIPgWk/s72-c/tx_graf1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-587076767055918639</id><published>2010-12-25T08:50:00.002+02:00</published><updated>2010-12-25T08:50:48.604+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>Yılbaşı Ağacı</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRWUCij-euI/AAAAAAAAFa4/RrQrAtmX1pw/s1600/P1000060.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRWUCij-euI/AAAAAAAAFa4/RrQrAtmX1pw/s400/P1000060.JPG" width="247" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Başka türlüsüyle işim olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlgililere yeni yılları kutlu olsun efendim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-587076767055918639?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/587076767055918639/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=587076767055918639' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/587076767055918639'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/587076767055918639'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/ylbas-agac.html' title='Yılbaşı Ağacı'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRWUCij-euI/AAAAAAAAFa4/RrQrAtmX1pw/s72-c/P1000060.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-8263072472893158796</id><published>2010-12-24T23:09:00.002+02:00</published><updated>2010-12-24T23:24:33.817+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tarih'/><title type='text'>Aziz Yıldırım : Fenerbahçe'nin Atatürk'ü</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRUL4a9swdI/AAAAAAAAFa0/t3VEiWPPS0U/s1600/ay.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="248" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRUL4a9swdI/AAAAAAAAFa0/t3VEiWPPS0U/s320/ay.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Kendisinin bile duymaktan hoşlanmadığı böyle bir şeyi, utanmadan, sıkılmadan söyleyebilenler var, Fenerbahçe camiasında. Şu aşağıdaki metni (varsa adı geçenlere dair siyasi ön yargılarınızdan sıyrılarak) bir okuyun; en ufak bir benzerlik görebiliyorsanız, gelin, hep beraber tartışalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-----------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birinci Dünya Harbi'nden sonraki sivil diktatörler iktidara geçince üniforma giymişler ve bir daha arkalarından bu üniformayı çıkarmamışlardır. Mustafa Kemal, İsmet Paşa ile beraber zaferden sonra üniformalarını çıkardılar ve bir iki askeri manevra müstesna, bir daha giymediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mustafa Kemal, yeni düzenin devletini ve toplumunu kurmak, yeni düzene aykırı bütün müesseseleri ve gelenekleri yıkmak, yerlerine yenilerini koymak davasında samimi, açık ve tereddütsüzdü. Birçok Türkçüler kendisi ile beraber idiler. Ancak bunlar bir şahsî ve keyfî otorite değil, Mustafa Kemal'in liderlik itibar ve nüfuzunu da içine alan bir meclis ve kanunlar otoritesi istiyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teşkilât-ı Esasiye Kanunu'nun tadillerinde Cumhurreisine veto ve fesih hakları verilmek meselesi tartışıldığı zaman, devrimin otoriter idaresini zarurî bulan ileri fikir arkadaşları dahi kendisine karşı koymuşlardır. Bunlar arasında Saracoğlu Şükrü ve rahmetli Mahmut Esat Bozkurt vardı. Mustafa Kemal, Meclis görüşmeleri sırasında, en çok kürsü nüfuzu kazanan bu iki genci bir akşam çağırdı, sabahlara kadar kendileri ile tartıştı ve sonunda bu yeni haklarla şahsi otoritesini kuvvetlendirmek iddiasından vazgeçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün nimetlerin ve mahrumiyetlerin kaynağı olan bir zamane hâkimi bunu yapmaz. &lt;b&gt;Mustafa Kemal emir kulları ile fikir yoldaşlarını birbirinden ayırmasını ve hangilerini nerede kullanacağını bilmeseydi, Atatürk olur mu idi?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Çankaya - Falih Rıfkı Atay&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-8263072472893158796?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/8263072472893158796/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=8263072472893158796' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/8263072472893158796'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/8263072472893158796'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/aziz-yldrm-fenerbahcenin-ataturku.html' title='Aziz Yıldırım : Fenerbahçe&apos;nin Atatürk&apos;ü'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRUL4a9swdI/AAAAAAAAFa0/t3VEiWPPS0U/s72-c/ay.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-2064582876097666068</id><published>2010-12-24T15:14:00.000+02:00</published><updated>2010-12-24T15:14:21.914+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek Basketbol'/><title type='text'>Mahmut, Görüyor musun Neler Oluyor?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRScU1Zq0AI/AAAAAAAAFas/fdkvyJr6Fow/s1600/el.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="234" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRScU1Zq0AI/AAAAAAAAFas/fdkvyJr6Fow/s320/el.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İyi oku he mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ha benim Mahmut'uma...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de &lt;i&gt;"Bu işler hemen değişmez. Sanki dedikleriniz olunca bir anda her şey farklı mı olacak sanıyorsunuz?"&amp;nbsp;&lt;/i&gt;diyenler vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hanimiş de hanimiş...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-2064582876097666068?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/2064582876097666068/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=2064582876097666068' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/2064582876097666068'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/2064582876097666068'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/mahmut-goruyor-musun-neler-oluyor.html' title='Mahmut, Görüyor musun Neler Oluyor?'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRScU1Zq0AI/AAAAAAAAFas/fdkvyJr6Fow/s72-c/el.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-1128714483277965204</id><published>2010-12-24T09:15:00.001+02:00</published><updated>2010-12-24T09:17:22.945+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayan Basketbol'/><title type='text'>Didem Akın Üçlemesi Ep.3 : Mahmut Uslu Artıklarının Sonu</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRRHIVv9nVI/AAAAAAAAFaU/gZqTovuGTc0/s1600/2008-08-25_didemakin446.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRRHIVv9nVI/AAAAAAAAFaU/gZqTovuGTc0/s320/2008-08-25_didemakin446.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Diana Taurasi'ye dair yazılardan birinde şunları demiştik:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Muhtar Sencer ve Cem Atabeyoğlu gibi idealist Fenerbahçelilerin kurduğu Fenerbahçe Basketbol Şubesi'nin tarihsel süreç içerisinde bir sürü başarısız yönetici gördüğü kesin. Ancak Mahmut Uslu gibisini görmüş müdür, bilinmez. Aziz Yıldırım, sonunda verdiği zararı görüp, kendisini uzaklaştırdı ama kraldan fazla kralcı, nevi şahsına münhasır, her şeyi bilip, her şeye karışan, evlerden ırak sabık yöneticimiz Mahmut Uslu'yu ve onun zihniyetini temsil eden mesai arkadaşlarından bazıları hâlâ görevde."&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bunlardan birisi de Didem Akın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe'ye gelişi.&amp;nbsp;Nasıl geldi?&lt;br /&gt;Fenerbahçe'den bir kez gidişi.&amp;nbsp;Neden gitti?&lt;br /&gt;Fenerbahçe'ye tekrar gelişi.&amp;nbsp;Neden geldi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanıtı (bilinmesine rağmen) bir de resmi ağızlardan beklenen ama alınamayacak sorular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de bu işlerin  &lt;i&gt;"nidüğünü"&lt;/i&gt; ve &lt;i&gt;"nasılını"&lt;/i&gt; pek az insan bilir. Onların da &lt;i&gt;"yarısından biraz eksiği"&lt;/i&gt; korkudan, diğer &lt;i&gt;"yarısından biraz eksiği"&lt;/i&gt; işine gelmediğinden konuşmaz. Meydan bizim ve &lt;i&gt;"hür iradeyi"&lt;/i&gt; bize öğreten büyüklerimizin sorularıyla dolar taşar. Ta ki birisi seneler sonra çıkıp &lt;i&gt;"Şöyle şöyle olmuştu"&lt;/i&gt; diyene kadar. O zaman da bir kaç "Vay anasını" nidası duyulur ve zaman aşımından hoppaa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bu &lt;i&gt;"hoppa"&lt;/i&gt;nın önünde büyük bir engel var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin görüp görebileceği en önemli isimlerden bir tanesi, Diana Taurasi, zor bir süreçten geçiyor. Fenerbahçe'de bu transferin ardından esen bayram havası, kadın basketbol şubesinin olanca beceriksizliği yüzünden yerini kafa karışıklığına bıraktı. Taurasi büyük olasılıkla ceza alacak. Almayacak olsa bile, bir "idareci zaafiyeti"nin süreci buraya sürüklediği gerçeği, ortada duruyor. Bedel ödeyen sadece Taurasi ve hayal kırıklığına uğrayan taraftarlar olmamalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mahmut Uslu'nun ve onun getirdiği&lt;i&gt; "içten pazarlıklı"&lt;/i&gt; yönetim anlayışının kılıç artıkları bu kulüpten ebediyen temizlenmeli. Aziz Yıldırım'ın Fenerbahçe'ye en büyük hizmetlerinden bir tanesi bu olacaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-1128714483277965204?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/1128714483277965204/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=1128714483277965204' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/1128714483277965204'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/1128714483277965204'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/didem-akn-uclemesi-ep3-mahmut-uslu.html' title='Didem Akın Üçlemesi Ep.3 : Mahmut Uslu Artıklarının Sonu'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRRHIVv9nVI/AAAAAAAAFaU/gZqTovuGTc0/s72-c/2008-08-25_didemakin446.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-7412132798443993830</id><published>2010-12-24T08:35:00.000+02:00</published><updated>2010-12-24T08:35:13.945+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayan Basketbol'/><title type='text'>Didem Akın Üçlemesi Ep.2 : Rastgele, Balık Var mı?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRQ2D5bJHnI/AAAAAAAAFaQ/O7HkC7qT6po/s1600/2010-12-06_gs9.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="211" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRQ2D5bJHnI/AAAAAAAAFaQ/O7HkC7qT6po/s320/2010-12-06_gs9.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Yukarıdaki fotoğraf"&lt;/i&gt; kalıbıyla gitmeye devam...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kare, Fenerbahçe - Galatasaray genç kız basketbol maçında çekilmiş. &lt;b&gt;&lt;a href="http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/salon-sizi-cagrmyor-sizden-gelecek-hayr.html"&gt;Şu yazıda&lt;/a&gt;&lt;/b&gt; konu etmiştik. &amp;nbsp;Ve demiştik ki:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Diana Taurasi ve Penny Taylor maça gelmişler. A takımının hocası Ratgeber de yanlarında. Muhtemelen değil, kesinlikle birlikte çalıştıkları tesislerde böyle bir maçın varlığını kızlardan ve genç takım müsabakalarını takip eden Ratgeber'den öğrenip, Caferağa'da izlemeye karar vermişler.&amp;nbsp;Ortada bir yönetici organizasyonu falan yok. Tamamen biri Amerikalı, diğeri Avusturalyalı olan iki Dünya yıldızının ve Macar hocalarının fikri. Kadraja giren diğer personel, "Bunların gittiğine biz gitmezsek ayıp olur" kontenjanından orada."&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Didem Akın'ın görev tanımında &lt;i&gt;"Fenerbahçe Bayan Basketbol A Takım Menajeri"&lt;/i&gt; yazıyor. Bunun açılımı nedir, bilinmez ama herhalde iç tüzükte engelleyici bir hüküm var; zira kendisinin daha önce bir altyapı maçına gittiği nadiren görülmüş. &lt;i&gt;"Hiç görülmemiş"&lt;/i&gt; demiyorum çünkü Allah'ı var şimdi; A takım maçlarından sonra altyapı müsabakası varsa,&amp;nbsp;lütfedip&amp;nbsp;bir 5 - 6 dakika kalıyor. Zaten bu resimde de skorborda doğru &lt;i&gt;"Ne işim var lan burada benim? Bitse de gitsem"&lt;/i&gt; bakışı canlı yakalanmış, görüyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A Takım Menajeri olunca, altyapıdaki kızların moral motivasyonundan sorumlu olunmuyor herhalde. Zaten bu Wnba oyuncuları / idarecileri falan da hep geri zekalı insanlar. Bok varmış gibi her fırsatta genç oyuncularla ilgileniyorlar falan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"İyi de altyapı çok mühim hadise. Gün gelecek oradan oyuncular çıkacak, A takımda oynayacaklar. Öz kaynak düzeni işleyecek. Bu kızlarla A takım menajeri de ara sıra ilgilenmezse Sarı Çizmeli Mehmet Ağa mı kovalayacak bu işleri"&lt;/i&gt; mi dediniz? Çok anarşik cümleler bunlar. Didem Akın'ın çocuklara Fenerbahçelilik aşılayacak zamanı mı var? İşleri başından aşkın. Hoş, meşgul (!) olmasa bile, kendi bilmediği şeyi nasıl aşılayacak o da ayrı ya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Makara bir yana... A Takım Menajeri ne iş yapar? En basitinden oyuncuların kendi aralarında ve dışarıya karşı olan ilişkilerinin yardımcısıdır. Bir kuple de halkla ilişkiler sorumlusu. Kendisinin ilk mevzudaki başarısı (!) iki senedir yaşanan Haydar Kemal Ateş ve Diana Taurasi olaylarından malum.&lt;i&gt; "Ya ikincisinde durum ne"&lt;/i&gt; diye soracak olursanız, &lt;i&gt;"Ne siz sorun, ne ben söyleyeyim"&lt;/i&gt; derim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Didem Akın, &lt;i&gt;"Başkan istedi"&lt;/i&gt; gölgesinin altına saklanıp, kendi beceriksizliklerini ve üşengeçliklerini yalanların altına süpürenlerden birisi. Fenerbahçe'de bunlardan bir sürü var. Kendileri gibi herkesin Aziz Yıldırım'dan çok korkacağını ve ona yaklaşmaya cesaret edemeyeceğini sanıyorlar. Daha önce bu satırlarda defalarca anlattık ama fazla hatıra göz çıkarmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan bir kaç yıl önce, Fenerbahçe ve Beşiktaş takımları arasında lig finali oynanırken, &lt;i&gt;"Neden Avrupa yakasındaki maç saatlerinin bizim tarafa oranla daha uygun olduğunu"&lt;/i&gt; sormuş, cevap olarak &lt;i&gt;"Başkan öyle istiyor"&lt;/i&gt; cümlesini işitmiştik. Hemen akabinde maçta rastladığımız Aziz Yıldırım'a &lt;i&gt;"Böyle böyle diyorlar"&lt;/i&gt; dediğimizde, &lt;i&gt;"Ne münasebet. Benim hiç alakam yok"&lt;/i&gt; demişti. Bu enstantane, tarihe &lt;i&gt;"Didem Akın Yalanları - Varan 1"&lt;/i&gt; olarak geçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devam filminin,&amp;nbsp;&lt;i&gt;"Didem Akın Yalanları - Varan 2"&lt;/i&gt;nin&amp;nbsp;çekilmesi uzun sürmedi... Daha bu senenin başında, yine Beşiktaş ile oynanan bir hazırlık maçında yukarıdaki olaya paralel olarak yaşadıklarımıza &lt;b&gt;&lt;a href="http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/09/baskann-emri-var-taraftar-haric-herkes_30.html"&gt;şuradaki yazıdan&lt;/a&gt;&lt;/b&gt; ulaşmak mümkün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaldı ki bunlar en basit şeyler. Haberlerin revaçta kalıbı &lt;i&gt;"daha neler neler"&lt;/i&gt; var da yazmaya çizmeye gerek yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şener Şen'in &lt;i&gt;"Aşk Olsun"&lt;/i&gt; filminde bir &lt;i&gt;"at tarafından kaçırılma"&lt;/i&gt; sahnesi vardır. Beygirin üzerinde &lt;i&gt;"Ne halt edeceğiz"&lt;/i&gt; diye düşünerek turlarken derenin içinde, oltasıyla balığa çıkmış, sakin sakin duran bir vatandaşa rastlar. Kendisi telaşlı, balıkçı gamsızdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklıma o görüntü geliyor, yayıncı kuruluş kamerasından, farklı bir açıdan... Dereağzı'ndaki tesisin camından oltayı sallamış biri. Ezbere bildiği işler dışında etliye sütlüye karışmadan, kokmadan, bulaşmadan geçen günler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O vakit soralım kendisine:&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Rastgele Didem Akın. Balık Var mı?&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-7412132798443993830?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/7412132798443993830/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=7412132798443993830' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/7412132798443993830'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/7412132798443993830'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/didem-akn-uclemesi-ep2-rastgele-balk.html' title='Didem Akın Üçlemesi Ep.2 : Rastgele, Balık Var mı?'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRQ2D5bJHnI/AAAAAAAAFaQ/O7HkC7qT6po/s72-c/2010-12-06_gs9.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-374633730484263879</id><published>2010-12-24T07:50:00.004+02:00</published><updated>2010-12-24T07:52:51.110+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayan Basketbol'/><title type='text'>Didem Akın Üçlemesi Ep.1 : Sarı Kırmızı Bir Hayat</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRQxTwwuAbI/AAAAAAAAFaI/B5q4AJjexPI/s1600/yenilmez-armada2.jpeg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRQxTwwuAbI/AAAAAAAAFaI/B5q4AJjexPI/s1600/yenilmez-armada2.jpeg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Biz Fenerbahçeli değiliz ki..."&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem zamanında bu cümleyi sarf edip, hem de senelerce Fenerbahçe'de&lt;i&gt; "idari" &lt;/i&gt;bir görev alabilmek ne tuhaf şey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de Fenerbahçeli kıtlığına kıran girmiş gibi, Didem Akın'a Fenerbahçe'de görev teklif etmek daha da tuhaf ama en garibi bu cümleyi duyduktan sonra &lt;i&gt;"Görüşme burada bitmiştir"&lt;/i&gt; diyememek. Koskoca Fenerbahçe, &lt;i&gt;"İşinize gelirse"&lt;/i&gt; restine boyun eğiyor.&amp;nbsp;Ve sonrasında, Didem Akın Fenerbahçe'de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki fotoğraf, &lt;b&gt;&lt;a href="http://sarayinsultanlari.blogspot.com/"&gt;Sarayın Sultanları&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;'ndan... En sol üstte 32'de 32 göstererek gülen Didem Akın, Fenerbahçe'ye zamanında çok çektiren, bu satırların yazarını da 106-103'lük bir maçta üzüntüden bitiren&amp;nbsp;Galatasaray kadrosunun değişmezlerindendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne zaman ki Fenerbahçe kadın basketbola yatırım yapmaya başladı, &lt;i&gt;"Bastır parayı canının istediğini al"&lt;/i&gt; hareketi kapsamında Fenerbahçe'ye geldi.&amp;nbsp;&lt;i&gt;"Biz Fenerbahçeli değiliz "&lt;/i&gt; diyerek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii ki bu işin psikolojik boyutu... Kimisi diyebilir ki:&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Bize ne hangi takımı tuttuğundan. İşini yapıyor mu, ona bakarız biz"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne iş yaptığını ikinci bölümde irdelemeye çalışacağız ama gerçekten önemsiz mi &lt;i&gt;"sportif bir şube başındaki"&lt;/i&gt; bir kulüp personelinin hangi takımı tuttuğu? Teşbihte hata olmaz, sahada oynanan oyun bir savaştır. Siz hangi savaşta düşman ordusu komutanlarından birinin karşı tarafın karargahına, elini kolunu sallayarak girdiğini gördünüz? Madem öyle, yöneticiler de başkan da Galatasaray'dan olabilir. Olamaz mı? E hayatı sarı kırmızı, evindeki resim çerçeveleri bile sarı kırmızı Didem olmuş ya!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-374633730484263879?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/374633730484263879/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=374633730484263879' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/374633730484263879'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/374633730484263879'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/didem-akn-uclemesi-ep1-sar-krmz-bir.html' title='Didem Akın Üçlemesi Ep.1 : Sarı Kırmızı Bir Hayat'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRQxTwwuAbI/AAAAAAAAFaI/B5q4AJjexPI/s72-c/yenilmez-armada2.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-3797338513029427834</id><published>2010-12-23T01:15:00.000+02:00</published><updated>2010-12-23T01:15:29.335+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayan Voleybol'/><title type='text'>Sarı Melekler Gümrüğe Takıldı</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRKGFc07tgI/AAAAAAAAFaE/PJ7CnrIm1OA/s1600/2010-12-22_acibadem7.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="163" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRKGFc07tgI/AAAAAAAAFaE/PJ7CnrIm1OA/s320/2010-12-22_acibadem7.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe kadın voleybol takımı, Serdar Gürel'in lugatımıza kattığı tabir ile &lt;i&gt;"Sarı Melekler"&lt;/i&gt;, Dünya Şampiyonu oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'ye gelişte,&amp;nbsp;hava alanında 50 kişi tarafından karşılandılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakalım:&lt;br /&gt;25.000.000 / 50 = 500.000&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her 500.000 Fenerbahçeliden bir tanesi gelmiş. İstanbul dışı, yurt dışı, mücbir sebepler falan desek.. Kimi kandırıyoruz? Fenerbahçe voleybol takımının Katar'da kupa alması Fenerbahçelilerin %99.999'unun umurunda falan değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu önemli bir olay addetmeyenlere gerçekten büyük saygım var. Olabilir. Herkes voleybolu sevmek ya da o yönden gelen başarılara ehemmiyet vermek zorunda değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bir kitle var ki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani hep diyorum; bu memlekette Kurtuluş Savaşı yaşanırken facebook diye bir şey olsa&lt;i&gt; "Vatanı kurtarmak isteyen 250.000 kişi bulabilirim"&lt;/i&gt; diye grup açılır, Sivas Kongresi etkinlik olarak kaydedilirdi. Sonra gelsin &lt;i&gt;"Ömer oğlu Süleyman bunu beğendi"&lt;/i&gt;, gitsin &lt;i&gt;"Manastırlı Atıf Bey, bu kongreye katılacak"&lt;/i&gt; yazıları ve evlerde yatış. Öyle ki&lt;i&gt; "Tekâlif-i Milliye"&lt;/i&gt; bile Farmville başından kaldıramazdı bu insanları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse... Hadi taraftarın halleri bir yana...&amp;nbsp;Kulübe ne demeli?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takım yurda dönüyor. Hava alanında bir basın ordusu. O da ne? Kızlar &lt;i&gt;"Kusura bakmayın. Bizi zor durumda bırakmayın. Konuşamayız"&lt;/i&gt; diyorlar. Yasak varmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Breh breh breh...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kardeşim yönetime seçildiniz diye Fenerbahçe'nin sahibi mi oldunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tapu dairesinde bu kulübü manevi şahsiyetinizin üstüne mi yaptılar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ulusal televizyonlara söylenecek iki kelimenin nesini fazla görüyorsunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kart kurt, lisanslı ürün satmaya geldiği zaman her türlü duygusunu sömürmekten usanmadığınız taraftardan bu takımları apar topar kaçırmak neden?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neymiş, FBTV'de basın toplantısı yapılacakmış. Yapılsın. Fenerbahçe'nin büyüklüğünü birden fazla kez duyurmanın ne sakıncası var?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama hesap başka... Herkes biliyor da kimseler açık açık söyleyemiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortada gocunacak bir şey yok, biz söyleyelim. Daha doğrusu soralım. Şimdi bu rütbeyi omzuna takan&amp;nbsp;bu kupayı ellerinde kaldıran, yani içinde &lt;i&gt;"Dünya"&lt;/i&gt; kelimesi geçen bir organizasyonda futbol ya da basketbol takımları şampiyon olsa, hala Bağdat Caddesi'nde şenlik var mıydı? Cevap&lt;i&gt; "Evet"&lt;/i&gt; değil mi? Haaa. Peki şimdi neden yok? Efendim? Acıbadem mi? Müstakbel halef mi? Bir şekilde öne çıkan herkesin, yine bir şekilde üstünün çizilmesi mi? Yok canım daha neler!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bu mevzuda o tren çoktan kaçtı. Artık Fenerbahçe Acıbadem organizasyonu, Fenerbahçe tarihinde &lt;i&gt;"en yüksek koordinasyona sahip iş" &lt;/i&gt;olarak anılacak. Dolayısıyla artık olacakların önüne geçmek mümkün değil. Ama huylu da huyundan vazgeçmiyor işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Velhasıl ,deveye sormuşlar:&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Boynun neden eğri?" &lt;/i&gt;diye.&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Ulan koskoca Fenerbahçe orada ne halde duruyor, sen hâlâ daha benim derdimdesin a pezevenk"&lt;/i&gt; demiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapanış Zeki Müren'den gelsin. Artık kime geldiğini de siz bilin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="256" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/xVW59hvQPro?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/xVW59hvQPro?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="320" height="256"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-3797338513029427834?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/3797338513029427834/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=3797338513029427834' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3797338513029427834'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3797338513029427834'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/sar-melekler-gumruge-takld.html' title='Sarı Melekler Gümrüğe Takıldı'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRKGFc07tgI/AAAAAAAAFaE/PJ7CnrIm1OA/s72-c/2010-12-22_acibadem7.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-3530537088952135259</id><published>2010-12-21T21:30:00.001+02:00</published><updated>2010-12-21T21:31:41.568+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Resmi Site'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Çarşı'nın Aşığı Fenerbahçe.Org</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TREAh2Us87I/AAAAAAAAFaA/xWLgk7s0JCk/s1600/2010-12-21_acibadem017.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TREAh2Us87I/AAAAAAAAFaA/xWLgk7s0JCk/s1600/2010-12-21_acibadem017.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Böylesine mutlu bir günü zehir etmeye kimsenin gücü yetmez ama deniyorlar işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Futbol takımının &lt;i&gt;"Ulan ne yapsak da taraftarı kahrından kıvrandırsak"&lt;/i&gt; diye düşünmesine hepimiz alışığız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçi aynı şekilde resmi sitemizin de saçma sapan hallerine aşinayız ama bu nedir arkadaş?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efendim, tüm Türkiye bu şampiyonluğa sevinmiş de, gün birlik beraberlik günüymüş de falan fistan. Geçiniz! Fenerbahçe resmi sitesinde Çarşı ambleminin, bayrağının, bilmem nesinin ne işi var? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O amblemin arkasından tribünlere geçip oturanlar yıllardır basketbol - voleybol demeden kadın - erkek takımlarımıza her türlü pisliği yaptılar. Oyuncularımızın kafasına gelen yanan sigaranın, balgamın, bilumum yabancı maddenin haddi hesabı olmadığı gibi, ne anaları kaldı, ne bacıları, ne ölüleri, ne dirileri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birazdan kaldıracaklardır o fotoğrafı ama buradan emeği geçenlerin nasibine, Beşiktaşlıların bizim oyuncularımıza yaptıklarının aynısından düşmesini diliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsterseniz götürün evinize asın. İsterseniz alın kıçınıza sokun ama Fenerbahçe'nin resmi sitesine, Dünya Şampiyonluğu mutluluğuna bu rezilliği karıştırmayın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-3530537088952135259?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/3530537088952135259/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=3530537088952135259' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3530537088952135259'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3530537088952135259'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/carsnn-asg-fenerbahceorg.html' title='Çarşı&apos;nın Aşığı Fenerbahçe.Org'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TREAh2Us87I/AAAAAAAAFaA/xWLgk7s0JCk/s72-c/2010-12-21_acibadem017.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-4293151578190735239</id><published>2010-12-21T21:17:00.000+02:00</published><updated>2010-12-21T21:17:46.884+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayan Voleybol'/><title type='text'>Dünya Fenerbahçe Oldu</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRD8Nzi8uaI/AAAAAAAAFZ0/mFQ0qAxVPHk/s1600/2010-12-21_fbacibademm446.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRD8Nzi8uaI/AAAAAAAAFZ0/mFQ0qAxVPHk/s320/2010-12-21_fbacibademm446.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Söylenecek bir şey yok. Beste aşağıda. Güfteyi de siz zaten biliyorsunuz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şampiyon Fenerbahçem, ne istersen iste benden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="256"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/BlAPsQktPBg?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/BlAPsQktPBg?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="320" height="256"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-4293151578190735239?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/4293151578190735239/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=4293151578190735239' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4293151578190735239'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4293151578190735239'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/dunya-fenerbahce-oldu.html' title='Dünya Fenerbahçe Oldu'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRD8Nzi8uaI/AAAAAAAAFZ0/mFQ0qAxVPHk/s72-c/2010-12-21_fbacibademm446.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-6358438606664496243</id><published>2010-12-21T12:29:00.000+02:00</published><updated>2010-12-21T12:29:23.741+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayan Basketbol'/><title type='text'>Taurasi'nin Olmadığı Bir All Star</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRCBebRRqaI/AAAAAAAAFZw/4PFpfVkyBxo/s1600/dee-game-4.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRCBebRRqaI/AAAAAAAAFZw/4PFpfVkyBxo/s320/dee-game-4.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Türkiye Kadın Basketbolu'nda bir All Star organizasyonu düzenleniyor ve Diana Taurasi ismi yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani şampiyon olan takımın bir sonraki turnuvaya direk katılması gibi bir durum yoksa ve Taurasi gerçekten bu organizasyonda yer almayacaksa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç lafı uzatmaya gerek yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sokayım öyle All Star'a.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-6358438606664496243?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/6358438606664496243/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=6358438606664496243' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/6358438606664496243'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/6358438606664496243'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/taurasinin-olmadg-bir-all-star.html' title='Taurasi&apos;nin Olmadığı Bir All Star'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TRCBebRRqaI/AAAAAAAAFZw/4PFpfVkyBxo/s72-c/dee-game-4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-8465700148113586170</id><published>2010-12-20T14:50:00.000+02:00</published><updated>2010-12-20T14:50:32.343+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siir'/><title type='text'>Zabtiye Rûhuyla Hükûmet Sürenin... (Mehmet Akif Ersoy)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQ9QyVnQ5YI/AAAAAAAAFZs/jDhi--PHQCg/s1600/mehmetakif.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQ9QyVnQ5YI/AAAAAAAAFZs/jDhi--PHQCg/s320/mehmetakif.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Doğum günün kutlu olsun, Mehmet Akif...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-------------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana anlat bakayım şimdi : Şu bîçâre ocak,&lt;br /&gt;Zorbalar saltanatından ne zaman kurtulacak? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç bu mantıkla, a dîvâne, hükûmet mi yürür? &lt;br /&gt;Bir cemâ’at ki erenler işi yumrukla görür, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kafa bitmiş demek artık, çekiver kuyruğunu! &lt;br /&gt;Kuvvetin hakkı mıdır enselemek bulduğunu? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bize, Âsım, ne şunun yumruğu lâzım, ne bunun; &lt;br /&gt;Birinin pençesi ister yalınız: Kaanûnun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ver bütün kudreti kaanûna ki vahdet yürüsün... &lt;br /&gt;Yoksa millet değil ancak dağınık bir sürüsün... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Memleket zâten ayol baksana: Allak bullak, &lt;br /&gt;Sen de hissinle yürürsen batırırsın mutlak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Ya kuzum, zabtiye rûhuyla hükûmet sürenin, &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Yeri altındadır, üstünde değildir kürenin!&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-8465700148113586170?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/8465700148113586170/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=8465700148113586170' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/8465700148113586170'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/8465700148113586170'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/zabtiye-ruhuyla-hukumet-surenin-mehmet.html' title='Zabtiye Rûhuyla Hükûmet Sürenin... (Mehmet Akif Ersoy)'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQ9QyVnQ5YI/AAAAAAAAFZs/jDhi--PHQCg/s72-c/mehmetakif.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-991089058897546670</id><published>2010-12-20T10:53:00.000+02:00</published><updated>2010-12-20T10:53:52.239+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayan Voleybol'/><title type='text'>Katar'da Final ve Bayrak Kadın Eda Erdem</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQ8Ywv3w98I/AAAAAAAAFZo/WIWKmyg7mWg/s1600/sarimelekler.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQ8Ywv3w98I/AAAAAAAAFZo/WIWKmyg7mWg/s320/sarimelekler.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bu takıma finaller çok yakışıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Katar'da da bu yakışan elbiseyi üstlerine giydiler. Darısı kupanın başına...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe her alanda "bayrak" sporcu sıkıntısı çekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genç yaşında kadroya katılan Eda Erdem, camianın bu eksiğini giderecek en önemli oyunculardan birisidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onları yalnız bırakmayın. Onlardan desteğinizi esirgemeyin. Eda'nın gelecekte kaptan olarak sancağı taşımasına yardım edin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-991089058897546670?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/991089058897546670/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=991089058897546670' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/991089058897546670'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/991089058897546670'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/katarda-final-ve-bayrak-kadn-eda-erdem.html' title='Katar&apos;da Final ve Bayrak Kadın Eda Erdem'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQ8Ywv3w98I/AAAAAAAAFZo/WIWKmyg7mWg/s72-c/sarimelekler.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-4160219321016712305</id><published>2010-12-20T10:15:00.000+02:00</published><updated>2010-12-20T10:15:17.883+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayan Basketbol'/><title type='text'>Diana Taurasi, Fenerbahçe'deki Küçük Adamlara Karşı</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQ7vON584NI/AAAAAAAAFZk/IrWegXYZI_4/s1600/dt3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="237" src="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQ7vON584NI/AAAAAAAAFZk/IrWegXYZI_4/s320/dt3.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Diana Taurasi'nin üst üste iki maçta sahaya çıkmamasından sonra yaşananlar, Fenerbahçe'de durumun ne kadar vahim olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu vahamet, Diana'nın geri dönüp dönmemesi değil. Ondan çok daha önemli (ve hastalıklı) bir noktayı işaret ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çok Fenerbahçelinin gözü, bir yerden sonra, kulübün resmi iletişim araçlarının dediğinden başkasını görmüyor. Buna &lt;i&gt;"Ne kadar donanımlı ve akil bir insan"&lt;/i&gt; dediğimiz, bazı hakiki spor adamları / kadınları da dahil. Hal böyle olunca, yöneticilerin icraatları hiçbir menfi değerlendirmeye tabi tutulamıyor ve birileri sürekli &lt;i&gt;"hatasız kul"&lt;/i&gt; haline getiriliyor. Orhan Baba'nın dediği gibi... Olmaz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuya dair kulübün &lt;i&gt;"açık açık söylenmeyen ve satır aralarından zorla sökülen"&lt;/i&gt; açıklamasından başka bir şey duyanlar hemen &lt;i&gt;"iftira"&lt;/i&gt; refleksini yapıştırıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa ortada bir iftira falan yok. Gerçekler söylenemeyeceği için önceden yapılmayan bir açıklama, insanların merakı üzerine ortaya sürülen klişeler, krizi giderme çabası ve kitabına uygun bir izin uygulaması var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle &lt;i&gt;"Gittin, bu gidiş bence ölümden de beterdi. Gönlüm 'geri dönmez o giden sevgili' derdi"&lt;/i&gt; durumu olmadığını herkesin bilmesi lazım. Çünkü bu işler,&amp;nbsp;alavere&amp;nbsp;dalavere&amp;nbsp;güneşi doğup da ortalık aydınlanana kadar sürer. Atılan taklaları, öteki berikine, beriki kuyruğuna atar. İş, &lt;i&gt;"Çocuklar bir hatadır yapmışlar. Bundan sonra her şey düzelir. Siz moralinizi bozmayın, işinize bakın"&lt;/i&gt;a bağlanır. Verilen&amp;nbsp;taahhütler, sporcunun kendini takıma iadesiyle sonuçlanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte Fenerbahçeliler için asıl mesele bundan sonra başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diana Taurasi geri gelmiş, gelmemiş &lt;i&gt;"asıl"&lt;/i&gt; mesele bu değil. Elbette bu büyük bir sorundur ama ondan önemlisi, Fenerbahçe'nin içinde bazı insanların küçük kafalı olmasıdır. Sporculara, Fenerbahçe'de sürdürdükleri yaşantıları sırasında&amp;nbsp;&lt;i&gt;"Stasi"&lt;/i&gt; usullerinin reva görülmesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk yılının ardından Penny Taylor'ın takımda kalması için bizzat irade koyan ve Diana Taurasi'nin muhakkak alınması talimatı veren Aziz Yıldırım'ın, aralarındaki ilişkiden haberdar olmaması mümkün değil. Nitekim o da &lt;i&gt;"Bize ne? Kime ne?"&lt;/i&gt; şeklinde düşünmüş olacak ki ikisi de Fenerbahçe'deler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhtar Sencer ve Cem Atabeyoğlu gibi idealist Fenerbahçelilerin kurduğu Fenerbahçe Basketbol Şubesi'nin tarihsel süreç içerisinde bir sürü başarısız yönetici gördüğü kesin. Ancak Mahmut Uslu gibisini görmüş müdür, bilinmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aziz Yıldırım, sonunda verdiği zararı görüp, kendisini uzaklaştırdı ama kraldan fazla kralcı, nevi şahsına&amp;nbsp;münhasır, her şeyi bilip, her şeye karışan, evlerden ırak sabık yöneticimiz Mahmut Uslu'yu ve onun zihniyetini temsil eden mesai arkadaşlarından bazıları hâlâ görevde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maç saatleri gibi basit konularda bile taraftara utanmadan sıkılmadan yalan söyleyebilen &lt;i&gt;"sarı kırmızı aşığı"&lt;/i&gt; menajerler, halka açık hazırlık maçlarında Fenerbahçe'yi taraftarından kaçıran &lt;i&gt;"hık deyicinin pık deyicisi"&lt;/i&gt; korkuluk idareciler, Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı'nı ilk kez şampiyon yapan hoca için &lt;i&gt;"O kimdi yahu?"&lt;/i&gt; diyecek kadar bilgisiz &lt;i&gt;"Mahmut Uslu artığı"&lt;/i&gt; yöneticiler... Bunlar küçük insanlar...&amp;nbsp;Diana Taurasi'nin ağırlığını kaldıramayacak kadar küçükler...&amp;nbsp;Yıllardır önünden geçtikleri halde bir kez olsun uğramadıkları altyapı maçlarına, geleli bir yıl olmasına rağmen 40 yıllık Fenerbahçeli gibi giden yabancı sporcuların iyi niyetinden nasibine bir tutam bile düşmemiş bunların...&amp;nbsp;İcraatları da hesapları da, kendileri gibi küçük...&amp;nbsp;Geçmişte yerli oyunculardan yolları ayıracaklarımıza türlü konularda takla atan da bunlar,&amp;nbsp;Diana Taurasi'ye askerdeki alt devre muamelesi yapıp,&amp;nbsp;ıstırap olmaya çalışanlar da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kısım Fenerbahçe taraftarının, ortaya çıkan her gayri resmi duruma Türk filmi gözyaşı dökmek yerine, bir miktar olayların içine girmesi gerek. Aksi halde ileri ki senelerde ortaya çıkacak olanlara "Aaaaaa" demekten de, küçük adamların küçük hesaplarından da kurtulamazlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-4160219321016712305?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/4160219321016712305/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=4160219321016712305' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4160219321016712305'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4160219321016712305'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/diana-taurasi-fenerbahcedeki-kucuk.html' title='Diana Taurasi, Fenerbahçe&apos;deki Küçük Adamlara Karşı'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQ7vON584NI/AAAAAAAAFZk/IrWegXYZI_4/s72-c/dt3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-1200455088817497888</id><published>2010-12-20T02:40:00.000+02:00</published><updated>2010-12-20T02:40:50.861+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Aslında Tek Suçlu Fenerbahçe Taraftarı</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQ6jG2kT9SI/AAAAAAAAFZg/PwKNZ5UFTUk/s1600/avtar.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQ6jG2kT9SI/AAAAAAAAFZg/PwKNZ5UFTUk/s1600/avtar.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Gecenin sabaha karşı vaktinde bir kardeşimin facebook sayfasında gördüm bu fotoğrafı. Öylece kaldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim bilir kaç yaşındasın şimdi. Yaşıyorsan izliyorsundur, görüyorsundur. Senden fazla yok artık bizim tribünlerde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biletler pahalı, her maça gelemezsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elindeki bayrak lisanslı ürün değilse tribün zabıtaları hesap sorar sana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"İndirsene o bayrağı çocuk. Sahayı göremiyorum"&lt;/i&gt; diyen bile çıkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz &lt;i&gt;"Yeni nesli kaybediyoruz"&lt;/i&gt; dedikçe &lt;i&gt;"kurumsallık"&lt;/i&gt; cevabı verenler iyi baksın bu fotoğrafa. Farkında değilsiniz çoğunuz; iki tane tesis, üç tane hisse senedi için halkın sevgisini, camianın nüvesini, varoluş ruhunu satıyor şimdilerde Fenerbahçe'yi yürütenler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bizler, o tüccarlara karşı isyanın bayrağını böyle dimdik tutamadığımız için suçluyuz. Tabureye tekme atma zamanı geldi de geçiyor...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-1200455088817497888?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/1200455088817497888/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=1200455088817497888' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/1200455088817497888'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/1200455088817497888'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/aslnda-tek-suclu-fenerbahce-taraftar.html' title='Aslında Tek Suçlu Fenerbahçe Taraftarı'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQ6jG2kT9SI/AAAAAAAAFZg/PwKNZ5UFTUk/s72-c/avtar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-3724155582104934682</id><published>2010-12-19T01:11:00.002+02:00</published><updated>2010-12-19T01:18:20.348+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayan Basketbol'/><title type='text'>Diana Taurasi Gerçeği ve Sarı Çıyanlar</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQ0_aUHnZWI/AAAAAAAAFZc/WM8eQnIZubc/s1600/DONEDT.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="179" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQ0_aUHnZWI/AAAAAAAAFZc/WM8eQnIZubc/s320/DONEDT.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Çok değil, bundan 1.5 sene önce WNBA'in namlı oyuncularından Katie Smith Fenerbahçe'de forma giyerken, hakkında en çok tantana çıkaran haber, gelişi ya da sergilediği oyun değil de, o dönem Mersin'de oynayan sevgilisi Lindsey Harding ile bir maçta karşı karşıya gelecek olmasıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Körün tuttuğuyla cima etmesini anımsatan şekilde, doğru yanlış her habere tepki gösteren Fenerbahçe resmi sitesi, normal zamanlarda kadın basketbolun yüzüne bile bakmayanların &lt;i&gt;"oooo anlayalım&lt;/i&gt;" diye başına üşüştüğü bu haberin müstehzi üslubuna ve yarattığı iğrenç algıya sesini bile çıkarmadı. Bizim de &lt;b&gt;&lt;a href="http://maratonalmaty.blogspot.com/2009/05/catal-ekseninde-bayan-basketbol.html"&gt;bu sayfalarda medya açısından yaklaştığımız&lt;/a&gt;&lt;/b&gt; konu sonradan kapandı. Katie Smith gitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonda söyleyeceğimizi başa yazalım, çünkü bu bir sır falan değil. Amerika'da bunu bilmeyen yok ama kimse coşup, dalgalanmıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü kimseyi ilgilendirmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü taraflar dışında kimseye,&lt;i&gt; "Allah mesut etsin"&lt;/i&gt; demekten başka laf düşmediğini biliyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü bu mevzuya müdahil olacak üçüncü şahısların &lt;i&gt;"bok yemenin daniskası"&lt;/i&gt; ile iştigal edeceğinin farkındalar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü sporcuların, yaptıkları sporda gösterdikleri performans ve profesyonellik anlayışlarıyla değerlendirilmesi gerektiğinin bilincindeler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizde ise aşağıdaki cümleyi okuyunca &lt;i&gt;"Yalaaaaaaaan. Yalan söylüyorsunnnn"&lt;/i&gt; diye kendini paralayacak sürüyle insan var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Diana Taurasi ve Penny Taylor, birlikteler...&lt;/b&gt; (&lt;i&gt;"Ehe ehe Penny evli ki bir kere"&lt;/i&gt; diyecek olan arkadaşlar yazının geri kalanını okumasın)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, bu kimseyi ilgilendirmez.&lt;br /&gt;Evet, bu konuda kimseye laf düşmez.&lt;br /&gt;Evet, bu konuda menfi yorum yapmak, bok yemenin daniskasıdır.&lt;br /&gt;Çünkü sporcu denen şey mesleğindeki başarı ile değerlendirilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diana ya da Penny, ya da Katie Smith veyahut da 100. yılda voleybol takımımızda başarıyla oynayan ve hâlâ aradığımız Nicole Davis'i ele alalım. Bunlardan herhangi birisinin yöneticilerin namus bekçiliğini yaptığını düşünebiliyor musunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela &lt;i&gt;"Abi evli barklı adamsın. Hiç yakışık alıyor mu bu saatte eve gitmeler falan. Yengeye de yazık valla. Çok üzülüyor. Şuradan bir çiçek yaptır da eve giderken, gönlünü alıver. Hassas kadın işte, karını ben anlatmayayım sana. He benim abime"&lt;/i&gt; dediklerini düşünebiliyor musunuz? Saçma değil mi? Tersi daha da saçma..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Eğer ki elli ayrı yerden ortaya yayılan söylentiler doğruysa.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'ye gelen yabancı oyuncuların &lt;i&gt;"Şiş kebap, rakı, Ayasofya, künefe, Kanlıca yoğurdu, İstanbul Boğazı, çok sevdi ben"&lt;/i&gt; çemberi içinde erimesini mi bekliyorsunuz? Bu çağda, bu İstanbul, bu insanlara bunca farklı şeyi vaadederken münzevi hayatı sürmelerini mi bekliyorsunuz?&amp;nbsp;&lt;i&gt;"Yok yahu, ne münasebet. Tabii ki gezip, tozacaklar"&lt;/i&gt; diyorsanız, cinsel tercihleri mi batıyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;b&gt;Elli ayrı yerden, elli ayrı birbirini tanımayan insan yalan söylemiyorsa...&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Eğer gerçekten böyle ise... Size ne arkadaş? Size ne? Anlaşılmadıysa bir daha sorayım. Size ne? Söylenenler o ki bu insanları rahat bırakmıyormuşsunuz. Ya peşlerine adam takıyormuşsunuz ya da sizin adamlarınız, sizin bilginiz olmadan peşlerine takılıyorlarmış. Size ne yahu? Oldu olacak evlerini ahlak zabıtasına bastırın &lt;i&gt;"İşletiyorlar"&lt;/i&gt; diye. Serkomiser Ziver ve Hurşit'e de haber salmayı unutmayın.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bu konu açıldığı zaman &lt;i&gt;"Onlar sözleşmelerinde olan izni kullanıyorlar bir kere. Sorun falan yok, tamam mıaa?"&amp;nbsp;&lt;/i&gt;diyenler var. Sanki problem olduğunu öne sürenler&amp;nbsp;&lt;i&gt;"Dağıtım iznine gittiler"&lt;/i&gt; diyor. Sorun, gitmeden önceki süreç, yani iki haftadır yaşananlar. Oynamayan, hatta oynanan maça gitmeyen ama hakkında açıklama yapılmayan önemli bir oyuncu var ortada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimileri de &lt;i&gt;"Bu konuda konuşmak istemiyorum"&lt;/i&gt; diyen ve ağzından, haklı olarak, kerpetenle laf çekilen hoca için,&lt;i&gt; "Kendisine salonda / facebook'da sorduk. Bir problem yokmuş"&lt;/i&gt; diyor. Hoca da sizi bekliyordu; &lt;i&gt;"Gelseler de Macar basınına bile açıklamadığım şeyleri bir bir döksem. Arada bizim kayınbiraderi de çekiştiririz. Kesmezse Turanlar'a çöküp, bir 35'lik deviririz" &lt;/i&gt;diyormuş yakın çevresine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Velhasıl-ı kelam...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Eğer sorunun bu yukarıdaki gibi olduğunu söyleyen bir sürü camiaya yakın insanın her biri ruh hastası değilse ve konuşulanlar doğruysa...&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dua edin de Diana ikna olsun ve geri gelsin. Yoksa&amp;nbsp;Koskorcuk ağabeyin dediği gibi, &lt;b&gt;&lt;a href="http://koskorcuk.blogspot.com/2010/12/bu-vebalin-altndan-kalkamazsnz.html"&gt;"Bu Vebalin Altından Kalkamazsınız"&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&amp;nbsp;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vebal de yılan gibidir hani; sinsi, kaygan ve her türlü deliğe girmeye müsait. En çok da sarı çıyanları altına almayı severmiş. Allah muhafaza, altında kalmakla bitmez çekeceğiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-3724155582104934682?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/3724155582104934682/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=3724155582104934682' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3724155582104934682'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3724155582104934682'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/diana-taurasi-gercegi-ve-sar-cyanlar.html' title='Diana Taurasi Gerçeği ve Sarı Çıyanlar'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQ0_aUHnZWI/AAAAAAAAFZc/WM8eQnIZubc/s72-c/DONEDT.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-2369978185730847850</id><published>2010-12-18T15:17:00.001+02:00</published><updated>2011-01-10T12:04:26.933+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Bu Akşam Lefter İçin...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQy0WZcjatI/AAAAAAAAFZY/sEaeRg2mVzg/s1600/2009-03-26_lefter446.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQy0WZcjatI/AAAAAAAAFZY/sEaeRg2mVzg/s320/2009-03-26_lefter446.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Hepiniz toplansanız, bir ayak tırnağı zor edersiniz ya, üzerinizde Fenerbahçe forması var neticede.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizin için vaka-ı adiyeden el âleme puan dağıtmak, gariban sevindirmek, taraftar üzmek ama bu akşam başka.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu akşam Lefter için oynayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oynayın ulan! Allahsızlık etmeyin!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-2369978185730847850?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/2369978185730847850/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=2369978185730847850' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/2369978185730847850'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/2369978185730847850'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/bu-aksam-lefter-icin.html' title='Bu Akşam Lefter İçin...'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQy0WZcjatI/AAAAAAAAFZY/sEaeRg2mVzg/s72-c/2009-03-26_lefter446.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-6613513783499625429</id><published>2010-12-18T01:22:00.000+02:00</published><updated>2010-12-18T01:22:33.862+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayan Basketbol'/><title type='text'>Taurasi Olayı ve Atatürk'ün Babası Ali Rıza Bey</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQvvcir1TkI/AAAAAAAAFZU/9gN1dEyf8v0/s1600/91357090.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="224" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQvvcir1TkI/AAAAAAAAFZU/9gN1dEyf8v0/s320/91357090.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Aslında başlık &lt;i&gt;"Taurasi Olayı ve İletişim Çağında Kurumsal Fenerbahçe'nin Resmi Tarihi"&lt;/i&gt; olacaktı ama biraz kısaltayım dedim. Nasılsa aynı kapıya çıkıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuya girelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diana Taurasi... Türkiye'de kadın basketbol tarihinin gördüğü en büyük transfer. Fenerbahçe'nin yaptığı bu hamle, düzenli bir otoyol açar da Türkiye bu tip isimleri parkelerde görmeye devam eder mi; şimdiden söylemek zor ama Diana'nın lige bambaşka bir hava ve ilgi getirdiği aşikar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu Taurasi, Fenerbahçe'nin sok iki resmi maçında forma giymedi. Hadi birincisi bir lig maçıydı. Fenerbahçe'nin kadrosu, bu ligin % 90'ını Diana olmadan da götürebileceği için yadırgamadık. Kadroda olmadığını görüp de meraklananlara &lt;i&gt;"Dinlendirildi"&lt;/i&gt; dediler, &lt;i&gt;"Eyvallah"&lt;/i&gt; dedik. Fakat deplasmanda oynanan Euroleague maçında da aynı durum tekrarlanınca bünyeleri bir telaş aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takımın hocası Ratgeber'in&lt;i&gt; "Bu konu hakkında fazla konuşmak istemiyorum"&lt;/i&gt; minvalinde bir açıklamasının Macar haber ajanslarına düştüğü de görüldükten sonra ortalık komplo teorilerine boğuldu. &lt;i&gt;"Takım arkadaşıyla kavga etmiş"&lt;/i&gt; diyen de oldu, &lt;i&gt;"hocasıyla kapışmış" &lt;/i&gt;diyen de.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Miş'li geçmiş zamanın bilinmezliğinin hakkını veren bu cümlelerin ardından, stadyumda biten ayrık otun ya da tesislerdeki yeşilliklerin büyümesi için serpilen kimyasal bokun bile yalanlamasını yapan resmi siteden hiç ses çıkmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun yanı sıra, maçtaki yokluğa dair haberleri Macaristan kaynaklarından öğrenen Fenerbahçeliler, Diana Taurasi'nin ve Penny Taylor'ın izinli olarak Amerika'ya gittiğinden de FIBA'nın sitesini okuyarak haberdar oldular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçmişteki vaziyetleri bilen herkes, bu işlerin altında başka krizlerin olduğunu tahmin ediyor ama neylersin, kanıt yok, belge yok, evrak yok. Gerçi cümlenin sonuna&lt;i&gt; "a pezevenk"&lt;/i&gt; ekleyip, bu işlerin belgesi mi olur demek de mümkün ama.. Neyse artık..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim Ali Rıza Bey'e.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok merak ediyorum; acaba &lt;i&gt;"Resmi Tarih" &lt;/i&gt;tabiri ilk kez nerede, kim tarafından kullanıldı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Abi bir tarih yapalım. Adını 'Resmi' koyalım. Olan biteni oraya olduğu gibi yazalım. Olduğu gibi derken, her şeyi aynen yazmayalım ama... Bazı önemli şeyleri, işimize gelmeyen hadiseleri falan kendimize yontalım. Bilmediğimize de 'Bilmiyoruz' demeyelim. Gerçeğe en uygun gibi gözükeni kafadan atalım. He mi?"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle mi başladı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoksa &lt;i&gt;"Lan bu yaşadıklarımızı böyle yazarsak bizi ne yapmazlar? Bir yolunu bulun. Hah.. Resmi tarih yazın. Bunu benimsetin"&lt;/i&gt; şeklinde ihtiyaca binaen spontane mi gelişti?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her nasıl olduysa oldu, ama sonunda &lt;i&gt;"Resmi Tarih = Bir Yerlerde Mutlaka Yalan Dolan Tarih"&lt;/i&gt; formülü çıktı ortaya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk'ün babası, Ali Rıza Bey'in okul kitaplarında olan resmini bilirsiniz. Bakın onun hakkında Falih Rıfkı Atay ne diyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #073763;"&gt;"Şark'da büyümüş kimselere çok defa hanedanımsı bir kütük uydurmak isteyenler çıkar. Mustafa Kemal kendisinden öncesine meraklı ve pek bağlı değildi. Gerçi 1876'da, ilk Kanun-ı Esasi'nin ilan edildiği güne rastlayan 23 Aralık'ta Selânik'te kurulmuş Asâkir-i Milliye Taburu'ndaki gönüllü subaylardan biri babası olarak öne sürülmüştür. Resmi ötekilerden ayrılarak büyütülmüştür. İstanbul hürriyetçilerine yardım etmek için toplanan bir milli kuruluşta babasının da bulunmuş olması Mustafa Kemal'in hoşuna gidecek bir şeydi, ama inanmış mıdır? Sanmıyorum. Hatta bir gün alaylıca bir dille:&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #073763;"&gt;- Bu bizim peder değildir, dediği kulağıma gelir."&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalancı &lt;i&gt;"birey"&lt;/i&gt; olunca mumu yatsıya kadar yanıyor, &lt;i&gt;"devletler"&lt;/i&gt;in mumu ise arşivler açılıp, gizli belgeler ortaya saçılıncaya kadar. Ya da bu olaydaki gibi, dönemlerin şahitleri konuşuncaya... Onlarca arşiv açıldı, onlarca yalan saçıldı. Bir o kadar da insan konuştu, ortalık karıştı. Resmi tarih anlayışı, her ülkede arşivlerin ve şahısların ağırlığı altında ezildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük birer devlet olan kurumların, &lt;i&gt;"kurumsal iletişim"&lt;/i&gt; denen şeye büyük önem atfetmesi de bu durumun bir eseri. Bir tarih yazılırken, yol üzerinde ne kadar az iş kazası geçirilirse, gelecekten geçmişe bakılırken o kadar fazla övünç kaynağı gözükür. Kitleyi kuruma bağlayan ve ilgisini devamlı canlı tutan &lt;i&gt;"iletişim"&lt;/i&gt; de bu sürecin anahtarı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki bunların Fenerbahçe ile, Diana Taurasi ile ne alakası var?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe'de yaşanan her şey, çoğunluk tarafından resmi tebliğler üzerinden değerlendiriliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"FBTV ne dedi?"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Resmi sitede ne yazıyor?"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Resmi dergide neler var"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekseriya insanların aklında sadece bunlar var. Halbuki akıl diye de bir şey mevcut. Terazinin bir kefesine aklı, diğerine eldeki doneleri koyup, bir yargıya varmak mümkün iken, gözünü sadece resmi kanallara dikmenin meali &lt;i&gt;"göz göre göre"&lt;/i&gt; kandırılmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünlerde ortaya çıktığı söylenen Diana Taurasi krizinin sebepleri ister basit bir sakatlık olsun, ister komplike vaziyetler; bunları mantık çerçevesinde yönetemedikten ve peşinizdeki kitleyi hakkıyla bilgilendirmedikten sonra ne yapsanız boş. Bir de bakmışsınız, aradan uzun bir zaman geçmiş. Falanca bir ülkede, falanca bir ajansa bir hatıra düşmüş. Sarsılmışsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Misal, olmaz ya, velev ki oldu; Taurasi çıktı dedi ki &lt;i&gt;"Fenerbahçe'de özel hayatıma müdahale ediliyor. Adına idari personel denen kimileri, sosyal yaşantımda içimden geldiği gibi davranmamı engelliyor"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne yapacaksınız o vakit?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Bugün yarın"&lt;/i&gt; şimdiki zaman kullanmadı da,&lt;i&gt; "yarın öbür gün"&lt;/i&gt; geçmiş zaman kullanıp anlattı diyelim; Dünya'nın bir numaralı basketbolcusuna reva görülerek ortaya çıkan rezil durumu nasıl temizleyeceksiniz? Bombacı Mülayim'in dediği gibi... Mesela yani!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ha unutmadan, bir kaç yıl sonra açılacak arşivlerden ve &lt;i&gt;"koltuk mabadın altından gittikten sonra"&lt;/i&gt; anlatılacak hatıralardan neler çıkacak, onu da Allah bilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-6613513783499625429?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/6613513783499625429/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=6613513783499625429' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/6613513783499625429'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/6613513783499625429'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/taurasi-olay-ve-ataturkun-babas-ali-rza.html' title='Taurasi Olayı ve Atatürk&apos;ün Babası Ali Rıza Bey'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQvvcir1TkI/AAAAAAAAFZU/9gN1dEyf8v0/s72-c/91357090.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-3042181345249990333</id><published>2010-12-17T13:01:00.000+02:00</published><updated>2010-12-17T13:01:06.123+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Fenerbahçe'nin Monşer Tribünleri İyi Baksın</title><content type='html'>&lt;object width="320" height="192"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/26Ju8-AzH6I?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/26Ju8-AzH6I?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="320" height="195"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağzım açık, yer yer gözlerim dolarak izledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tribüncüğü yönetimlerle diyalog sürdürüp tribünün ruhunu oluşturan şeylerden taviz vermek olarak değerlendirenlere ve taraftarı holding çalışanı olarak gören yöneticilere inat, hep bağımsızlık, tam tribün!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-3042181345249990333?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/3042181345249990333/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=3042181345249990333' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3042181345249990333'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3042181345249990333'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/fenerbahcenin-monser-tribunleri-iyi.html' title='Fenerbahçe&apos;nin Monşer Tribünleri İyi Baksın'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-4473335244707758306</id><published>2010-12-16T16:36:00.000+02:00</published><updated>2010-12-16T16:36:59.394+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Moskova'/><title type='text'>Çatıda Deli Var</title><content type='html'>&lt;object height="257" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/3wS3cC_CVCA?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/3wS3cC_CVCA?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="320" height="257"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rusya'dan bir bungee jumping görüntüsü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnız burada ekipmanlar bir miktar iptidai olduğu gibi, alan da fazla müsait değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine de arkadaşların azmini takdir etmiyor değilim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Af edersiniz; beni şey etseler, bırakın atlamayı, oraya çıkmam bile.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-4473335244707758306?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/4473335244707758306/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=4473335244707758306' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4473335244707758306'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4473335244707758306'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/catda-deli-var.html' title='Çatıda Deli Var'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-7777150767641596604</id><published>2010-12-16T14:46:00.000+02:00</published><updated>2010-12-16T14:46:57.825+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayan Voleybol'/><title type='text'>Fenerbahçe, Brezilya'ya Karşı... Valla Lan!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQoJkJFBUmI/AAAAAAAAFZI/QB-nCcnsJxo/s1600/2010-12-16_P1120944.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQoJkJFBUmI/AAAAAAAAFZI/QB-nCcnsJxo/s320/2010-12-16_P1120944.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Aslında resmi sitenin yakın zamandaki halleri oldukça ilgi çekici.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilhassa amatör branşlara ve altyapılara dair bilgi akışının geçmişe nazaran hızlanması çok güzel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama eski alışkanlıklar da çabuk bırakılmıyor tabii. Arada illa ki arıza çıkacak ki ne kadar kurumsal (!) olduğumuz hatırlansın bizlerce.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki resim Katar'da bir turnuva için bulunan kadın voleybol takımımızın, rakibiyle aynı salon içinde çalışmasını gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe, Brezilya ile mi oynuyor, yoksa Brezilya'dan bir takım ile mi, karar sizin? diyeceğim ama Fenerbahçe resmi sitesi kararı çoktan vermiş. Herhalde soğuk vurduğu için votkayı seri şekilde çeken birileri var photoshop başında.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-7777150767641596604?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/7777150767641596604/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=7777150767641596604' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/7777150767641596604'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/7777150767641596604'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/fenerbahce-brezilyaya-kars-valla-lan.html' title='Fenerbahçe, Brezilya&apos;ya Karşı... Valla Lan!'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQoJkJFBUmI/AAAAAAAAFZI/QB-nCcnsJxo/s72-c/2010-12-16_P1120944.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-1653684377536402451</id><published>2010-12-16T07:36:00.001+02:00</published><updated>2010-12-16T07:36:49.944+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Sarı Lacivert Kravattan Utanmak</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQmjm4O1NXI/AAAAAAAAFZA/-Eqp5UgtCag/s1600/12247245.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="226" src="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQmjm4O1NXI/AAAAAAAAFZA/-Eqp5UgtCag/s320/12247245.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;“Belki küfürden en çok çekmiş kulüp başkanı sizsiniz. Küfür nasıl kalkar?”&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;“Merak ediyorum, özel hayatınızda da agresif misiniz?”&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;“Elinizde sihirli değnek olsa ne yapardınız?”&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Issız adaya düşseniz yanınıza alacağınız üç şey ne olurdu?"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Şimdi size kaybolan yıllarınızı verseler, hiçbir şey söylemeye hakkınız var mı?"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son iki tanesi hariç yukarıdakiler, Meclis Spor Sorunlarını Araştırma Komisyonu'nda, milletvekillerinin Aziz Yıldırım'a yönelttiği sorular. Mareşal Fevzi Çakmak İlkokulu'na, birinci sınıf talebeleriyle sohbete gitse, yine aynı şeyler sorulurdu herhalde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye gibi ülkelerde, bir iş "yapılmayacaksa" komisyona havale edilir. Bu konuda da bürokratik kafa, yeni bir yorum, yeni düşünüş getirmeden bildiğini okuyacağı için, uzmanlardan, profesyonellerden ve mevzunun tüm katmanlarından değil de bir kaç mebus liderliğinde, seçmece yöneticilerden fikir alarak kendi bildiğini okuyacak. Geçmiş olsun. Bunda şaşıracak bir şey yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günün bombası başka.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efendim, ajansların dediğine göre,  &lt;i&gt;"MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, “Kulüpler Birliği’ni temsil ediyorsunuz, buraya bile sarı-lacivert kravatla geliyorsunuz, bu da fanatizmdir” deyince Yıldırım, “Hediyeydi, çıkarayım o zaman” dedi ve toplantıyı kravatsız sürdürdü."&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kravat ve fanatizm... Vay anasını vay! Muhterem vekilimiz kravatın altında sustalı olduğunu mu düşündü, yoksa "Tegami Bachi" isimli animede ejderha Maka'nın kızı Niche karakterinin saçlarında olduğu gibi kravatın kendisinin keskin bir kılıca dönüşeceğini mi sandı bilinmez ama Fenerbahçe Kulübü başkanı, kulübünün renklerini taşıyan kravatı takmaktan hicap duymuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhtemelen bu konu sağda solda yazıldığı zaman, &lt;i&gt;"Siz de Aziz Yıldırım'a nereden sallayacağınızı şaşırdınız"&lt;/i&gt; diyenler peydah olacaktır. İyi de biz kravatı mühim bir şey biliyorduk. Fenerbahçe'nin eski yöneticisi Hakan "The Yul Brynner" Kutlualp'in kravatı olay çıkartmıştı örneğin. Neyse... Öğrendiğimiz iyi oldu. Bundan sonra "fanatizm yapma" vesileleri arasına kravat da girdi. Polis takım elbiselileri toplamaya başlarsa şaşırmamak lazım. Tabii bu kural sadece Fenerbahçelilere işler, o da ayrı. Hatta bizzat Aziz Yıldırım'ın kendisi &lt;i&gt;"Şu sarı - lacivert kravatlıyı alın"&lt;/i&gt; der, o apayrı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-1653684377536402451?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/1653684377536402451/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=1653684377536402451' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/1653684377536402451'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/1653684377536402451'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/sar-lacivert-kravattan-utanmak.html' title='Sarı Lacivert Kravattan Utanmak'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQmjm4O1NXI/AAAAAAAAFZA/-Eqp5UgtCag/s72-c/12247245.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-2613675859987431024</id><published>2010-12-15T12:27:00.000+02:00</published><updated>2010-12-15T12:27:00.135+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>5 Silah Yetmez. Kurşuna Dizme Yasal Olsun.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQh3FRGKZHI/AAAAAAAAFY8/Jk7rCXQEWus/s1600/Austrians_executing_Serbs_1917.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="225" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQh3FRGKZHI/AAAAAAAAFY8/Jk7rCXQEWus/s320/Austrians_executing_Serbs_1917.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bence adam başı beş silaha izin verileceğine, birer silahı olan beş kişiye, gerekli evrakları topladıktan ve bizzat başvurularını yapıp, sağlık kontrolünden geçtikten sonra &lt;i&gt;"Kurşuna Dizme"&lt;/i&gt; hakkı tanınsın. Böylece hiç değilse bireysel olayların önüne geçilir. Adam vuracağı olan, yasal yoldan işini görmüş olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel ülkemizde mebus olanların bir kısmının, &lt;i&gt;"Kime sordumsa seni, doğru cevap vermediler"&lt;/i&gt; şiirindeki gibi bir hal aldığını, ara sıra ortaya çıkan yasa tasarılarından anlıyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Silah yaşı 18'e insin. Herkes beşer silah alsın. Başka?"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz hiç silahla öldürülmüş insan gördünüz mü? Kafasından vurulmuş? Bağırsakları dökülmüş? Bende nasip (!) varmış, alayını yakından gördüm. Hoş, artık zor da değil; internetten hepsini bir çırpıda bulmak mümkün. Bir an, bir manyağın, sırf olmadık bir sebepten kafası attığı için elindeki 5 silahtan biriyle sokağa çıkıp savurduğu kurşunların sevdiklerinize geldiğini düşünün. Ondan sonra da kendi silahınızın mekanizmalarını temizlerken o kadar gurur dolu olacak mısınız bakalım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Silah vardır. Kullanılır da. Bunlarda yadırganacak bir şey yok... Sınırlar olmasın. Cümle âlem enternasyonalist olsun. Onunla da kalmasın, hayat bayram olsun. Hepimiz kol kola gezelim. Ağaçlar ormana dönsün. Bunlar güzel hayaller. Savaş varsa, ihtimali varsa, silah da olacak ama sivillerde değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçi bunu, bu yasayı çıkarmaya çalışanların &lt;i&gt;"insan"&lt;/i&gt; olduğunu varsayarak yazıyorum ama fena halde yanıldığımı da biliyorum. Ümit, bu iletişim çağında üç beş avuç da olsa ayaklanabilip&amp;nbsp;vekillere&amp;nbsp;"Ne ayaksınız gençler?" diyebilmek. Zira görülüyor ki iktidar muhalefet fark etmiyor; vekil olunca kafa hoppaaa...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-2613675859987431024?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/2613675859987431024/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=2613675859987431024' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/2613675859987431024'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/2613675859987431024'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/5-silah-yetmez-kursuna-dizme-yasal.html' title='5 Silah Yetmez. Kurşuna Dizme Yasal Olsun.'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQh3FRGKZHI/AAAAAAAAFY8/Jk7rCXQEWus/s72-c/Austrians_executing_Serbs_1917.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-4869699464163590215</id><published>2010-12-15T12:25:00.000+02:00</published><updated>2010-12-15T12:25:00.702+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nostalji'/><title type='text'>Şampiyon Fenerbahçe ve Şimdi Uzaklardasın</title><content type='html'>&lt;object height="257" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/XxHmlin1Vqo?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/XxHmlin1Vqo?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="320" height="257"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeki Müren'in &lt;i&gt;"Kırık Plak"&lt;/i&gt; filmi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sesini kaybeden Zeki Müren, meyhaneden içeri girer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nubar Terziyan da demlenen akşamcılar arasındadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeki arkalarda bir masaya çöker ve &lt;i&gt;"Bir 49'luk"&lt;/i&gt; söyleyip, mezeyi &lt;i&gt;"Ne istersen"&lt;/i&gt; diye geçiştirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Havayı değiştir"&lt;/i&gt; denen Nubar dayı, plağa &lt;i&gt;"Şimdi Uzaklardasın"&lt;/i&gt;ı koyar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeki önce garsona&lt;i&gt; "Sustur, Allah aşkına sustur"&lt;/i&gt; der. Garson sallamaz. Yerinden kalkar, plağa yapışır. Belgin Doruk'lu hayallere dalar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Bunun Fenerbahçe ile ne alakası var?"&lt;/i&gt; derseniz, &lt;i&gt;"Videonun 51. saniyesi"&lt;/i&gt; derim, susarım. Bu şarkının üzerine bir söz söylenmiyor zaten.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-4869699464163590215?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/4869699464163590215/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=4869699464163590215' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4869699464163590215'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4869699464163590215'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/sampiyon-fenerbahce-ve-simdi.html' title='Şampiyon Fenerbahçe ve Şimdi Uzaklardasın'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-584081994661509179</id><published>2010-12-15T12:23:00.000+02:00</published><updated>2010-12-15T12:23:00.518+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Çift Döner Bıçaklı Şansal Büyüka</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQhsotUlR5I/AAAAAAAAFY4/XgZnJULN6fc/s1600/3_d.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQhsotUlR5I/AAAAAAAAFY4/XgZnJULN6fc/s320/3_d.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Görüntüler &lt;b&gt;&lt;a href="http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/42233/"&gt;burada&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray, Neuchatel Xamax'ı yenmiş; ama maç sonucu, sahaya atılan bir yabancı madde yüzünden iptal edilmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şansal Büyüka ve Milliyet spor servisinin müthiş zoruna giden bu durum, yukarıda Mustafa Denizli'nin &lt;i&gt;"ehe ehe"&lt;/i&gt; diye gülerek karşıladığı manşetle sonuçlanmış. Şansal Büyüka da gelen bütün tepkilere rağmen bu yaptığıyla gurur duyuyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahaya lazer tutan, koltuk kıran herkesi yakın çekim gösterip, kolluk kuvvetlerine hedef gösteren Lig TV'de &lt;i&gt;"Allah Belanı Versin"&lt;/i&gt; cümlesi kahkahalar eşliğinde izleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keşke o dönem Türkiye'ye gelen UEFA görevlilerinden birisi bıçaklansaymış da, icraatı yapan &lt;i&gt;"Milliyet'i okudum, çok hırslandım"&lt;/i&gt; deseymiş. Ya da şimdilerde aynısı olsun. Bakalım neler yaşanıyor. Belki zihniyetin ağa babası Şansal Bey de fikir belirtir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sporda Şiddet yasası kesinlikle çıkmalı ama kapsamı medyayı da içerisine almalı. Hem de büyük cezalarla... Gaza gelip, tribünden sahaya yabancı madde atanları ayıklayarak çözüme ulaşamazsınız. Elinde kompresörle hava basanları avlamak lazım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-584081994661509179?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/584081994661509179/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=584081994661509179' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/584081994661509179'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/584081994661509179'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/cift-doner-bcakl-sansal-buyuka.html' title='Çift Döner Bıçaklı Şansal Büyüka'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQhsotUlR5I/AAAAAAAAFY4/XgZnJULN6fc/s72-c/3_d.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-5629033787123785148</id><published>2010-12-15T12:21:00.000+02:00</published><updated>2010-12-15T12:21:00.216+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Fenerbahçe, Küçük Emrah'lara Karşı</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQhoE-zmrvI/AAAAAAAAFY0/-SG8dFBEDIg/s1600/2010-10-24_aykut446.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQhoE-zmrvI/AAAAAAAAFY0/-SG8dFBEDIg/s320/2010-10-24_aykut446.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ankaragücü ligdeki son 7 maçını kazanamamıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankaragücü'nün son kazandığı maç, kupadaki Fenerbahçe maçıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara, Fenerbahçe'nin kalesiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim sorsa, yukarıdaki sebeplerden, &lt;i&gt;"Fenerbahçe kazanır"&lt;/i&gt; diyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce deplasman takımı bilet fiyatları sayesinde lağım patladı, kale yıkıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra &lt;i&gt;"Hırs yaparlar"&lt;/i&gt; diye bıkmadan usanmadan aldandığımız futbolcuların taklasına "yine" geldik, "yine" yenildik. Tespih sallaya sallaya bizi ikinci kez yenen Ümit Özat'ın hocalığını yaptığı Ankaragücü camiasının bir süredir Küçük Emrah filmlerinden farkı yoktu halbuki. &lt;i&gt;"Dert çok hemdert yok, düşman kavi, talih zebun"&lt;/i&gt; diye ortalarda gezen Ankaragücü'nün tribünleri, Türkiye'nin en kurumsal kulübünün futbol takımına karşı gönül rahatlığıyla &lt;i&gt;"Üç.. Üç.."&lt;/i&gt; diye bağırdılar. Film onlar için mutlu sonla bitti, biz kötü adammışız gibi üzüldük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aykut Kocaman'ı, çocukluğumun ve görene &lt;i&gt;"deli"&lt;/i&gt; dedirtecek büyük küçük Fenerbahçe sevinçlerinin hatırına, inadına sevmeye çalışıyorum. Bir yere, bir şeyleri değiştiremeyeceğini bile bile, bir şeyleri değiştirmeyi kafaya takarak gelmenin ağırlığını yaşadığı da açık. Ama &lt;i&gt;"futbolun ve Fenerbahçe'nin bu kadar içinde"&lt;/i&gt; bir Aykut'un birilerine kalkan olmayı kabullenmesini, kalesi, atı, fili, şahı yerinde dururken, piyon başına vezir olmaya koşmasını anlamıyorum. Anlıyorum ama anlamazlıktan geliyorum. Anlarsam, bildiğim ve sevdiğim Fenerbahçe'nin bir parçasından daha olacağım. Korkuyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-5629033787123785148?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/5629033787123785148/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=5629033787123785148' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/5629033787123785148'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/5629033787123785148'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/fenerbahce-kucuk-emrahlara-kars.html' title='Fenerbahçe, Küçük Emrah&apos;lara Karşı'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQhoE-zmrvI/AAAAAAAAFY0/-SG8dFBEDIg/s72-c/2010-10-24_aykut446.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-6927480361477462440</id><published>2010-12-15T12:19:00.000+02:00</published><updated>2010-12-15T12:19:00.632+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Emre, Fenerbahçe'ye Başkan Olsana...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQhfkSsKkrI/AAAAAAAAFYw/plP0GPmZFp8/s1600/emre_belozoglu_2008-2009_2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQhfkSsKkrI/AAAAAAAAFYw/plP0GPmZFp8/s320/emre_belozoglu_2008-2009_2.jpg" width="219" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ne de olsa monarşi var. Tahtın babadan (manevi de olsa) oğula geçmesine, kimsenin diyecek bir şeyi olmaz. Hem ayrıca Ankaragücü'ne karşı yaptığı çıkışla &lt;i&gt;"Eğer başkan sensen, gel kulübünün hakkını savun. Yok, eğer başkan bensem, emrediyorum, gel kulübünün başında dur"&lt;/i&gt; tavrı sergileyip, yüksek yöneticilik yeteneğini gözler önüne serdi. Kongrede bir kısım üyenin, Türkiye'de her &lt;i&gt;"kongre"&lt;/i&gt; adındaki şeyde olduğu gibi, işaretle oy kullandığı düşünülecek olursa teknik açıdan da imkansız değil. Hadi, hadi, oldu bu iş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe tarihine hiç mi edepsiz futbolcu gelmedi? Kabaca bir sayımla bile, özellikle son dönemlerde, fazlaca vardır herhalde. Fakat bu sayısal istatistik gerçek olarak karşımıza dikilse bile, edepsizliği hoş görmemizi sağlamıyor. Çünkü bu bir mide meselesidir. Safrayı atmamakta inat etmek, onu sevmek demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhatabı olmayan yöneticilerle yaşadığı polemiklerin, hırslı bir futbolcunun saha dışındaki hezeyanları olarak değerlendirilebileceğini biliyor Emre. O &lt;i&gt;"adanmışlık pozu"&lt;/i&gt; kalkanının arkasında durmanın kendisini bir sürü şeyden koruyacağını da öyle. Sahada çizdiği bütün bu çirkin portrenin, futbolu bıraktığında yayıncı kuruluşla ya da başka bir spor kanalıyla anlaştığı zaman koyu renk takımları çekerek kamera karşısında geçtiğinde unutulacağından da emin. Böyle birini kim durdurabilir? Hakemi de iter, yedek kulübesine de söver, takım arkadaşına da saldırır. Nasılsa gün gelecek &lt;i&gt;"Tamam, Fenerbahçe'ye transferini kabullenemedim, kendisini de sevmiyorum ama futbolu başka. Her türlü oynar"&lt;/i&gt; şeklindeki olumsuz (!) fikir de ortadan kalkacak. Kala kala yenetekli futbolcu, cici yorumcu Emre figürü kalacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Tamam, iktidara gelmesini kabullenemedim, nasyonel sosyalizmi de sevmiyorum ama yöneticiliği başka. Her türlü başımızda kalsın"&lt;/i&gt; diyenler var mıydı acaba?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-6927480361477462440?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/6927480361477462440/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=6927480361477462440' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/6927480361477462440'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/6927480361477462440'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/emre-fenerbahceye-baskan-olsana.html' title='Emre, Fenerbahçe&apos;ye Başkan Olsana...'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQhfkSsKkrI/AAAAAAAAFYw/plP0GPmZFp8/s72-c/emre_belozoglu_2008-2009_2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-355159344963657284</id><published>2010-12-15T12:17:00.000+02:00</published><updated>2010-12-15T12:17:00.599+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anime'/><title type='text'>2010 - 2011 Anime Takvimi</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQhZuBGVpCI/AAAAAAAAFYs/dI-qi4Mi0Qs/s1600/winter2011animefull.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQhZuBGVpCI/AAAAAAAAFYs/dI-qi4Mi0Qs/s320/winter2011animefull.jpg" width="184" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Dev gibi, değil gibi hizmet. 2010 - 2011 kışında çıkacak olan animeleri takvim poster haline getirmişler. Büyüt, döktür, evinin duvarına as, "arigato gozaimasu" de.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-355159344963657284?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/355159344963657284/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=355159344963657284' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/355159344963657284'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/355159344963657284'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/2010-2011-anime-takvimi.html' title='2010 - 2011 Anime Takvimi'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQhZuBGVpCI/AAAAAAAAFYs/dI-qi4Mi0Qs/s72-c/winter2011animefull.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-7301825738661364883</id><published>2010-12-15T12:15:00.000+02:00</published><updated>2010-12-15T12:15:00.278+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anime'/><title type='text'>The Assasination of Yogi Bear</title><content type='html'>&lt;object height="192" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/m6w0r-ScEG4?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/m6w0r-ScEG4?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="320" height="192"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinemalara kendisi animasyon olarak gelir ayak, oldukça gerçekçi bir alternatif Ayı Yogi hikayesi de burada. Duygulanmamak elde değil.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-7301825738661364883?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/7301825738661364883/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=7301825738661364883' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/7301825738661364883'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/7301825738661364883'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/assasination-of-yogi-bear.html' title='The Assasination of Yogi Bear'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-3960172766645386566</id><published>2010-12-14T13:49:00.000+02:00</published><updated>2010-12-14T13:49:57.405+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Falan Filan'/><title type='text'>Baba</title><content type='html'>İşler yoğun. Kafa da&amp;nbsp;mücbir vaziyetlerden&amp;nbsp;allak bullak... Oturup &lt;i&gt;"Yazacağım"&lt;/i&gt; dediğim şey çok ama hal yok, uzun lafın kısası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Can Dündar kaybetmiş, kaybını yazmış. Kendisiyle beraber, benim gibi, bizim gibi babayla sürekli karışıp duranlara yazmış. Belki her okuyanda Cemal Süreya etkisi yaratmıyor ama gereği de yok zaten. Herkesin acısı ve sevgisi kendisini yakıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.milliyet.com.tr/elveda-baba-/can-dundar/guncel/yazardetay/14.12.2010/1325998/default.htm?ref=facebookmypage"&gt;Buradan buyurun&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine uzun lafın kısası... Keşke böyle olmasa... Keşke&lt;i&gt; "uydum hazır olan imâma" &lt;/i&gt;derken anlayacağına daha erken dank etse oğulların kafasına babaların demek istedikleri ama keşke ile de hayat geçmiyor işte. Geçerse bizimkisi gibi geçiyor. Fark etmiyorsun, delip de geçiyor. Kendi kendinin sebebi olmak budur...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-3960172766645386566?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/3960172766645386566/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=3960172766645386566' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3960172766645386566'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3960172766645386566'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/baba.html' title='Baba'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-880441942251063294</id><published>2010-12-10T18:04:00.002+02:00</published><updated>2010-12-10T18:04:58.836+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Moskova'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siir'/><title type='text'>Varta II</title><content type='html'>Bunu bir kez daha koymuştum buralara.&lt;br /&gt;Vakti gelmiş yine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;b&gt;Feleğin uğradımsa vartasına,&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;b&gt;Sıçayım ağzının ta ortasına,&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;b&gt;Bunu yazsın cihan da hartasına,&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;b&gt;Kıta'at ü bihârını sikeyim&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;(Neyzen Tevfik)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-880441942251063294?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/880441942251063294/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=880441942251063294' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/880441942251063294'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/880441942251063294'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/varta-ii.html' title='Varta II'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-1482326727414557026</id><published>2010-12-10T12:04:00.000+02:00</published><updated>2010-12-10T12:04:24.888+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayan Basketbol'/><title type='text'>Sen Nasıl Düştün Buraya Taurasi Bacım?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQH6pbrqvCI/AAAAAAAAFYU/hREQgzaWCGs/s1600/2010-12-10_taurasi001.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="283" src="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQH6pbrqvCI/AAAAAAAAFYU/hREQgzaWCGs/s320/2010-12-10_taurasi001.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe resmi sitesi, Fenerbahçe resmi dergisinde yapılan Diana Taurasi röportajını yayınlamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merak edenler, merak edilecek bir şey olmasa da,&amp;nbsp;&lt;a href="http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=22034"&gt;&lt;b&gt;buradan&lt;/b&gt;&lt;/a&gt; bakabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi deseniz ki &lt;i&gt;"Elinizde Diana Taurasi gibi bir Dünya yıldızı var. Nasıl değerlendiriyorsunuz?"&lt;/i&gt;, diyecekler ki &lt;i&gt;"E röportaj yaptık ya"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Röportaja bak, hizaya gel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gamova'da da aynı şey yaşanmıştı. Hatta kızcağız &lt;i&gt;"O sorulara ne yanıt vereyim, bilemedim. Çok klişeydi"&lt;/i&gt; demişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buradan bir kez daha rica ediyorum. Siz lütfen röportaj falan yapmayın. En iyisi el âlemin yaptığı eski röportajları yayınlayın ya da bir tane yapın; nasıl ki hep aynı soruları soruyorsunuz, aynı cevapları da isimleri ve mekanları değiştirerek yazın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şey daha var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siteden sonradan kaldırılan bir soru. Okuyun, ne algısı uyandırıyor, siz söyleyin. Ayıptır yahu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQH69zzgt4I/AAAAAAAAFYY/ZPp-HdoJztg/s1600/20101210-dt-rop.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQH69zzgt4I/AAAAAAAAFYY/ZPp-HdoJztg/s320/20101210-dt-rop.JPG" width="227" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-1482326727414557026?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/1482326727414557026/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=1482326727414557026' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/1482326727414557026'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/1482326727414557026'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/sen-nasl-dustun-buraya-taurasi-bacm.html' title='Sen Nasıl Düştün Buraya Taurasi Bacım?'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQH6pbrqvCI/AAAAAAAAFYU/hREQgzaWCGs/s72-c/2010-12-10_taurasi001.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-5514597766103675408</id><published>2010-12-10T09:04:00.001+02:00</published><updated>2010-12-10T09:05:12.078+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Moskova'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayan Voleybol'/><title type='text'>Sarı Meleklerin Moskova Deplasmanı</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQGwVb_8jII/AAAAAAAAFX8/Y89lDczQt10/s1600/68588_176571132371716_100000564914632_522005_1807217_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQGwVb_8jII/AAAAAAAAFX8/Y89lDczQt10/s320/68588_176571132371716_100000564914632_522005_1807217_n.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Dinamo Moskova - Fenerbahçe maçının özeti bu yukarıdaki sahneydi. Biz vurduk, onlar blokladı. Maç sonunda onlar sevindi, biz yıkıldık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilik&lt;i&gt; "Canları sağ olsun"&lt;/i&gt; cümlesini zikredebiliriz. Ortalığı vaveylaya vermeye de gerek yok. Neticede bu takım, öyle ya da böyle Türkiye Ligi'nin en büyük şampiyonluk adayıdır. Avrupa'da ise kimyasal kaynaşma süreci geride kaldığı zaman 21 sayı fark yemiş olma saçmalığını bizlere unutturacak, bir daha böylesine ezilmekten kendini sıyıracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii bu durum, insanların aksayan yönleri ve oyuncuları &lt;i&gt;"yüksek sesle"&lt;/i&gt; eleştirmesine de engel olmamalı. Neyse... Kısa bir Dinamo deplasmanı hikayemizi anlatalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQG0Kwr2glI/AAAAAAAAFYA/ILEAj1zZliU/s1600/luzhniki.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="216" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQG0Kwr2glI/AAAAAAAAFYA/ILEAj1zZliU/s320/luzhniki.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Dinamo Moskova'nın Avrupa Kupası maçlarını oynadığı salon olan Druzhba, şehir merkezindeki büyük bir spor kompleksi alanının hemen yanında yer alıyor. Kocaman otoparklar, biri büyük, diğeri küçük, iki stadyum, muhtelif spor salonları, halı sahalar ve tenis kortlarıyla dolu Luzhniki alanı Türkiye'de hep hayalini kurduğumuz &lt;i&gt;"sabah gir, gece çık"&lt;/i&gt; organize spor bölgesini olanca yoğunlukla özletiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Moskova metrosunun kırmızı hattındaki- &lt;i&gt;"Vorob’evy Gory"&lt;/i&gt; istasyonunda inildiğinde salona ulaşmak 10 dakika sürüyor. Tabii ben bunu ilk maça gidişimde yaklaşık 1.5 saat kompleks içinde dolaşarak, acı biçimde öğrenmiş bulunuyordum. Rusça bilmeden Mecnun gibi dolaşırken, en sonunda el kadar bir ufaklıkla İngilizce konuşabilmiş, &lt;i&gt;"Siz ters yöne gelmişsiniz. Dümdüz karşıya gideceksiniz"&lt;/i&gt; cümlesiyle kendime gelmiştim. Cahillik çok kötü şey...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQG2uDv4KrI/AAAAAAAAFYE/RxHntHIt1So/s1600/sl_vg02.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQG2uDv4KrI/AAAAAAAAFYE/RxHntHIt1So/s320/sl_vg02.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Vorob’evy Gory, 300 metreye yakın istasyon uzunluğu ile Moskova'nın en uzun metro durağı. Üstünden geçen köprünün altına inşası bitirilip, hizmete açıldığında tarih 1959'muş. 1983 senesinde aşınma yüzünden yolcu trafiğine kapatılmış; yeniden açılması ise 2002'yi bulmuş. Dış duvar niyetine bir şey yok, komple cam var. Bizim metrolarda hafif sakil duran sanat sergileri, burada yadırganmayacak güzellikte duruyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstasyon - Salon arası mesafe 10 dakika demiştim ama maç günü 20'yi bulduk. O yöne giden ahali olarak, yolda zombiler gibi yavaş yavaş yürümemizin sebebi yoğun buzlanmaydı. Rusya Olimpiyat Komitesi'nin binasını geçip, köşeyi döndüğüm zaman karşılaştığım manzara lacivert bir denizdi. Ben &lt;i&gt;"Acaba Moskova'da yaşayan kaç tane Fenerbahçeli maça gelir?"&lt;/i&gt; diye düşünürken, karşıma çıkan ilk kalabalık, maça girmek için dışarıda içtima düzeninde bekleyen balya balya FSB personeli oldu. Salon girişine doğru onların arasından yürüdüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQG5zRVgbrI/AAAAAAAAFYI/7xbYr7tqgLU/s1600/druzhba_zal.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="146" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQG5zRVgbrI/AAAAAAAAFYI/7xbYr7tqgLU/s320/druzhba_zal.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Druzhba, 3500 kişilik güzel ve sıcak bir salon... File arkası tribünlerinden bir tanesini büyük bir Dinamo Moskova bayrağı kaplıyor. Bayrağın sağında solunda kalan küçük boşluklara oturanlar da var ama asıl kalabalık yan tribünlerde. Yukarıdaki resimde karşı yakada gözüken tribünün turuncu koltuklu bölümüne üniformalılar oturuyor. Tam karşılarındaki protokole ise ağa babaları, takım elbiseler ve kollarındaki hatun kişilerle yerleşiyorlar. Üst kısımlarda, bölük pörçük oturan ve yine parça parça tezahürat yapan küçük gruplarla beraber diğer halk tayfası oturuyor. Bayrak olmayan diğer file arkası çocukların ve nispeten sessiz sakin oturanların yeri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQG83fMZwII/AAAAAAAAFYM/tcpdGUFY0zY/s1600/dinamo-deliler.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQG83fMZwII/AAAAAAAAFYM/tcpdGUFY0zY/s320/dinamo-deliler.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Geçen de yazdığım gibi, ortalama 2000 kişiye oynamasına rağmen tek düze sloganlar dışında fazla bir şey üretmeyen bir taraftarı var Dinamo'nun. Skorbord altlarındaki, 5 sıralık ve 57 kişilik köşe kısımların tekini bile doldurabilecek herhangi bir ateşli taraftar kitlesi salonu tezahürat anlamında yıkabilir. Anonsları yapan vatandaş ve oyunun (savunma hücum dahil) devamlı içindeki orkestra ise tam tersine çok başarılı. Yine de ufak bir deli tayfası yok değil. Üniformalıların sol üstünde konuşlanmış küçük bir grup maç boyunca susmadan kendini paralıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Salona girdiğimde takımlar ısınmaya başlamıştı. Önce yan tribüne oturdum ama bir kaç tane formalı vatandaş görünce onların yanına, file arkasına geçtim. Moskova'da çalışan Türklermiş. Herhangi bir organizasyon olmadan tanış halleriyle gelmişler. Bilmem ne kadar Türk'ün bir şekilde yaşadığı Moskova'da Fenerbahçe öksüzdü anlayacağınız.&amp;nbsp;Gerçi bu öksüzlük sadece taraftar anlamında değildi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir soru:&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Bugün Fenerbahçe futbol takımının Moskova'da hazırlık maçı olsa, kaç yönetici kafileye katılır?"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Cevap kapısı 3-5'den açılır herhalde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer bir soru:&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Peki, Fenerbahçe kadın voleybol takımının Moskova'daki şampiyonlar ligi maçında kaç yönetici vardı?"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Cevap 0 (yazıyla sıfır)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece (resmi sitemizin deyişiyle) &lt;i&gt;"Acıbadem Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı"&lt;/i&gt; olan Mehmet Ali Aydınlar tribündeydi, o kadar... Bu devasa ayıbın sebeplerini hemen herkes biliyordur aslında ama neyse... Fazlaca üzerinde durmaya değmez. Bu tip tuhaflıkların tez zamanda son bulmasını dileyelim biz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQG_sW2hZwI/AAAAAAAAFYQ/LiEuKSE5i2c/s1600/fener.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQG_sW2hZwI/AAAAAAAAFYQ/LiEuKSE5i2c/s320/fener.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Maça gelince...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Al Pacino başkan ne demiş?&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Vanity is definitely my favorite sin"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Sürecin özeti benim için budur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe'ye en yakışmayan şey &lt;i&gt;"Buna koyarız. Şuna dayarız. Ona sokarız"&lt;/i&gt; halleri... Herhangi bir oyuncu özelinde değil, belki takımın tümünde de değil ama camianın genelinde şemal buydu, şekil aksi oldu. Dinamo Moskova bizi fena halde terse yatırdı. Birinci ve üçüncü setlerde oyun 21'e ulaştığında Fenerbahçe'nin 14 olması katlanılır şey değildi. Bloklarda bu kadar ezilmek ve düşülen çaresiz haller de cabası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mehmet Ali Aydınlar, maç bitiminde bir hışım kalktı, gitti. Bu işleri biraz biliyorsam, maç sonunda takımın genelindeki yüzü gülen hallere bozulmuştur. Galibiyette nasıl ki sevinci dibine kadar yaşıyorsan, mağlubiyette de bunun hakkını vermek gerek ama maşallah yukarıdan görebildiğimiz kadarıyla durum pek de öyle değildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçtan sonra sağda solda konuşulanların anlayabildiğim kısmına kulak kabarttığımda, söylenenlerin en dikkat çekeni, Fenerbahçe takımına Nihan gibi bir liberonun az geldiğiydi. Kısıtlı voleybol bilgimle gördüğümü sandığım şey doğruymuş demek, diye düşündüm. İstatistiklerin "excellent" demesi bir tarafa, bilhassa ilk iki sette olmayacak işler hep liberomuzun üzerinden yürüdü. Nicole Davis sonrası, Ayça Naz İhtiyaroğlu ile şok geçiren libero mevkiinin, Valeriya Korotenko'nun peşinden Nihan Ataman Güneyligil'e kalması çok yazık. Naz'ı hala kenarda görmek de öyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ze Roberto, yargıları yargılanacak bir hoca değil. Hatta Adnan Kıstak, Üzeyir Özdurak ve&amp;nbsp;Jan De Brandt sonrası büyük bir lütuf ve zirve noktası. Seçimler konusunda söylenebilecek tek şey, Naz'ın Fenerbahçe'de oynatılması zorunluluğudur. Türkiye tarihinin en pahalı transferi ve Milli Takım'ın bir numaralı pasörü dururken yabancı haklarından bir tanesinin pasöre kullanılıp, liberonun yerli kontenjanından harcanması inşallah bizi paralamaz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-5514597766103675408?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/5514597766103675408/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=5514597766103675408' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/5514597766103675408'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/5514597766103675408'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/dinamo-moskova-fenerbahce-macnn-ozeti.html' title='Sarı Meleklerin Moskova Deplasmanı'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TQGwVb_8jII/AAAAAAAAFX8/Y89lDczQt10/s72-c/68588_176571132371716_100000564914632_522005_1807217_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-7296990757232127583</id><published>2010-12-07T14:58:00.000+02:00</published><updated>2010-12-07T14:58:34.482+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Moskova'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayan Voleybol'/><title type='text'>Fenerbahçe Moskova'ya Geliyor</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TP4uznEXTII/AAAAAAAAFX4/1nezDVstfpU/s1600/20101208-dinamofb.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="277" src="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TP4uznEXTII/AAAAAAAAFX4/1nezDVstfpU/s320/20101208-dinamofb.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Biz de tribünde yerimizi alıyoruz nasipse.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buralardaki tribün hallerini görünce insan &lt;i&gt;"Keşke voleybolda deplasman kültürümüz olsaydı"&lt;/i&gt; diye düşünmeden edemiyor. İmrendiğim tek şey orkestraları oldu. Hemen her fırsatta devreye giren mükemmel bir ekipleri var. Onun dışında, 3500 kişilik salonun yarısını dolduruyorlar ve belli anlar dışında öylece oturuyorlar. Sağlam 50 kişi olsak o salonu başlarına yıkarız. Gerçi maça gelen Moskova taraftarlarının % 70'ini KGB ve FSB personelleri oluşturduğu için &lt;i&gt;"Dışarda kaçanın anasını s......"&lt;/i&gt; şeklinde mevzu gideri yapamayız ama o kadar da olacak artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vesileyle, Onat ve Oksana kardeşlerime de teşekkür edeyim bir kez daha.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz olmasanız çekilmezdi bu Moskova.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-7296990757232127583?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/7296990757232127583/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=7296990757232127583' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/7296990757232127583'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/7296990757232127583'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/fenerbahce-moskovaya-geliyor.html' title='Fenerbahçe Moskova&apos;ya Geliyor'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TP4uznEXTII/AAAAAAAAFX4/1nezDVstfpU/s72-c/20101208-dinamofb.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-2997138984290818052</id><published>2010-12-07T14:51:00.000+02:00</published><updated>2010-12-07T14:51:57.326+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayan Basketbol'/><title type='text'>Salon Sizi Çağırmıyor. Sizden Gelecek Hayır...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TP4p2_dUsmI/AAAAAAAAFXw/0SU6Bqq15kk/s1600/2010-12-06_gs9.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="211" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TP4p2_dUsmI/AAAAAAAAFXw/0SU6Bqq15kk/s320/2010-12-06_gs9.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Dün akşam Fenerbahçe - Galatasaray maçı vardı Caferağa'da.... Altyapıdaki gençlerin maçıydı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diana Taurasi ve Penny Taylor maça gelmişler. A takımının hocası Ratgeber de yanlarında. Muhtemelen değil, kesinlikle birlikte çalıştıkları tesislerde böyle bir maçın varlığını kızlardan ve genç takım müsabakalarını takip eden Ratgeber'den öğrenip, Caferağa'da izlemeye karar vermişler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortada bir yönetici organizasyonu falan yok. Tamamen biri Amerikalı, diğeri Avusturalyalı olan iki Dünya yıldızının ve Macar hocalarının fikri. Kadraja giren diğer personel, &lt;i&gt;"Bunların gittiğine biz gitmezsek ayıp olur"&lt;/i&gt; kontenjanından orada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mevzu üzerine koskorcuk ağabey bir yazı yazdı:&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://koskorcuk.blogspot.com/2010/12/salon-siz-cagryor.html"&gt;Salon Sizi Çağırıyor&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eklenecek bir şey yok. Son paragraflarda sorduğu soruların hepsine gelecek yanıtların menfi olduğunu elbette kendisi de biliyor. Çağrısının yanıt bulmayacağını bildiği gibi... Benim muhalefetim sadece başlığa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yok... Salon onları falan çağırmıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin en iyi uzunu, yerine kimseler bulunmayacak Nevriye olsun; memlekette eline kimsenin su dökemeyeceği oyun kurucu Birsel olsun; milli takımın değişmezi Esmeral olsun... Bu yaşa, bu zamana kadar, bu kızların "tek bir maçına bile" gelmemişse, bu saatten sonra da salon onları çağırmıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Ne işimiz var burada?"&lt;/i&gt; bakışı ile sahada &lt;i&gt;"Kenarda bizi falanca izliyor"&lt;/i&gt; diye heyecan yapacak gencecik çocukların hevesini kursağına pamukla tıkacak bu sporcular yerine, Diana ve Penny gibilerin kırk yılda bir gelmesi daha iyi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sporcu istediği kadar bulunmaz hint kumaşı olsun. İsterse ardışık şampiyonlukların mimarı olsun. Oynadığı ülkenin ve takımın basketboluna tek katkısı "üçü bir yerde" facebook sayfası oluyorsa onların efsane olmasından bahsedilemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Penny Taylor, Fenerbahçe'ye transfer olduğunda &lt;a href="http://maratonalmaty.blogspot.com/2009/10/penny-taylor-fenerbahcede.html"&gt;&lt;b&gt;yazdığımız yazı&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;dan bir bölümle bitirelim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Taylor'ın lise yılları, Victoria'daki Upwey'de geçmiş. Tabii o arada Belgrave South Red Devils basamağını atlamayalım. Avusturalya'nın imrenilecek basketbol yapılanması içerisinde yer alan bu küçük organizasyonda geçirdiği günleri unutmamış olacak ki her sene bir ziyaret gerçekleştiriyormuş Knox'a... Ian Firth adındaki kulüp yetkilisinin Penny hakkında söylediklerini de "imrenilecek" parantezine almak mümkün. Küçük yaştaki çocuklar için bir kahraman olan Penny'nin ağır grip halindeyken bile ziyaretini aksatmadığını söylerken, "Çocuklar bunu bildikleri halde ona sarılmakta bir an bile tereddüt etmediler. Onu bir idol olarak görüyorlar" diye eklemiş."&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TP4sY0Ou4kI/AAAAAAAAFX0/OloPmZBS3ZU/s1600/penny_taylor_02.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TP4sY0Ou4kI/AAAAAAAAFX0/OloPmZBS3ZU/s1600/penny_taylor_02.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-2997138984290818052?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/2997138984290818052/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=2997138984290818052' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/2997138984290818052'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/2997138984290818052'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/salon-sizi-cagrmyor-sizden-gelecek-hayr.html' title='Salon Sizi Çağırmıyor. Sizden Gelecek Hayır...'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TP4p2_dUsmI/AAAAAAAAFXw/0SU6Bqq15kk/s72-c/2010-12-06_gs9.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-2056607396791662928</id><published>2010-12-07T14:07:00.002+02:00</published><updated>2010-12-07T14:09:36.016+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Burak Şakarcan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Burak Şakarcan ile Tribüne Dair - I : Ne Olmalı, Ne Olmamalı?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TP4hY6X7BRI/AAAAAAAAFXo/ehMxrwEQDxE/s1600/istanbul%252Bsince%252B1453.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TP4hY6X7BRI/AAAAAAAAFXo/ehMxrwEQDxE/s320/istanbul%252Bsince%252B1453.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bir zaman önce blog tutmaya başlayan ama sonra yazmaktan vazgeçen kardeşim Burak Şakarcan, &lt;i&gt;"kelimenin gerçek anlamıyla"&lt;/i&gt; Türkiye tribünlerin kurmaylarındandır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçenlerde Twitter'da tribüne ve diğerlerine dair manifesto gibi bir şeyler karalayınca bunları toplayıp, detaylandırmak gerekir diye düşündüm. Ortaya aşağıdaki gibi bir şey çıktı. Devamının gelmesi dileğiyle başlayalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: red;"&gt;1 )&lt;/span&gt;&lt;/b&gt; Başkanlar emniyete &lt;i&gt;"Alın bunu"&lt;/i&gt; dediğinde, insanlar alınmasın. Bilakis "kamu görevlisi" olmadığı halde talimat verene &lt;i&gt;"Sen kimsin?"&lt;/i&gt; densin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: red;"&gt;2 )&lt;/span&gt;&lt;/b&gt; Emniyet güçleri insanlara ön yargıyla yaklaşmasın. Bir olay çıktığında gelişigüzel kimseye şiddet uygulanmasın. &lt;i&gt;"Bunlar yapmıştır"&lt;/i&gt; diyerek, seçmece adam alınmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: red;"&gt;3 )&lt;/span&gt;&lt;/b&gt; Salonlar, stadyum koridorları ve bilet sıraları gibi, kitlenin yoğun olduğu alanlarda biber gazı kullanılması yasaklansın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: red;"&gt;4 ) &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;Bilet sıralarında emniyet güçleri karaborsacılarla işbirliği yapmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: red;"&gt;5 )&lt;/span&gt;&lt;/b&gt; Pankartlara özgürlük verilsin. Demokratik protesto ve esprili sataşma pankartları tamamıyla serbest bırakılsın. Sadece kanuna aykırı ve ahlaka mugayir pankartlara tedbir uygulansın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: red;"&gt;6 )&lt;/span&gt;&lt;/b&gt; Bayrak sopalarının ve davulların, salonlara ve stadyumlara girişi serbest bırakılsın. Sadece bunları saldırı aracı olarak kullanan veya sahaya atanlar tespit edilerek cezalandırılsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: red;"&gt;7 )&lt;/span&gt;&lt;/b&gt; Stadyum ve salonlarda yer alan kamera sistemleri doğru ve yerinde kullanılsın. İstendiği zaman &lt;i&gt;"çalışıyor"&lt;/i&gt;, istenmediği zaman &lt;i&gt;"çalışmıyor"&lt;/i&gt; denmesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: red;"&gt;8 )&lt;/span&gt;&lt;/b&gt; Başkanların ve yöneticilerin, tribünlerde bindirilmiş kıtalar kullanması engellensin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: red;"&gt;9 )&lt;/span&gt;&lt;/b&gt; Bıçak vb. yasak madde taşıyanlar cezalandırılırken, o insanları karakoldan çıkaran yöneticiler de unutulmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: red;"&gt;10 )&lt;/span&gt;&lt;/b&gt; Kulüplerin ortam gerecek ve camiaları kavgaya sevk edecek işlerin içerisinde yer alması yasaklansın ve işleyiş sıkı takip edilsin. Örneğin deplasman tribünü bilet fiyatları sabitlensin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: red;"&gt;11 )&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&amp;nbsp;Türkiye'de hayatın her yerinde kullanılan küfür; stadyumda ve salonda idari / adli ceza sebebi olmasın. Küfür edenler para ya da maça girememe cezası almasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendimce yorumlayacak olursam&amp;nbsp;&lt;i&gt;"Yanlış"&lt;/i&gt; diyebileceğim tek bir madde bile yok. Ekleyebileceğim tek şey şu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taraftarlar, Türkiye sporunda yaşanan şiddetin "kalkan vazifesi gören" piyonları olabilir. Ama bunların arkasına saklanıp, şah sıfatıyla tepeden bakan yöneticiler ile vezir pozisyonunda her şeye maydanoz olan medya unsuru, taraftardan kat kat suçludur. Devletin ve yasanın kolu bunlara, yani organize edene ve azmettirene uzanmadığı sürece, 70 küsur milyonluk &amp;nbsp;ülkede bu şiddeti bitirmenin imkanı yoktur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-2056607396791662928?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/2056607396791662928/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=2056607396791662928' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/2056607396791662928'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/2056607396791662928'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/burak-sakarcan-ile-tribune-dair-i-ne.html' title='Burak Şakarcan ile Tribüne Dair - I : Ne Olmalı, Ne Olmamalı?'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TP4hY6X7BRI/AAAAAAAAFXo/ehMxrwEQDxE/s72-c/istanbul%252Bsince%252B1453.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-487422044678916520</id><published>2010-12-07T12:01:00.001+02:00</published><updated>2010-12-07T12:03:19.207+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Münferitlerin Pankartı : Comandante Alex</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TP4EmUd9tuI/AAAAAAAAFXk/S3z0z6rGq9E/s1600/calex.jpeg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="154" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TP4EmUd9tuI/AAAAAAAAFXk/S3z0z6rGq9E/s320/calex.jpeg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Kadıköy tribünlerinde bir ilk yaşandı geçen hafta sonu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskinin &lt;i&gt;"eski"&lt;/i&gt; yeninin &lt;i&gt;"okul"&lt;/i&gt; açığında kocaman bir pankart açıldı:&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Comandante Alex"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçi içeriği bir şekilde rakiplerce tartışılmaya devam etse de bizim için mühim olan &lt;i&gt;"ilk"&lt;/i&gt; olma durumuydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki pankart, stadyumdaki münferitlerin hazırlayıp, açtığı ilk büyük boyutlu pankart olma özelliğini haiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hoş, bu açıdan bakınca sağ alt köşesinde &lt;i&gt;"Okul Açık"&lt;/i&gt; tabirini görüyoruz ama demek ki bu isim altında organize olmuşlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Grup CK'nın,&amp;nbsp;ÜNİFEB'in &amp;nbsp;ve&amp;nbsp;Vamos Bien'in yere göğe koyamadığımız ve bir &lt;i&gt;"devrim"&lt;/i&gt; olarak nitelendirdiğimiz &lt;i&gt;"uygulamalara karşı faaliyet dondurma"&lt;/i&gt; kararında ısrar etme güzelliği bir yana, stadyumdaki münferit seyircilerin bu denli gayret göstermesi de bilahare mutluluk verici.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teşekkürler münferitler!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-487422044678916520?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/487422044678916520/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=487422044678916520' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/487422044678916520'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/487422044678916520'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/munferitlerin-pankart-comandante-alex.html' title='Münferitlerin Pankartı : Comandante Alex'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TP4EmUd9tuI/AAAAAAAAFXk/S3z0z6rGq9E/s72-c/calex.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-4456319458175605769</id><published>2010-12-06T15:20:00.000+02:00</published><updated>2010-12-06T15:20:00.700+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nostalji'/><title type='text'>Fenerbahçe'nin Hatırı İçin...</title><content type='html'>&lt;object width="320" height="192"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/QVuvHQaexRw?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/QVuvHQaexRw?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="320" height="192"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;1958 yapımı Altın Kafes filmi... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeki Müren ve Münir Özkul, bir araba dolusu, hatta taşması tayfayı Fenerbahçe maçına götürüyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Videonun sonuna kadar sabrederseniz, bam telini görürsünüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk filmlerinde Fenerbahçe muhabbeti geçince mest olanlara gelsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu işlere kalbi ısınmayan da kendine "Fenerbahçeliyim" demesin zaten.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-4456319458175605769?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/4456319458175605769/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=4456319458175605769' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4456319458175605769'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4456319458175605769'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/fenerbahcenin-hatr-icin.html' title='Fenerbahçe&apos;nin Hatırı İçin...'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-8857745726311039668</id><published>2010-12-06T15:15:00.007+02:00</published><updated>2010-12-06T15:15:00.523+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzik'/><title type='text'>İlk Muhabbet (by Perran Kutman)</title><content type='html'>&lt;object width="320" height="256"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/AyxSpBu1xw4?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/AyxSpBu1xw4?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="320" height="256"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğrusu o ya, Perran Kutman'ın bu yönünü hiç bilmiyordum. Ses bambaşka, türkü bambaşka, anımsattıkları bambaşka. &lt;i&gt;"Feleğim şaştı"&lt;/i&gt; desem yeridir, &lt;i&gt;"Şirazem kaydı"&lt;/i&gt; desem yalan değildir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-8857745726311039668?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/8857745726311039668/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=8857745726311039668' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/8857745726311039668'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/8857745726311039668'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/ilk-muhabbet-by-perran-kutman.html' title='İlk Muhabbet (by Perran Kutman)'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-6236316508007120301</id><published>2010-12-06T15:10:00.000+02:00</published><updated>2010-12-06T15:10:00.540+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mizah'/><title type='text'>Her Derde Deva; Orangina</title><content type='html'>&lt;object height="183" width="300"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/YlKDu_XtG_I&amp;hl=en_US&amp;feature=player_embedded&amp;version=3"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/YlKDu_XtG_I&amp;hl=en_US&amp;feature=player_embedded&amp;version=3" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowScriptAccess="always" width="300" height="183"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklam zaten kendini anlatıyor. Ben daha bir şey demiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-6236316508007120301?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/6236316508007120301/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=6236316508007120301' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/6236316508007120301'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/6236316508007120301'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/her-derde-deva-orangina.html' title='Her Derde Deva; Orangina'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-6648268176605944680</id><published>2010-12-06T15:05:00.005+02:00</published><updated>2010-12-06T15:05:00.551+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anime'/><title type='text'>Kore wa Zombie Desu Ka</title><content type='html'>&lt;object style="height: 195px; width: 320px;"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/ZYopij1eR8s?version=3"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/ZYopij1eR8s?version=3" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowScriptAccess="always" width="320" height="195"&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Animeden devam...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fragmanını yukarıda görmekte olduğunuz bu yapımda Ayumu Aikawa adlı kardeşimiz, bir seri katilin kurbanı olur. Fakat defnedilmeden önce necromancer olarak tabir ettiğimiz çakal büyücülerden bir tanesi olan Yū adındaki abla kendisini zombi olarak ayağa diker. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayumu'nun uyandığı dünyada &lt;i&gt;"masō shōjo"&lt;/i&gt; nam büyücü kızlar ve vampir ninjalar fink atmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu seri &lt;i&gt;"High School Of The Dead"&lt;/i&gt; ile dimağımızı şenlendiren zombili animeler fırtınasına, pek de dahil olmayacak gibi gözüküyor ama bir ümit bekleyelim bakalım diyerek buralara aldık. Hayırlısı...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-6648268176605944680?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/6648268176605944680/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=6648268176605944680' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/6648268176605944680'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/6648268176605944680'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/kore-wa-zombie-desu-ka.html' title='Kore wa Zombie Desu Ka'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-6481655886466621482</id><published>2010-12-06T15:00:00.005+02:00</published><updated>2010-12-06T15:00:09.317+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anime'/><title type='text'>Paths Of Hate</title><content type='html'>&lt;iframe frameborder="0" height="196" src="http://player.vimeo.com/video/17053492" width="300"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Tiyatronun yerini hiçbir şey tutmaz ama canlı sinemanın yerini, bir çok alanda, animasyon tutabilir"&lt;/i&gt;in kanıtlarından bir tanesi olduğunu düşünebilirim bunun. O derece güzel olmuş... Çizgi roman modellemesi ile bir animasyon film; &lt;i&gt;"Paths Of Hate"&lt;/i&gt;. Fragmanı yukarıda. Piyasaya düşünce kaçırmayın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-6481655886466621482?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/6481655886466621482/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=6481655886466621482' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/6481655886466621482'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/6481655886466621482'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/paths-of-hate.html' title='Paths Of Hate'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-8630014425768019235</id><published>2010-12-03T10:29:00.000+02:00</published><updated>2010-12-03T10:29:53.072+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Falan Filan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzik'/><title type='text'>From Russia With Love</title><content type='html'>&lt;object height="240" width="300"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/Pka0FczsOfo?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/Pka0FczsOfo?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="300" height="240"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geç bile kaldık, bloga bu şarkıyı koymakta.&lt;br /&gt;Serinin, büyük bölümü İstanbul'da geçmesi sebebiyle, en çok sevdiğimiz filmlerinden birisidir.&lt;br /&gt;Şu anki durumu da mükemmelen ifade ediyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-8630014425768019235?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/8630014425768019235/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=8630014425768019235' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/8630014425768019235'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/8630014425768019235'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/from-russia-with-love.html' title='From Russia With Love'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-3557259575007252141</id><published>2010-12-02T08:41:00.001+02:00</published><updated>2010-12-02T08:43:14.384+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayan Basketbol'/><title type='text'>Taurasi Sete Hevesli</title><content type='html'>&lt;object height="240" width="300"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/IjozSgq9JWI?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/IjozSgq9JWI?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="300" height="240"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçtan sonra &lt;i&gt;"İnşallah bir çeken olmuştur da Youtube'a gelir"&lt;/i&gt; dediğimiz sahne, teşrif etmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de sevgili &lt;b&gt;&lt;a href="http://caferaganotlari.blogspot.com/2010/11/omuz-omuza.html"&gt;Beercholic'in blogunda&lt;/a&gt;&lt;/b&gt; rastladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanıksamış olmaktan mıdır, bıkkınlıktan mıdır bilinmez; yerli oyuncularda şu coşkunun yarısını görememek tuhaf şey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Penny de dünden hazırmış bu arada. Diana &lt;i&gt;"E hadi.."&lt;/i&gt; gibisinden şöyle bir dokununca, &lt;i&gt;"Ha, omuz omuza mı yapıyoruz"&lt;/i&gt; dercesine katıldı. Oğlan bizim, kız bizim! Çatlasın birileri!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-3557259575007252141?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/3557259575007252141/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=3557259575007252141' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3557259575007252141'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3557259575007252141'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/taurasi-sete-hevesli.html' title='Taurasi Sete Hevesli'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-4050885129890317524</id><published>2010-12-02T08:22:00.001+02:00</published><updated>2010-12-02T08:23:18.530+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mizah'/><title type='text'>İmparator Mario ve Aduket'e Farklı Bir Bakış</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TPc62j9DqVI/AAAAAAAAFW4/VSbb10h7ydY/s1600/popicons411.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="232" src="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TPc62j9DqVI/AAAAAAAAFW4/VSbb10h7ydY/s320/popicons411.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Pop Icons In a Different Light"&lt;/i&gt; serisinin yenisi gelmiş. İki örneğini burada gördüğünüz çalışmaların tümüne, &lt;b&gt;&lt;a href="http://www.icanhasinternets.com/2010/11/pop-icons-in-a-different-light-part-7/"&gt;şuradan&lt;/a&gt;&lt;/b&gt; ulaşabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TPc63MWOs7I/AAAAAAAAFW8/-IF-BrT94f8/s1600/popicons441.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="232" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TPc63MWOs7I/AAAAAAAAFW8/-IF-BrT94f8/s320/popicons441.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-4050885129890317524?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/4050885129890317524/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=4050885129890317524' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4050885129890317524'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4050885129890317524'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/imparator-mario-ve-adukete-farkl-bir.html' title='İmparator Mario ve Aduket&apos;e Farklı Bir Bakış'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TPc62j9DqVI/AAAAAAAAFW4/VSbb10h7ydY/s72-c/popicons411.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-3756624280376719829</id><published>2010-12-01T13:52:00.003+02:00</published><updated>2010-12-01T13:54:39.470+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Istanbul'/><title type='text'>Haydarpaşa'yı Kundaklamak...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TPWCjXyfKCI/AAAAAAAAFWE/n_o4hp66fyc/s1600/haydarpasa.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TPWCjXyfKCI/AAAAAAAAFWE/n_o4hp66fyc/s320/haydarpasa.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sakallı Nurettin Paşa, İzmir'i yakarken ne düşündüyse Haydarpaşa'yı yakanlar da aynısını düşündü:&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Yakın geçmişi. Yerine kendi geleceğimizi inşa edeceğiz"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;i&gt;Milletvekilleri ve bürokratlar gecenin bir yarısı gelip, çatıya düzeneği yerleştirdiler; sabaha da yangın başladı"&lt;/i&gt; demiyor hiç kimse ama üzerinde belli parasal hesapların dört döndüğü anıtların her an çıra muamelesi görebilecek olması (sadece bu ülkenin değil) bu coğrafyanın bir geleneği...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü bu bir &lt;i&gt;"medeniyet ve kültürün meselesidir"&lt;/i&gt;..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tırnak içindeki cümle, Falih Rıfkı Atay'dan... Her Türk'ün başucu kitaplarından olması gerektiğine inandığımız için sık sık alıntı yaptığımız "Çankaya"dan bir pasaj olacak aşağıda. Türkiye'de şehircilik kelimesinden ne anlaşıldığını anlatan bu pasajın hala değişmediğini göreceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;------------------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;.. bir İstanbul milletvekili, garaj bahanesi ile aynı sokaklardan birinde dükkan "kaçırdı". Bir başka milletvekili kat "kaçırdı". Belediye göz yumdu. Ve tıpkı İstanbul'da spekülasyoncu ve arsa vurguncularının Prost'a oynadığı oyunu, Ankara'da yabancı şehircilere oynadılar. Yerli imar, Orta Anadolu'da, hiç şüphesiz bugüne kadar harcadığımızdan daha az masrafla elde edeceğimiz yeryüzünün en ileri şehri hayalini mahvetti.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yerli imara yıllarca hâkim olanlardan biri, Ankara'ya on parasız gelmişti. Yüz binlerce lira kazandı ve parasını Amerika'ya aktardı. 1945'de New York'a gittiğim vakit, Ankara'daki ecnebi inşaatından çalan bir hırsız mühendisle onun şirket kurmuş olduğunu öğrenmiştim.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Mesele basit değil midir? Bir dönüm içinde bir kır evi disiplinine göre bir metre arsa fiyatının bir lirada karar kıldığını düşünürseniz, aynı yerde bitişik ve dört katlı apartman sistemi bu fiyatı on altı liraya, yirmi liraya çıkarır. Müsaadeyi verenler spekülasyonculara ortaktırlar. Onun için nerede arsacılar lehine bir plan değişikliği duyarsanız, hemen hırsızlığa hükmediniz.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Ankara'da milyonlar çalınmıştır. İstanbul'da milyonlar vurulmaktadır.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Sabit olmuştur ki, Mustafa Kemal, şapka ve Latin harfleri devrimlerini başarabilecek kadar kuvvetli bir idare kurmuş, fakat bir şehir planını tatbik edebilecek kuvvette bir idare kuramamıştı.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Çünkü bu, Atatürk'ün devrimleri ile halletmeye çalıştığı medeniyet ve kültürün meselesidir.&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-3756624280376719829?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/3756624280376719829/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=3756624280376719829' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3756624280376719829'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3756624280376719829'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/haydarpasay-kundaklamak.html' title='Haydarpaşa&apos;yı Kundaklamak...'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TPWCjXyfKCI/AAAAAAAAFWE/n_o4hp66fyc/s72-c/haydarpasa.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-419045719931847880</id><published>2010-12-01T13:51:00.001+02:00</published><updated>2010-12-01T13:51:00.784+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>Milli Eğitim Budur</title><content type='html'>&lt;object height="240" width="300"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/I9noMwbA2so?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/I9noMwbA2so?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="300" height="240"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında insan olan, yukarıdaki metni Müşfik Kenter'in sesinden dinlemeden de etkilenir ama bizde gökten gelse &lt;i&gt;"Bana ne yeaa"&lt;/i&gt; diyecek duyarlılıkta (!) Adem oğulları ile Havva kızları çoğunlukta olduğundan ötürü, bit osuruğu kuvvetinde kalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buyurun, etkileyici bir ses tonuyla, okullarımızın hâl-i pür melali...&amp;nbsp;Eyy Türk gençliği he mi? Görmediğiniz iyi oldu Paşam..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-419045719931847880?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/419045719931847880/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=419045719931847880' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/419045719931847880'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/419045719931847880'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/milli-egitim-budur.html' title='Milli Eğitim Budur'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-8227000194507539624</id><published>2010-12-01T13:49:00.000+02:00</published><updated>2010-12-01T13:49:09.139+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Sarı Lacivert İnternet</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TPWF2SwPsGI/AAAAAAAAFWI/VfLW2XbZJlA/s1600/2010-11-30_lansman446.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TPWF2SwPsGI/AAAAAAAAFWI/VfLW2XbZJlA/s320/2010-11-30_lansman446.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Nur topu gibi bir kurumsal etkinliğimiz daha oldu:&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=21907"&gt;&lt;b&gt;FenerNet&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçtiğimiz günlerde Fenerbahçe eski başkanlarından Ali Şen ile bir araya gelmek istemeyen sayın Aziz Yıldırım'ı kimlerle görüyoruz kimlerle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurumsal hayat çok zor şey aslında. Başkanı olduğunuz takımın bekâsı için, hakkında demediğiniz kalmayan, hakkınızda demedikleri kalmamış insanlarla aynı sofraya oturuyorsunuz, aynı kareye giriyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, biz konuya dönelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nur topumuz piyasaya &lt;i&gt;"Takımına nasıl bağlıysan internete de FenerNET’le bağlan" &lt;/i&gt;sloganıyla çıkmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce FenerNet'e geçecekler el kaldırsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi de bu sloganın &lt;i&gt;"İnternete FenerNET ile bağlı değilsen, takımına da bağlı değilsin"&lt;/i&gt; şekline dönüşeceğini düşünenlerin ellerini görelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sınırsız tarifeye geçmeyen siktirsin gitsin!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-8227000194507539624?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/8227000194507539624/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=8227000194507539624' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/8227000194507539624'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/8227000194507539624'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/12/sar-lacivert-internet.html' title='Sarı Lacivert İnternet'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TPWF2SwPsGI/AAAAAAAAFWI/VfLW2XbZJlA/s72-c/2010-11-30_lansman446.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-499035830338205444</id><published>2010-11-27T00:01:00.002+02:00</published><updated>2010-11-27T00:03:52.342+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek Basketbol'/><title type='text'>Bir Müesseseyi Çok Sevdim, O Beni Hiç Sevmiyor</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TPAlcDYy6ZI/AAAAAAAAFVs/UQRT5alzECI/s1600/ters-pankart-by-serdar-ocaksonmez.PNG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TPAlcDYy6ZI/AAAAAAAAFVs/UQRT5alzECI/s320/ters-pankart-by-serdar-ocaksonmez.PNG" width="248" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Haber ajanslara düştüğünden beri gözümden yaş eksik olmuyor... Gülmekten tabii...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efes Pilsen taraftar organizasyonu Efesliler'in karşılaştığı durum, çok sinir bozucu ve onur kırıcı. Normal şartlar altında, &lt;i&gt;"taraftarın halinden taraftar anlar"&lt;/i&gt; kabilinden destek olunması gereken bir hadise var ortada, vahşetler denk! Ama şerait müsait değil..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısaca özetleyecek olursak, yaşananlar şundan ibaret:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efendim, Efes Pilsen - Union Olimpija maçında, Efes Pilsen'in vefakar, cefakar ve de mutat taraftarları,&amp;nbsp;her zamanki aksesuarları olan kösler eşliğinde,&amp;nbsp;her zamanki yerlerini alıyorlar. Lakin tam da gülbank başlamış ve aradan çok zaman geçmemişken bir mübelliğ zat gelip, oyuncuların davulun çıkardığı sesten rahatsız olduğunu ve mümkünse davul çalmaktan vazgeçmelerini söylüyor. Tabii Nasreddin ho..., pardon, Efesliler durur mu? Yapıştırıyorlar taaccübü ve reaksiyonu. Pankartlar sökülüyor. Mesken terk ediliyor. &lt;i&gt;"Yanınızdayız"&lt;/i&gt; pankartı ters asılıyor ve Asakir-i Mansure-i Efes Pilseni formaları çıkartılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Makara şurada dursun, biraz ciddiyet...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılan açıklamada şöyle bir kısım var:&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Efes Pilsen Spor Kulübü'nün taraftarı yoktur' diyen insanlara inat takımımızı her şartta her maçta destekledik"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz de öyle diyenlerden olduğumuz için gönül rahatlığıyla cevap verebiliriz herhalde:&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Bizi bir tek siz anladınız ama siz de yanlış anladınız"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa dediğimiz gayet açıktı.:&lt;br /&gt;Biz size &lt;i&gt;"Efes Pilsen'de kendini taraftar sananlar olamaz"&lt;/i&gt; demedik; &lt;i&gt;"Efes Pilsen'de ve benzerlerinde taraftarlık diye bir şey olmaz"&lt;/i&gt; dedik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taraftarlık, kulüpçülük demektir.&amp;nbsp;Kurumlarda kulüpçülük yapılamaz. Çünkü kulüpçülük, &lt;i&gt;"Madem kâr edemiyoruz. Kapatalım gitsin"&lt;/i&gt; kafasıyla yapılmaz.&amp;nbsp;Yerin dibine de batsa, üç beş kişinin devam ettiği küçücük lokalleri olan semt kulüplerinin bile taraftarı olur ama&amp;nbsp;Efes Pilsen Spor Kulübü'nün taraftarı olamaz. Ancak taraftarcılık oynayan küçük grupları vardır. Onlar da, akşam ezanı okununca &lt;i&gt;"Aliiii, baban çağırıyoooo&lt;/i&gt;" diye annesi tarafından eve davet edilip, gelmemekte inat edince babası pencereye çıkan çocuk gibi, &lt;i&gt;"Bak kızıyorum ama..."&lt;/i&gt; denince boynunu büküp eve gidiverirler. Aynı&amp;nbsp;bu olayda olduğu gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca her fırsatta Türkiye'nin büyük spor kulüplerinin taraftar klişelerini eleştirip, her şeye kulp taktıktan sonra, yapılan açıklamada &lt;i&gt;"yol parası ve simit"&lt;/i&gt; gibi güzide deplasman argümanlarını kullanmaları da bilahare takdire şayan. Klasikler kolay ölmüyor tabii..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söze nihayet verecek olursak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisini Efes Pilsen taraftarı sanan herkesin burnunun yüksek irtifada gezdiğini söylemek tabii ki mümkün değil ama "basketbol kültürü" üzerine yaratılan bir elitizmin "Biz farklıyız" algısı eşliğinde, bu memleket sporunun temel direği olan spor kulüplerini ve onların taraftarlarını küçümsediğini de kimse inkar edemez. Bu alınan, manidar bir boy ölçüsüdür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar endüstriyel olursa olsun, kurumsallaşma hastalığına kendisini ne kadar kaptırırsa kaptırsın; bir Fenerbahçe, bir Galatasaray, bir Beşiktaş ya da bir Karşıyaka muadili spor kulüpleri, asla müessese soğukluğunda olmayacaklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tuncay Özilhan'ın &lt;i&gt;"Biz yazdık"&lt;/i&gt; diye elinde salladığı basketbol tarihi kitabında bahsi geçen yılları açıp, o zamanlarda çekilen Türk filmlerine bakın mesela... Bir tane bile müessese takımının maçına giden insan görebilecek misiniz&amp;nbsp;bakalım? &lt;i&gt;"Ama o basketbooool"&lt;/i&gt; demeyin. Spor tarihi tek bir yerden yazılmaz. Bu yaşananlar ve sizin Kaf Dağı'ndaki kafanızın üzerine dökülen soğuk su, yağmur bulutunun değil, Türkiye'nin spor tarihinin, Türkiye'nin büyük kulüplerinin şamarı ve soğuk duşudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanınızdayız! Kahkahalarla gülmek için...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-499035830338205444?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/499035830338205444/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=499035830338205444' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/499035830338205444'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/499035830338205444'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/11/bir-muesseseyi-cok-sevdim-o-beni-hic.html' title='Bir Müesseseyi Çok Sevdim, O Beni Hiç Sevmiyor'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TPAlcDYy6ZI/AAAAAAAAFVs/UQRT5alzECI/s72-c/ters-pankart-by-serdar-ocaksonmez.PNG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-7428777281592616747</id><published>2010-11-25T14:02:00.000+02:00</published><updated>2010-11-25T14:02:50.959+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayan Basketbol'/><title type='text'>Dünya'nın En İyisi, Avrupa'nın En İyisi, Türkiye'nin En İyisi</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TO5PM2fX7yI/AAAAAAAAFVg/E_AH57BguMs/s1600/2010-11-08_diana446.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TO5PM2fX7yI/AAAAAAAAFVg/E_AH57BguMs/s320/2010-11-08_diana446.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Dünya'nın en iyisinin kim olduğu malum... &lt;a href="http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/05/diana-taurasi-fenerbahcede.html"&gt;&lt;b&gt;Şurada&lt;/b&gt;&lt;/a&gt; hayat hikayesi yazıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa'nın en iyisine bakalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2000 ve 2002 sezonlarında iki denemeden sonra, soluğu EuroCup'ta alan&amp;nbsp;Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı,&amp;nbsp;aralık vermeden 2007'den beri FIBA'nın Euroleague organizasyonunda yer alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşinci sezona giren süreç zarfında bugüne kadar&amp;nbsp;64 maç yapılmış. Bu karşılaşmaları ülkelere göre ayırdığımızda karşımıza çıkan tablo şu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TO5LueJ3SmI/AAAAAAAAFVc/Bw3VBoHbyu0/s1600/fb-kb-ulkeler.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="105" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TO5LueJ3SmI/AAAAAAAAFVc/Bw3VBoHbyu0/s320/fb-kb-ulkeler.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe'nin üstün olmadığı tek ülke Rusya ve görüldüğü gibi, aradaki fark oldukça büyük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ülke takımlarına karşı kazanılan iki galibiyetin birincisi yine UMMC Ekaterinburg'a karşıydı ama bu sonuncu kadar manalı değildi.&amp;nbsp;UMMC'nin&amp;nbsp;6 sayı farkla ve hiç öne geçemeden kaybettiği müsabaka, aynı zamanda Fenerbahçe'nin Rusya'da kazandığı ilk galibiyet oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçi &lt;i&gt;"Boğazın karşı yakası" &lt;/i&gt;deyince sanki iki hisara kurulmuş, öyle maç yapan takımlar akla geliyor ama bu tabiri kullanmadan geçmeyelim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rekabetin Avrupa'daki yansımasına denge getirmek için, seviyesi olduğundan yüksek gösterilmeye çalışılan diğer yakadaki güzide rakibimiz, deplasmanda oynadığı maçlarda 26-27-28 olarak, ardışık şekilde fark yemeye devam ederken, Fenerbahçe'nin gidip&lt;i&gt; "Avrupa'nın En İyisi" &lt;/i&gt;denilen takımın anasını laciverte boyaması &lt;i&gt;(Bkz. Karamürselli Deli Hamdi)&lt;/i&gt; o ünvanı, en azından bir süreliğine kendisinin almasına yeterlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve gelelim Türkiye'nin en iyisine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TO5QVPDHBVI/AAAAAAAAFVo/jIr143JXm40/s1600/2010-10-21_FB-GSBASKET05.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TO5QVPDHBVI/AAAAAAAAFVo/jIr143JXm40/s320/2010-10-21_FB-GSBASKET05.jpg" width="270" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Migros günlerinden beri &lt;i&gt;"Fener'e... Fener'e..."&lt;/i&gt; deyip durduğumuz Birsel Vardarlı'nın Türkiye'de bir eşi benzeri olduğunu düşünen varsa, Münir Özkul'un dediği gibi &lt;i&gt;"Turrrrrup sıkmak lazım"&lt;/i&gt; onun fikrine... Ne Nilay, ne Esmeral, ne Işıl, ne de diğer zikredilen isimler, onun özelliklerine sahip değiller. Türkiye gerçek bir spor ülkesi olsa, iki değil on takım şampiyonluk için mücadele etse, Birsel Fenerbahçe'de değil bir başka takımda oynasa, şüphesiz takımını sırtına alıp götüren o olurdu. Forma rengine göre değişecek bir şey değil yetenek ve sporculuk meziyeti...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-7428777281592616747?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/7428777281592616747/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=7428777281592616747' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/7428777281592616747'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/7428777281592616747'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/11/dunyann-en-iyisi-avrupann-en-iyisi.html' title='Dünya&apos;nın En İyisi, Avrupa&apos;nın En İyisi, Türkiye&apos;nin En İyisi'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TO5PM2fX7yI/AAAAAAAAFVg/E_AH57BguMs/s72-c/2010-11-08_diana446.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-2918866668886035752</id><published>2010-11-25T10:50:00.001+02:00</published><updated>2010-11-25T10:51:17.455+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Reklamlar</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TO4ioGt9ixI/AAAAAAAAFVY/KztHzDO1Ds8/s1600/2010-11-24_al1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TO4ioGt9ixI/AAAAAAAAFVY/KztHzDO1Ds8/s320/2010-11-24_al1.jpg" width="271" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bir manevi hissi de araya maddiyat karıştırmadan yaşayalım ne olur. Bir durulun, bir izin verin bize.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da nasıl biliyorsanız öyle yapın anasını satayım. Sporcuların açıkta kalan yerlerinden avret mahalline kadar her tarafa Ülker yazın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resmi site için &lt;i&gt;"Hayırdır inşallah, Allah nazardan saklasın, bu ara branşlara dair bilgilendirmelerde bir coşkudur yaşanıyor" &lt;/i&gt;yazacakken, karşıma bu çıktı. Başka şeylerin anlamı kalmadı bir süreliğine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merdal Bebe, Fenerbahçe'ye reklam versin!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-2918866668886035752?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/2918866668886035752/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=2918866668886035752' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/2918866668886035752'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/2918866668886035752'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/11/reklamlar.html' title='Reklamlar'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TO4ioGt9ixI/AAAAAAAAFVY/KztHzDO1Ds8/s72-c/2010-11-24_al1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-5398249090453341306</id><published>2010-11-24T01:50:00.000+02:00</published><updated>2010-11-24T01:50:24.299+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Falan Filan'/><title type='text'>Ondan Öğrendim...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOxS5kQeC3I/AAAAAAAAFVU/z4VewURYezI/s1600/basogretmen-3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="233" src="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOxS5kQeC3I/AAAAAAAAFVU/z4VewURYezI/s320/basogretmen-3.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Onu tanıdığımda faal bir öğretmen değil, emekliydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ergen coşkusu ve kart sesle dört döndüğümüz mahalle köşelerinden, yakınlarına gelince &amp;nbsp;"Efendi ol" diye fısıldardım fikrime. Ve belki de o zamanlar temenna etmenin ne olduğunu bilsem, camekanın önünden öyle geçerdim. Zira insana tevazuyla karışık saray zarafetini her daim hissettirir, bir basamak yukarıda dururdu hep. Hakikaten saraya dayalı bir kökeni olduğunu öğrendiğim zaman &lt;i&gt;"Ben anlamıştım" &lt;/i&gt;diyerek hava bile attım kendi kendime.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğrenci milleti, kelimenin anlamını bilmese bile, &lt;i&gt;"müstebit"&lt;/i&gt; bir öğretmeni nerede görse tanır. Ağır ceza mahkemesi bakışı sürekli bir yerlerde ortaya çıkmaya hazır, sıfatına "ilim sahibi" muallim demeye bin şahit isteyen nemrut tipler olur bunlar. Öyle birisi değildi o.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesleğini ideal edinen ve fikr-i sabiti &lt;i&gt;"insan yetiştirmeye"&lt;/i&gt;&amp;nbsp;saplanmış öğretmen ise gözleriyle parıldar. Alemi tenvir eder. Taassubun karşısına dimdik dikilmenin ağır yükü omuzlarını çökertmez, bilakis dik tutar. Aynı onda olduğu gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzatmayalım, pehlivan tefrikası olmasın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1999 yılında, deprem olduğu zaman, yeni yeni &lt;i&gt;"iyi"&lt;/i&gt; tanıyor, yeni yeni etkileniyordum ondan. 17 Ağustos'un sabahında, herkes boş gözlerle etrafına bakarken, ortalığa hakim olan &lt;i&gt;"onun" &lt;/i&gt;emir eri gibi etrafta koşup, söylediklerini yaparken &lt;i&gt;"vatan hizmeti"&lt;/i&gt; yapıyormuş kadar yüksek hissetmemin esbab-ı mucibesi, yüksek şahsiyetiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk esas duruşumu, 5 yıl sonra gittiğim askerde apoletli bir komutana değil,&amp;nbsp;emekli bir öğretmene göstermiştim o gece.. İnsanlık denen şeyin, tabiatın bizzat kendisinden, altından kalkılmaz bir sille yediği o vakitlerde, insan olmaya dair ne varsa biraz da onun sayesinde öğrendiğim için...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emr-i hak vaki olup, ebediyete intikal ettiğinde geride kalan iki kişi... Torunları... İnsanları sevmeye dair ne varsa da onlardan öğrendim. Yıllar sonra bile, nesep yoluyla bile öğretmeye devam eden bir öğretmen olmak... Ne büyük şey! Giderken yanında götürdüğü nurlar içinde yattığına hiç şüphe yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda resmi olan başöğretmenin ve yine yukarıda anlattığım son öğretmenimin şahsında, bütün &lt;i&gt;"idealist"&lt;/i&gt; öğretmenlerin 24 Kasım, Öğretmenler Günü kutlu olsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-5398249090453341306?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/5398249090453341306/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=5398249090453341306' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/5398249090453341306'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/5398249090453341306'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/11/ondan-ogrendim.html' title='Ondan Öğrendim...'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOxS5kQeC3I/AAAAAAAAFVU/z4VewURYezI/s72-c/basogretmen-3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-6373732051155175486</id><published>2010-11-23T18:53:00.000+02:00</published><updated>2010-11-23T18:53:40.996+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Bir Tribünün Can Çekişmesini İzlemek</title><content type='html'>&lt;object height="241" width="300"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/QUYAXqTSKHk?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/QUYAXqTSKHk?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="300" height="241"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesai bitimine az kala Nurullah kardeşimden geldi yukarıdaki video facebook'a.. İzlediğimden beri Orhan Veli'nin &lt;i&gt;"Dalga"&lt;/i&gt; şiirindeki gibiyim; &lt;i&gt;"dalar giderim mavisinden içeri, karşımda duran resmin"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nurullah mükemmel özetlemiş:&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Bizim tribünde böyle adamlara cd'yi çizmiş ya da manyak diye hitap ederiz. Başımın üstünde yerin var abi, Buca maçında götü başı ayrı yerde oynayan adamcıklara söylüyorum. Bu adam gibi olamayacaksak, bu tribünü bırakalım, herkezde dalgasına baksın."&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekler acıdır. Tutkulu insan da söylerken acısına tatlısına bakmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında söylemekle düzelecek bir şey yok ama Fenerbahçe tribünü o kadar kötü durumda ki susmak da mümkün değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir tribün delisi ve manyağı (!)&lt;i&gt; "azınlık"&lt;/i&gt; haline geldiğinde veya küfür eden rakibe &lt;i&gt;"Karşılık vermeyelim, ayıp oluyor"&lt;/i&gt; dendiğinde biter. O tribün küllerinden doğmaz mı? Pekala doğar, mevzu bahis Fenerbahçe'yse haydi haydi doğar ama &lt;i&gt;"fikri temizlik"&lt;/i&gt; yapmadan &lt;i&gt;"asla"&lt;/i&gt; tamamen kurtulmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün Fenerbahçe tribününde sette duran adamlar arasında, karşıdan &lt;i&gt;"ana avrat yedi sülale"&lt;/i&gt; küfredilirken, sinirden çıldıranlara &lt;i&gt;"Yapmayın. Ceza alacağız"&lt;/i&gt; diyenler var. Bağımsız taraftar mı, kulübün maaşlı saymanı mı belli değil. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı insanlar &lt;i&gt;"Be kardeşim, bu karşısı bize küfür ediyor da bunlar neden ceza almıyor"&lt;/i&gt; demiyor. Niye? Çünkü fikri muktedire kelepçeli. Bir yönetici gülümsemesine Fenerbahçe tribününün hür iradesini pazarlamaya teşne... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama sorsan, bunlardan kral tribüncü yok. Her milli bayramda Atatürk'ten alıntılar yapan bu güruh, kutsalına saldırıldığında&lt;i&gt; "büyük insanların ve büyük kitlelerin"&lt;/i&gt; nasıl çığırından çıkıp şahlandığını okumamış... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, fikriyat gerek ama yetmez; temizlik de gerek. Çünkü amaç bir değilse, yol da bir değil. Yakın yürümenin alemi yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Endüstriyel futbol kavramı, Türkiye'de alaturka elitizm eşliğinde ve &lt;i&gt;"insan"&lt;/i&gt; unsurunu kenara iterek rezilane bir şekilde uygulanıyor. Türkiye'nin en büyük spor kulübü Fenerbahçe de bu uygulamanın pilot kurumu konumunda. Hem gitgide kötüye giden tribünlerden şikayet edip, hem de yönetimlerin dümen suyunda gidiyor olmak, ne bağımsızlıkla ne de birey olmakla örtüşür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tribünde &lt;i&gt;"halayık" &lt;/i&gt;zihniyeti gütmek demek, sadece kapı kapanırken hareket edebilmek demektir. O da derman kalırsa ve mide ile gurur kaldırırsa... &amp;nbsp;Bizimkisi kaldırmıyor, kusura kalmayın... (İlgili atasözü için &lt;b&gt;&lt;a href="http://maratonalmaty.blogspot.com/search?q=halay%C4%B1k"&gt;Bkz. Bu blogdaki muhtelif yazılarda yer alan "halayık" kavramı&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-6373732051155175486?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/6373732051155175486/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=6373732051155175486' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/6373732051155175486'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/6373732051155175486'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/11/bir-tribunun-can-cekismesini-izlemek.html' title='Bir Tribünün Can Çekişmesini İzlemek'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-4289797878690116893</id><published>2010-11-23T14:44:00.000+02:00</published><updated>2010-11-23T14:44:37.442+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Alex De Souza ile Nereye Kadar?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOuNAFdjoTI/AAAAAAAAFVQ/mY_TYLJLuBY/s1600/2010-11-22_alex446.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOuNAFdjoTI/AAAAAAAAFVQ/mY_TYLJLuBY/s320/2010-11-22_alex446.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de futbolcu transferi, şehzadenin &lt;i&gt;"Bir ok attım kebap oldu"&lt;/i&gt; cümlesi gibi bir şey. En kariyerlisi, en &lt;i&gt;"gelmez"&lt;/i&gt; deneni bile arkasında teneke ile, çocukların oyuncağı olmuş mahalle kedisinden hallice çıkabilir sınır kapısından dışarı ama Alex bu kaderin insanı değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başlıktaki soruya gelecek olursak; elbette futbolculuk anlamında gittiği yere kadar gidecek. İster sevmeyeni bugünden unutmaya hazır olsun, ister seveni yarın aklından çıkaracak olsun, Fenerbahçe tarihindeki yeri tartışılmayacak. Ama netice olarak, bunların hepsi kısa bir zaman sonra geride kalacak.&amp;nbsp;Ya ondan sonrası?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;- Ne sonrası?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;- E sonrası işte?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;- Ne olabilir ki?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;- Bilmem.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;- Bir kere de bilsen, ne güzel olur.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Camiaların içinden çıkan ya da orada uzun yıllar parlayan isimlerin, profesyonel sporculuk kariyerlerinden sonra, bir şekilde kulüplerinde göreve devam etmeleri sadece bize özel bir özlem değil. Lakin her iyi futbolcunun, mesleği bıraktıktan sonra enseye fişi takıp, &lt;i&gt;"iyi teknik direktörlük"&lt;/i&gt; bilgilerini kendisine yüklemediği malum. İdari mevkilerin ise bambaşka hasletler istediği de öyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir an soyadımızın Whittier olduğunu ve Beldingsville'de teyzemizin yanına yaşamaya gittiğimizi düşünelim. Kurumsallık oyunu diye de bir oyunumuz olsun. Her durumdan kurumsal bir vaziyet çıkarmaya çalışalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe, Alex'i uluslararası danışman olarak istihdam edemez mi? Kasadan para çıkmasını istemiyorsa, bu işi "fahri" bir çerçeveye oturtup, hiç değilse resmi sitesinin bir köşesinde görevli gibi göstererek bir "sürekli hatırlama" payesi veremez mi? Uzun lafın kısası, Alex De Souza'dan bir "bayrak adam" yaratılamaz mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçi paragrafı bu cümleyle sonlandırınca,&amp;nbsp;&amp;nbsp;manevi hallerimiz yüzünden&amp;nbsp;"olmayacak dua" gibi duruyor bu iş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O halde keşkeler başlasın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yönetim kurulu bu kadar uzun soluklu düşünebilir mi?&amp;nbsp;Keşke düşünseler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve keşke bu ülkede halefler, seleflerin yaptıklarını yıkmayı icraat zannetmeseler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-4289797878690116893?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/4289797878690116893/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=4289797878690116893' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4289797878690116893'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4289797878690116893'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/11/alex-de-souza-ile-nereye-kadar.html' title='Alex De Souza ile Nereye Kadar?'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOuNAFdjoTI/AAAAAAAAFVQ/mY_TYLJLuBY/s72-c/2010-11-22_alex446.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-7518282546780730338</id><published>2010-11-22T17:53:00.001+02:00</published><updated>2010-11-22T17:55:03.140+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek Basketbol'/><title type='text'>İsmail Şenol, Teşekkür, Tekzip ve Devam</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOqPeG4_1zI/AAAAAAAAFVM/Vuac9vrNTjc/s1600/ismailsenol.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOqPeG4_1zI/AAAAAAAAFVM/Vuac9vrNTjc/s320/ismailsenol.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;İsmail Şenol, kendisinden yola çıkıp genel algıya dair yazdığım &lt;a href="http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/11/ismail-senol-alg-kaymalar-ve-boku-ckan.html"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;"Akatlar"&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/a&gt; yazısına &lt;a href="http://twitter.com/#!/ismailsenol"&gt;&lt;b&gt;twitter&lt;/b&gt;&lt;/a&gt; aracılığıyla cevap vermiş. Hassasiyeti için teşekkür ve yazıya dair tekzip borcum ortaya çıktı. Bir de cevaba cevap hakkı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Selam, yazını tavsiye etti arkadaşlar, okudum. Eline sağlık. Ancak yanlış bir anlaşılma var, benim orada bahsettiğim şey, salon içinde her BJK basketinden sonra hoparlörlerden kartal sesi gelmesiydi. Hatta ben ıslık sandım önce, meğer kartalmış. Diğer konuları da Amerikalı takipçilere anlatmanın gereği olmadığını ve ilgiyi yönlendirebileceğimizi düşünüyorum. Sevgiler." &lt;/i&gt;diyor İsmail Şenol.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlaşılan, orada bir taraftar övgüsünden ziyade, bir durum tespiti olmuş ve ben de onun üzerinden&lt;i&gt; "alakasız gözüken&lt;/i&gt;" uzak yerlere yelken açmışım.&amp;nbsp;Ama anlatmak istediğim tam da buydu aslında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki Fenerbahçelilik, belki bundan kaynaklanan Beşiktaş'ı sevmemezlik, belki de (ya bunlara ek, ya da tek başına bir etken olarak) çok sevdiğim tribün ortamlarının &lt;i&gt;"bu derece"&lt;/i&gt; kirlenmesinden duyduğum tiksinti yüzünden ön yargılıyım ama&amp;nbsp;140 karakterlik bir yazıdaki &lt;b&gt;detaysızlık&lt;/b&gt;, tek başına fikri deviriyor. Benim gibi ecnebi olmayan ama bir taraftan da İsmail Şenol'u takip ederek maçın yorumlarını okuyan insanlar arasında &lt;i&gt;"İşte yine Beşiktaş taraftarı övülüyor"&lt;/i&gt;&amp;nbsp;intibaı uyanıyor.&lt;br /&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Yazının geri kalanı &lt;b&gt;&lt;a href="http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/11/ismail-senol-alg-kaymalar-ve-boku-ckan.html"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;bir önceki&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/b&gt; gibi şekilleneceği için devam etmeye gerek yok.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Sadece neticeyi bağlamadan önce, ilk yazıda eksik kalan bir noktayı yazayım. Bir tribün insanı olarak, tribünün belli dinamiklerine ve hatta küfüre bile &lt;i&gt;"bir yere kadar"&lt;/i&gt; kesinlikle itirazım yok. O yerin neresi olduğu da baş ucu demirbaşımız olan, Can Kozanoğlu'nun &lt;i&gt;"Bu Maçı Alıcaz"&lt;/i&gt; kitabında bihakkın yer alıyor. Bundan ötesini Fenerbahçe tribünleri yapıyorsa, onlar; falanca tribünler yapıyorsa onların karşısındayız.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Velhasıl-ı kelam, İsmail Şenol'un spora dair bir şeyi sırf popülizm maksadıyla övmeyeceğine elbette aklımız eriyor. Aynı Murat Kosova'da ve Kaan Kural'da olduğu gibi... Belki bu insanlar&lt;i&gt; "Bize ne kardeşim? İşinize nasıl geliyorsa" &lt;/i&gt;noktasında da durabilirler. Diyecek bir şey yok... Ama Ömer Onan gibi bir oyuncuya, sırf "iyi oynadığı" için küfür kıyamet giydirilebilen, kadın basketbolculara yanan sigara atmanın adetten sayıldığı bir salona dair, yanlışlıkla da olsa en ufak bir &lt;i&gt;"övgü algısı"&lt;/i&gt; yaratmak da bu isimlere hiç yakışmıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-7518282546780730338?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/7518282546780730338/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=7518282546780730338' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/7518282546780730338'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/7518282546780730338'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/11/ismail-senol-tesekkur-tekzip-ve-devam.html' title='İsmail Şenol, Teşekkür, Tekzip ve Devam'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOqPeG4_1zI/AAAAAAAAFVM/Vuac9vrNTjc/s72-c/ismailsenol.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-5124312869215686514</id><published>2010-11-22T17:01:00.002+02:00</published><updated>2010-11-22T17:04:55.615+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>İleri Demokraasi</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOqCmYsVXgI/AAAAAAAAFVI/njJDBwRNyCw/s1600/101122-protest.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="250" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOqCmYsVXgI/AAAAAAAAFVI/njJDBwRNyCw/s320/101122-protest.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Haklı, haksız, içerik doğru, yanlış, mesele bu değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesele bugün A partisinin, yarın B, öbür gün C partisinin iktidarında, Türkiye'de yukarıdaki görüntünün değişmeyecek olmasıdır.&amp;nbsp;Türkiye'nin "demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devleti" olması, nasıl ki değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek bir gerçekse, bu da öyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir muktediri protesto ederseniz, böyle "Albunualalalizm" kurbanı olursunuz işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece parti fırka işi de değil bu şekiller. Sıkıyorsa spor kulübü başkanlarını protesto edin. Onların elinde çevik kuvvet olmadığı için, zinde kuvvetler gelir, çöker başınıza.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yüzden, şaşırıyorum partici olanlara. İktidarı muhalefeti fark etmiyor... Tamam biz de kulüpçüyüz şunun şurasında. Yani biliriz tuhaf tutkuların ne olduğunu, bazen gözün nasıl döndüğünü falan ama "Bunlar var ya çok değişik politikacılar be abi! Yani nasıl desem hani, memleketi var ya bir tek bunlar götürebilir feraha. Bireyleri sadece bunlar kavuşturabilir mutlak özgürlüğe" diye düşünmek için de beynin çamaşır suyu ile çitilenmiş olması gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mevzu mu ne?&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt; &lt;b&gt;&lt;a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25152761/"&gt;2008 yılında başvekili protesto eden 18 tane İTÜ öğrencisi hapis cezasına çarptırılmış&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;.&lt;/span&gt; Önemli değil, ileri demokraasilerde olur böyle şeyler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-5124312869215686514?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/5124312869215686514/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=5124312869215686514' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/5124312869215686514'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/5124312869215686514'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/11/ileri-demokraasi.html' title='İleri Demokraasi'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOqCmYsVXgI/AAAAAAAAFVI/njJDBwRNyCw/s72-c/101122-protest.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-4516320340806908790</id><published>2010-11-22T13:56:00.000+02:00</published><updated>2010-11-22T13:56:39.866+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek Basketbol'/><title type='text'>İsmail Şenol, Algı Kaymaları ve Boku Çıkan Küfüre Saygı Duruşu</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOpab-Vn2II/AAAAAAAAE6g/zGG6caxgrYc/s1600/akatlar.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOpab-Vn2II/AAAAAAAAE6g/zGG6caxgrYc/s320/akatlar.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bundan üç sene önce... Akatlar'da yine bir Beşiktaş - Fenerbahçe maçı... Murat Kosova ve Kaan Kural ikilisi yayında. Tam da Beşiktaş taraftarı olanca sürekliliğiyle Fenerbahçe'nin gelmiş, geçmiş, eşik, beşik, ana, avrat, yedi sülale kavramlarına sinkafı basarken ikili devreye giriyor:&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Beşiktaş tribünleri coştu. Evet, muhteşem bir tezahürat var"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hoppala Hasan dayı, maslahatım seyirdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok geçmeden Abdi İpekçi'de bu ikiliyi ayrı ayrı gördüğümüzde, vaziyeti sorup, sitem ediyoruz. Hassasiyetimizde haklı olduğumuzu, o an maçı anlatırken, heyecanla bağırılanların içeriğinden çok, yüksek sese odaklandıklarını ve ne söylendiğini duymadıklarını söylüyorlar. Makul insanlar, makul açıklama. Hiç değilse bir daha olmaz.&amp;nbsp;Ya da &lt;i&gt;"böyle kendimizi avutuyoruz"&lt;/i&gt; diyoruz. İkincisi oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sefer Murat Kosova ile Kaan Kural değil, İsmail Şenol... Yakını bilinmez ama uzaktan bakınca&amp;nbsp;10 numara gazeteci,&amp;nbsp;10 numara basketbol insanı, 10 numara spor aşığı gibi duruyor kendisi. Memlekette aranıp da kolay bulunamayan şeyler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün maç oynanırken twitter'dan yazıyordu kendisi. Biz de takip ediyorduk ki şöyle bir cümle geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"In the arena, you're going to hear the voice of eagle after the Besiktas baskets. That's because the team is nicknamed Black Eagles."&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kazakistan'da yakından kartal görmüşlüğüm, hatta koluma kondurmuşluğum var. Devasa bir şeydi, sesini de esirgememişti sağ olsun ama ağzından &lt;i&gt;"sik"&lt;/i&gt;e benzer bir kelime çıktığını hatırlamıyorum hayvanın. Şakası bir yana, artık ülkedeki tribün hallerini &lt;i&gt;"bir kaç kendini bilmez"&lt;/i&gt;den kurtarıp, özneleri cümle içinde kullanabilmek gerek. Eğer &lt;i&gt;"akil"&lt;/i&gt; diye bildiğimiz insanlar bile son yılların en pis derbi ortamlarının yaratıldığı bir salonda ikamet edenler için şu cümleleri kuruyorlarsa, ortada kartal kadar devasa bir yanlış var demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsmail Şenol ya da benzeri &lt;i&gt;"elit"&lt;/i&gt; spor insanlarının bu topa girmesi&lt;i&gt; "kendilerince"&lt;/i&gt; uygun olmayabilir. Saygı duyulur, hak verilir. Ama madem eleştirisi yapılmayacak, övgüsü de yapılmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe yapıyorsa Fenerbahçe. Galatasaray yapıyorsa Galatasaray. Beşiktaş yapıyorsa Beşiktaş... Hatanın adı koyulsun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş tribünlerine dair kamuoyunda yaratılan bir &lt;i&gt;"mes que un tribün grubu"&lt;/i&gt; algısı var. Bu algı, tribünlerde sosyal yönü ağırlıklı, düşünce yapısı kuvvetli, hür iradeye dayalı ve yaratıcı insanların bir araya geldiğini öngörüyor. Kadınlı erkekli, bir sürü gazeteci, yazar, televizyon insanı, sanatçı da &lt;i&gt;"Ayyyyy çok şeker"&lt;/i&gt;den &lt;i&gt;"kartal sesleri yankılanıyor"&lt;/i&gt;a kadar uzanan bir skalada beğenisini belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu topluluğun bir gün rakip takım (bilhassa Fenerbahçe) formasıyla Akatlar'da sahaya çıkmayı tecrübe etmesi gerek.. Erkekse alnının ortasına, kadınsa yeni yapılmış fönlü saçların arasına balgamı yemeleri ne kadar sürer, önce onu görürler, sonra da ne kadar isterlerse o kadar överler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-4516320340806908790?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/4516320340806908790/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=4516320340806908790' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4516320340806908790'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4516320340806908790'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/11/ismail-senol-alg-kaymalar-ve-boku-ckan.html' title='İsmail Şenol, Algı Kaymaları ve Boku Çıkan Küfüre Saygı Duruşu'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOpab-Vn2II/AAAAAAAAE6g/zGG6caxgrYc/s72-c/akatlar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-8341926354765218979</id><published>2010-11-22T11:07:00.001+02:00</published><updated>2010-11-22T11:08:32.059+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek Basketbol'/><title type='text'>Iverson Efsanesi ve Ömer Onan Dede</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOotFOeM_pI/AAAAAAAAE6c/QHUcUk0wtMo/s1600/2010-11-21_bjk4.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOotFOeM_pI/AAAAAAAAE6c/QHUcUk0wtMo/s320/2010-11-21_bjk4.jpg" width="306" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Darıldın mı Allen topa? Hiç bakmıyorsun potaya"&lt;/i&gt; denecek bir maç değildi. Baktı ama göremedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vizyonu, Ahmet Dursun kalıp, Seba gittikten sonra, bir kaç yıl içerisinde Fenerbahçe'yi geçmekten Fenerbahçe'yi yenmeye düşen bir camiayı değil Iverson, Kobe gelse zor kurtarırdı. Olmadı. Gerçi, hâlâ daha, Fenerbahçeliler arasında bile &lt;i&gt;"Kobe gelse mezarda oynar"&lt;/i&gt; diyenler var ama yıllardır cenazelere katılırım; kabirden çıkıp, turnikeye gireni hiç görmedim. Fenerbahçe'yi küçümsemeyin Fenerbahçeliler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçın Fenerbahçe ve ülkenin basketbol zihniyeti için derslik öznesi Ömer Onan oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çapsız idarecilerin kitle önüne&lt;i&gt; "hedef"&lt;/i&gt; olarak atmakta beis görmediği, sabık Milli Takım hocasının &lt;i&gt;"Yaşlı" &lt;/i&gt;diyerek bir kenara atmaya çalıştığı 32 yaşındaki Ömer, topu da adamı da geçirmeyen oyunlarından birine daha Beşiktaş önünde imza attı. Hem de üzerine 20 sayı ekleyerek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de sporcu tarifesi bir zamanlar 8'inde işe gidip, 20'sinde evlenen, 40'ında ölen büyük insanlık gibi fikistir. 18 yaşında yıldız adayı, 22 yaşında Avrupa'nın gözdelerinden, 26 yaşında hak ettiğini bulamamış büyük yetenek, 30 yaşında yaşlı...Kahvehane köşelerinde altılı çalışırken spor gazetesinde maç haberine denk gelen adam yorumu olarak eğlenceli bile olabilen halleri anlı şanlı basketbol adamlarından duymak acıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünkü maçın en güzel yanı da Fenerbahçe'nin Iverson'lı Beşiktaş'a değil, Ömer Onan'ın hakkında menfi düşünen basketbol adamlarına "küstah olmama" dersi vermesiydi. İyiler sadece çizgi romanlarda kazanmıyor her zaman.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-8341926354765218979?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/8341926354765218979/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=8341926354765218979' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/8341926354765218979'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/8341926354765218979'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/11/iverson-efsanesi-ve-omer-onan-dede.html' title='Iverson Efsanesi ve Ömer Onan Dede'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOotFOeM_pI/AAAAAAAAE6c/QHUcUk0wtMo/s72-c/2010-11-21_bjk4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-3140558229139615290</id><published>2010-11-20T00:13:00.000+02:00</published><updated>2010-11-20T00:13:38.924+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayan Voleybol'/><title type='text'>Müesseselere... Bir... Ki... Üç...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOb2MzDp7xI/AAAAAAAAEmw/EzTFwYHsNLk/s1600/2010-11-19_vakif30.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="275" src="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOb2MzDp7xI/AAAAAAAAEmw/EzTFwYHsNLk/s320/2010-11-19_vakif30.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Gökten üç balyoz düşmüş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yerden sekip... Neyse...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gökten düşenleri payına düşürenler ise şöyle:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vakıfbank'a bir, Güneş Sigorta'ya iki, Türk Telekom'a üç...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müessese haramiliğine karşı, inadına spor kulübü kültürü. İnadına Fenerbahçe..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fotoğrafların arasında Selcan Teoman'ı da gördüm. Şırınga korkusu yaşamış mıdır acaba? Yıllar önce Fenerbahçe taraftarına attığı iftiralardan sonra ne kadar da aldık yürüdük. E harami saltanatı bu; uzun sürmez. Sizinkisi biraz istisna oldu ama sonunda kaide geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Voleybola tekrar hoş geldin Fenerbahçe.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-3140558229139615290?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/3140558229139615290/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=3140558229139615290' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3140558229139615290'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3140558229139615290'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/11/muesseselere-bir-ki-uc.html' title='Müesseselere... Bir... Ki... Üç...'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOb2MzDp7xI/AAAAAAAAEmw/EzTFwYHsNLk/s72-c/2010-11-19_vakif30.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-241610664907047691</id><published>2010-11-18T09:38:00.004+02:00</published><updated>2010-11-18T09:43:40.426+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Emre Belözoğlu, 3 Poster, Koymak ve Kurumsallık</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOTWitxeSoI/AAAAAAAAEmY/xbmzlYkoWM4/s1600/emre_belozoglu_2008-2009_2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="308" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOTWitxeSoI/AAAAAAAAEmY/xbmzlYkoWM4/s320/emre_belozoglu_2008-2009_2.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;"Odamda üç poster vardı...Biri şimdiki hocam Aykut Kocaman, biri Novak...Diğeri de Rıdvan Dilmen..."&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;Yeni Emre Belözoğlu @ LigTV&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;"Amına kodumun Fenerlisi"&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;Eski Emre Belözoğlu @ Stadyum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;"Evladım..."&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;Aziz Yıldırım @ Her yerde,&amp;nbsp;Her zaman&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;"Eylenemem aldanamam. Ben bu yerlerde duramam"&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;Kurumsal olmayan Fenerbahçeliler&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-241610664907047691?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/241610664907047691/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=241610664907047691' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/241610664907047691'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/241610664907047691'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/11/emre-belozoglu-3-poster-koymak-ve.html' title='Emre Belözoğlu, 3 Poster, Koymak ve Kurumsallık'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOTWitxeSoI/AAAAAAAAEmY/xbmzlYkoWM4/s72-c/emre_belozoglu_2008-2009_2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-4171777658077920325</id><published>2010-11-17T13:57:00.001+02:00</published><updated>2010-12-01T01:10:19.851+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yönetim Tuhaflıkları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Yönetim Tuhaflıkları - I : Makama Saygı</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOPDn9X9jfI/AAAAAAAAEmU/z3V6NFZ9Xgw/s1600/yt.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOPDn9X9jfI/AAAAAAAAEmU/z3V6NFZ9Xgw/s320/yt.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Böyle bir seri çevirmenin zamanı geldi de geçiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada, genelde spor kulübü yönetimlerinin, ama özellikle Fenerbahçe'nin ve geniş bir kısım taraftarının takındığı, gerçeklikle bağdaşmayan gariplikleri irdeleyeceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birinci sırada &lt;i&gt;"Makama Saygı"&lt;/i&gt; var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Tamam, kendisini sevmeyebilirsiniz ama makamına saygılı olmak zorundasınız"&lt;/i&gt; cümlesinin içerisinde kullanılan bu fevkaladenin fevkinde kavram, aslında ağlama duvarından önceki son durak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özünde haklı bir kelam olması bu gerçeği değiştirmiyor; çünkü makama duyulacak olan saygı, dillendirilmekle değil, uyandırmakla olur. İcraatın kendisi, onu yaymadaki iletişimin gücü, koltuktaki insanın tutarlılığı vb. değişkenler, önemli etkenlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esas amaçlardan yan yollara sapan, başarısız olduğunda kitlesinden fellik fellik kaçan, sürekli yalan söyleyen ve verdiği sözleri tutmayan bir liderin halka sunduğu şeyin adı &lt;i&gt;"saygı"&lt;/i&gt; olmadığı için, karşılığında bulduğu da bu değil, şiddetli bir aksülamel olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe Cumhuriyeti'nin lideri Aziz Yıldırım'ın, &lt;i&gt;"makama saygı düşkünleri"&lt;/i&gt; tarafından benzetildiği Türkiye Cumhuriyeti liderinin kim olduğu, hepimizin mâlumu:&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Mustafa Kemal Atatürk&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu nereden tutsak elimizde kalan ve nereden baksak Mustafa Kemal Atatürk'e büyük haksızlık olan benzetmenin, &lt;i&gt;"makama saygı"&lt;/i&gt; bakımından bizlere verdiği bazı dersler var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güncel dönem reisi (!) &lt;i&gt;"Makama Saygı"&lt;/i&gt; için resmi dergi baş yazılarında kalem eskitip, peşindeki insanlar ise bin bir ajitasyonla saygı duyurmaya çalışırken, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk reisicumhuru koca bir Meclis'i idare ediyordu.&amp;nbsp;Yapılmasını istediklerini ya da karşı olduklarını başkasının kaleme aldığı yazılarla değil, kendi iradesiyle ve belagat gücüyle başarıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin takrir oylamaları, reisin açıklamasından sonra yapılırdı. Mustafa Kemal Paşa'nın açıklamaları kitleyi hangi yönde oy kullanacaklarına dair yönlendirici olurdu... Bir keresinde Meclis'in ekseriyeti izahatinin tersi yönde oy kullandığında;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;- Lütfen ellerinizi indirir misiniz? Galiba iyi izah edemedim, &lt;/i&gt;dedi ve&amp;nbsp;yeniden, ret kararını istediğini hissettirerek izah etti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-4171777658077920325?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/4171777658077920325/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=4171777658077920325' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4171777658077920325'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4171777658077920325'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/11/yonetim-tuhaflklar-i-makama-sayg.html' title='Yönetim Tuhaflıkları - I : Makama Saygı'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOPDn9X9jfI/AAAAAAAAEmU/z3V6NFZ9Xgw/s72-c/yt.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-4461223185584955322</id><published>2010-11-17T12:51:00.002+02:00</published><updated>2010-11-17T12:52:08.074+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anime'/><title type='text'>Animasyon Gerçek Oldu : Yaşasın Pop Müzik</title><content type='html'>&lt;object height="241" width="400"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/DTXO7KGHtjI?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/DTXO7KGHtjI?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="400" height="241"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çok sanatsal ve doğasal güzel şeye olduğu gibi, bu sefer de &lt;b&gt;&lt;a href="http://www.bizibozmaz.com/ve-sonunda-oldu-japonlar-ilk-sanal-pop-yildizlarina-kavustular/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white;"&gt;"bizibozmaz.com" &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;uyandırdı bizi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı huylarını platonik sevdiğimiz Japonya, bu sefer de sanal bir sanatçı çıkartmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatsune Miku'nun konserleri dolup, taşıyor. DVD'ler karaborsada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Darısı bizim memleketin başına. Bilhassa son dönem pop starlarından (!) görmediğimiz hayırı, sanallarından görebiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda bir konser kaydı var. 3D nelere kadir, oldukça net biçimde gözüküyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-4461223185584955322?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/4461223185584955322/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=4461223185584955322' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4461223185584955322'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/4461223185584955322'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/11/animasyon-gercek-oldu-yasasn-pop-muzik.html' title='Animasyon Gerçek Oldu : Yaşasın Pop Müzik'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-2014937165462518842</id><published>2010-11-17T11:12:00.000+02:00</published><updated>2010-11-17T11:12:56.067+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nostalji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Hep Destek Tam Destek Safsatası Yeni Değil</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOObXzjYa2I/AAAAAAAAEmQ/L_SrpHh3MwM/s1600/tamdestek.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="206" src="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOObXzjYa2I/AAAAAAAAEmQ/L_SrpHh3MwM/s320/tamdestek.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Tabii o zamanlar manası böyle şekillendirilip, bu derece boku çıkmamıştır, ayrı mesele.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17 Eylül 1990 tarihli haberin altında Gürcan Bilgiç imzası var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resim altı ise şu şekilde:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Fenerbahçe Başkanı Metin Aşık, geçen hafta "Birleşik Grup"a veryansın etti. İşlerine karıştıklarını söyledi. Rahat bırakılmalarını istedi. Aşık, Konyaspor maçı dönüşünde grubun üç yöneticisi ile aynı masada rakı tokuşturuyordu. Aziz Yılmaz ile yan yana, Aziz Yıldırım ve Köksal Özbek ile karşılıklı... Yöneticiler "Başkan'a tam destek" vererek tavırlarını ortaya koyarken, masada "birleşik kadehler" vardı."&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afiyet olsun!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-2014937165462518842?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/2014937165462518842/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=2014937165462518842' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/2014937165462518842'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/2014937165462518842'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/11/hep-destek-tam-destek-safsatas-yeni.html' title='Hep Destek Tam Destek Safsatası Yeni Değil'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOObXzjYa2I/AAAAAAAAEmQ/L_SrpHh3MwM/s72-c/tamdestek.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-6027272370853628428</id><published>2010-11-17T11:02:00.000+02:00</published><updated>2010-11-17T11:02:57.659+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nostalji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Selahattin Torkal da Gitti. Bedduanızı Esirgemeyin Fenerbahçeliler (!)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOOaM2goA0I/AAAAAAAAEmM/kFT0QklUPfI/s1600/storkal.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOOaM2goA0I/AAAAAAAAEmM/kFT0QklUPfI/s320/storkal.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sene 1925, geliş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sene 2010, gidiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arada bir sürü şey. Bir de Fenerbahçe.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sana da güle güle Selahattin Torkal. Fazla bir şey kalmayacak Fenerbahçelilerin akıllarında sana dair. İşler değişti. Piçlik para ediyor artık sahada. Başkanların manevi evlatları var. Size bir Fatiha okuyan ya çıkar, ya çıkmaz. Güle güle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Allah rahmet eylesin"&lt;/i&gt; demeden önce Hakan Dilek'in aşağıdaki yazısını okumak lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belli olmaz; bazı şeyleri görüp&lt;i&gt; "Kutsal Tesis Peygamberi"&lt;/i&gt;ne dil uzatıldığını (!) okuyunca, nurlar içinde değil de azaplar içinde yatmasını isteyenler çıkabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-------------------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Biraz hürmet, biraz incelik efendim; Selahattin Torkal&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıl 1925 Selahattin Torkal bu dünyaya merhaba dediğinde. İstanbul Fatih doğumlu. Aile Arnavutluk'tan, Draç liman kentinden. Baba, kolağası... Türkiye'ye gelip Ankara'ya yerleşiyorlar. Cebeci Çayırı'na nazır bir konağa. O zamanlar MKE'nin adı Tophane Fabrikası. Selahattin Torkal'ın babası o fabrikada tüfek ustası olarak çalışıyor sonraları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cebeci Çayırı, Ankara'da top oynayan gençlerin kapışma yeri. Cebeci Çayırı denince sanki güreş tutulacak alanmış gibi geliyor insana ama ortada top var, mahallenin çocukları var. Selahattin ve kardeşi Celal Torkal (eski Ankara Demirspor ve Galatasaraylı) ilk burada tanışıyorlar meşin yuvarlakla. Selahattin takımın kaptanı. Maç yapılacak takımları ve oyun taktiğini belirliyor. Peki, yıl kaç; "Korkunç bir unutkanlık başladı bende. Sokağa çıkıyorum ama ben ne alacaktım diye tekrar geri dönüyorum bazen. Enteresan bir şey..." Enteresan olan unutmaman olurdu güzel abim. Neyi hatırlayacaksın öykülerimizden başka. Yıl kaç neresindeyiz zamanın ne önemi var ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Tahta bavulla bir başına&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1935 falan diyelim. İlginçliğini yitirdi belki bu unutmalar. Balık hafızası gibi olayları bir buçuk saniyede unutan bir toplumdan söz ediyoruz burada. Sen hiç üzülme yaşlı usta, genç olmak da olayları anında ve yerinde hatırlamaya yetmiyor diyeceğim ve olaya fazla derinden dalacağım ama şu anki ortam, şu pencere önü güzelliği sohbetimizin, senin kibarlığın, 'aman efendim, o nasıl lakırdı' gibi inceliklerin, bizi karşında bulmanın heyecanı var işte...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara'nın gençleri Cebeci Çayırı'nda, o yetmeyince de Aslanhane Cami'nin altındaki mezarlığın boş buldukları yerlerinde 'maç ederlermiş'. Ankara Atatürk Lisesi ilk durak Selahattin Torkal için... Türkiye Liseler Şampiyonası'nda konuşturuyor tekniğini ve takımını Türkiye şampiyonu yapıyor. Şampiyonada İzmir Atatürk Lisesi, Galatasaray Lisesi gibi iyi takımları neredeyse tek başına yeniyor ve kupayı Ankara'ya hediye ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selahattin Torkal, bir gün Niyazi Sel derler bir abinin tavsiyesiyle-Ne demiştir Niyazi Sel; İstidatlı bi çocuk var. Adı Selahattin- Fenerbahçe'nin kapısını çalıyor. Kapı dediysek, önce Ankara Garı'ndan kara trene binilecek ve Haydarpaşa'ya varılacak. Elde tahta bavulla... Ama kendisini İstanbul'da karşılaması gereken Fenerbahçeli yöneticilerden kimse yok ortada. Tahta bavulun ağırlığı ve yalnızlığın iç sıkıntısıyla, Niyazi Sel'in Müslüm Bağcılar'a vermesi için eline tutuşturduğu mektupla kalakalıyor oralarda (Müslüm Bağcılar, Fenerbahçe sevdalısı abilerden biri, gümrük komisyoncusu). Sonra Karaköy vapuruna atlıyor bi cesaret; "Müslüm Bağcılar'a Niyazi Sel'in mektubunu ulaştıracağım. Hiç olmazsa onu götüreyim diyorum. Pat diye karşısına dikilince, Müslüm abi 'Peki, siz nasıl geldiniz buraya?' diye sordu. Üzülmüştü. Hemen yanıma bir adam verdi. Harçlık koydu cebime. Öyle bir parayı transfer parası olarak bile görmedim sonra. 1944 senesiydi. Fenerin bu türden cıvıklıkları hâlâ da devam ediyor." Derin tespit ağır eleştiri yaptı baba bu anda. Nasıl canı yanmış ki… Ankara Atatürk Lisesi'nden Boğaziçi Lisesi'ne aktarma yapılıyor ve genç Selahattin, hem Fenerbahçe'de top oynamaya hem de Bebek'teki o meşhur lisede yatılı eğitime başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe Stadı -tribünleri tahta olsa da- o yılların en görkemli statlarından; "O zamanlar belki Avrupa'da bile böyle bir stadyum çok az. Bazen aptalca şeyler söylüyorlar. Aziz Yıldırım diye bir adam var, stadyum eklentileri için adamı göklere çıkardılar. Onun görevi zaten böyle bir stadyum yapmak. Ekstra bir şey değil ki yaptığı... Buraya daha önce kimse bir şey yapmadı havasına girmiyorlar mı, sinirleniyor insan. Böyle nankör bir kulüp hayatımda görmedim. Hayrettir... Aziz Yıldırım kim yahu?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Biraz incelik...&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selahattin hocamızın Aziz Yıldırım'la rabıtası bir halı saha maçına dayanıyor aslında; "Çengelköy'de eski futbolcular maç yaparlardı halı sahada. Beni de çağırırlardı. Bir maçta Aziz Yıldırım bana 'şişşt şişşt" diye seslendi. Oyun anında... Sen benim kim olduğumu bilmiyor musun? Cemil'e al dedim, bunu değiştir, al benim takımımdan, dedim. Fenerbahçe kulübüne başkan olmak bu kadar kolay mı yahu? Biraz kibarlık, biraz hürmet, biraz incelik efendim... Koca stadyumu dikersiniz ama kibarlık bir başka şey efendim..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Torkal'ın ilk idmanında kaleci Cihat Arman'ların, Halit Deringör'lerin, Murat Alyüz'lerin, Erol'ların, Suphi'lerin, Samim'lerin krampon izleri var; 'En çok etkilendiğim hoca Molnar'dır. Onun kadar futbolcusuna tesir eden bir hoca görmedim. Ama en büyük hocanın bile futbolcusuna etkisi yüzde 10-20 kadardır. Önce futbolcuda yetenek olacak. Benden 6-7 ay sonra bir futbolcu geldi takıma. Ben idmanda topu bıraktım, onu seyrediyorum... Aman Allah'ım! Olamaz böyle bir şey! Kimdi biliyor musunuz? Lefter. Şimdilerde bazı futbolcular hocanın kendisine şans vermediğinden yakınıyor ya, boş bunlar. O idmandan hemen sonra Lefter'in lisansı çıktı, Ankara'ya maça geldi ve yıllarca oynadı."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçmişten habersiz yaşayanların temelsizce yaptığı kıyaslamalardan da şikâyetçi Selahattin Torkal... "Türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi kalecisi Rüştü demiyorlar mı? Bu, mukayese şansı bulamayan insanların söylediği bir lakırdı efendim... Cihat Arman bütün sporları yapan bir Boğaziçi liseliydi. Basketbol, voleybol da oynardı. Plonjon yaptığı zaman kale direğine paralel olurdu. Hepimiz komple sporcuyduk. Jimnastik sporunu yapardık en iyi… 1940'larda, atletizmde 100-200-400 Türkiye birinciliklerim var benim liselerarasında... O zamanlar durarak top oynarlardı deniyor. Durarak top oynanır mı yahu? Bu ne demek? Şükrü Gülesin'i bilmeyenler, bugün kanat oyuncu olduğunu zannediyor! Ona geçilmemek için on metre mesafe koyardım aramıza. -Parmaklarıyla masanın üzerinde tarif ediyor-. Topa vurur, ardından koşar, gider golünü atardı.' Tarih konuşuyor, biz susuyoruz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık jimnastik hocaları yok okulların. O yüzden sporcu kolay yetişmiyor. Aslında futbolun kaynağı ilkokullar ama kimse okullardaki spora önem vermiyor; 'Şimdi bakıyorum da gıcır gıcır malzemelerle çok güzel zeminlerde futbol okulu açılıyor. Ama yıldız futbolcu yetişmiyor. Ne eğitmenler ne de okullar eğiliyor bu işe ne eğitmenler ne de okullar eğiliyor bu işe layıkıyla... Kaybeden kim? Biziz. Türkiye.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toptan bir kayıp tablosu çizdi Selahattin hoca memleket için. Mahalle aralarının mucize adamları yok artık... Böyle bir gerekçe Türkiye'nin 'topluca' ve 'toptan' kaybı olabilir mi? Kim bilir? Altyapı hocası arkadaşlarımdan biri "Çabuk oynanıyor artık futbol. Çocuğun hareketin klasını, estetiğini arayıp bulacak zamanı yok" dediydi. Ah evet! İnceliğe ayıracak zamanımız yok gerçekten. Belki biraz daha az telaş... O zaman güzelliğe, inceliğe zaman kalır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Artık burada işiniz yok&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genç Selahattin, bir yandan da Fenerbahçe'nin defansında tekniği, çabukluğu ve oyun zekâsıyla sivriliyor. Ama 1952 yılında kaybedilen İstanbul Ligi Şampiyonluğu'nun faturası yine onun da olduğu kadroya çıkıyor. Başkan Osman Kavrakoğlu, aynı sezonun son maçından sonra bazı topçuların kendine takım bulmasını istiyor. Fenerbahçe'de sizin artık işiniz yok yollu açıklamalar yapıyor ve ardından yapıştırıyor: 'Artık Fenerbahçe'ye dönemezsiniz!' Erol Keskin, Halil Özyazıcı ve Selahattin Torkal Adalet Mensucat'ta işe girip Adalet takımında top oynamaya başlıyorlar. Ardından birkaç abi daha geliyor Adalet'e. Kimsenin Fenerbahçe'nin topçularını çalmak gibi bir niyeti yok. Yani yıllar önce 'Adalet Olayı' diye anılan bu transfer davasının ardında Osman Kavrakoğlu'nun mesnetsiz sallamaları var; "Boğaziçi'ni bitirdim, bana yer bulmadılar. Burslu okudum. Cebimde beş kuruş param yoktu Fenerbahçe'de oynarken... Jimnastik hocam, bu mektep senin dedi. Yemeğimi orada yedim. Müslüm Bağcılar'ın yardımlarıyla ayakta durdum. Aylığımızı almaya gidemezdik parasızlıktan. Kemal Belgin'in babası muhasebecimizdi. Ondan yol harçlığımızı alırdık."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İktisadi Ticari ilimler Akademisi öğrencisiyken bırakıyor okumayı Selahattin ve gümrükçü oluyor Müslüm Bağcılar'ın yanında. Çünkü hayat okumak gibi bir lüksü kaldıramıyor artık. Adalet takımında 6-7 sene top oynadıktan sonra tekrar Fenerbahçe'ye dönüyor. Fenerbahçe'de o sıra Rüştü Dağlaroğlu dönemi başlamış ve takımda artık bir oturmuşluk var. Ekip Cihat'ların, Murat'ların, Suphi'lerin, Halit'lerin, Müjdat'ların, Lefter'lerin ekibi. O takımda 1964'e kadar forma giyiyor. 9 kez de A Milli Takım'da yer alıyor. Penaltılar hep Torkal'ın o vakitler; "Futbolu bıraktıktan sonraki hocalık dönemimde bile hâlâ topa nasıl vurduğumu sorarlardı. Direğin üzerinden geçmiyordu hiçbir vuruşum." İncelik böyle bir şey olsa gerek... Beckenbauer gibiymiş baba. Seyredenlerin yalancısıyım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Balıkesir günleri&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;60'lı yılların sonuna doğru bırakıyor futbolu. Sonra antrenörlük kurslarının en gözde talebesi oluyor. İlk diplomalı teknik adamlar arasında sayılıyor. Zaman zaman gidip çok sevdiği Fenerbahçe'sinde yardımcılık yapıyor teknik kadroya. Sırf sevgisinden, ilgisinden... 1975 yılında Boğaziçi Lisesi'nden sıra arkadaşı Kaya Sağlıkçı -belediye başkanı o zamanlar- 'Balıkesir emrine amade. Futbol devrimi yapacağız!' türünden şeyler söylüyor. O da köyler arasında turnuva düzenliyor, civardaki bütün yetenekli çocukları buluşturuyor. Balıkesirspor'da büyük bir azimle çalışıyor Torkal hoca. Ama bazı idareciler, kendilerinin geri planda kaldığını söyleyip huzursuzluk çıkartıyorlar takımda. Hoca ayrılıyor Balıkesir'den. Torkal'la İkinci Lig'den Birinci Lig'e çıkan Balıkesirspor, o sene küme düşüyor. Bir daha da 1. Lig yüzü göremiyor zaten... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz da şimdiki Fenerbahçe'yi konuşsak gibi bir şeyler söylemeye kalmadan lafı ağzımdan alıyor; "Şimdiki Fenerbahçe'yi konuşmasak daha iyi olmaz mı?" diyor ama yine de zülfüyare dokunmadan edemiyor; "Kişiliğini ortaya koymadı Oğuz. Takımın teknik direktörsüz kaldığı dönemde ortaya çıkmalı, bu işi yaparım demeliydi. O bakımdan tenkit ediyorum. Belki de kişiliği çok yumuşak bir insan. Mustafa Denizli benim talebemdir ama Fenerbahçe için bir talihsizlikti. Modern futbol nedir ve nasıl oynanır, bunu bilen bir insanım. Futbol varyasyonlar oyunudur. Bu rezilliği çekemiyorum."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama asıl katlanamadığı unutulmak; "Fenerbahçeli idarecilerin, bizleri araması lazım. Ne bileyim, arada sırada bir yemek verilir, insanlığımızı hatırlarız. Neden insanları bu kadar yok sayıyorlar, anlamıyorum. Bizi yok saymamalılar. Bu tarih bizimle başlamadı ama biz de bir yerinde yer aldık. İnsanlar tarihi kendileriyle başlatıyor. Neden böyle yapıyorlar?" &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekten neden böyle yapıyorlar? Neden? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selahattin Torkal...Son pencere önü güzelliğisin, bizim emektar sözcüklerimizin. -Bu söyleşi yapıldığında 80'ine çok az kalmıştı…- Dilerim çok yaşayasın..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-6027272370853628428?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/6027272370853628428/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=6027272370853628428' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/6027272370853628428'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/6027272370853628428'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/11/selahattin-torkal-da-gitti-bedduanz.html' title='Selahattin Torkal da Gitti. Bedduanızı Esirgemeyin Fenerbahçeliler (!)'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOOaM2goA0I/AAAAAAAAEmM/kFT0QklUPfI/s72-c/storkal.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-8535835193977085646</id><published>2010-11-17T10:28:00.000+02:00</published><updated>2010-11-17T10:28:45.515+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nostalji'/><title type='text'>Berduş</title><content type='html'>&lt;script language="javascript" src="http://alkislarlayasiyorum.com/video-paylas/5594"&gt;&lt;/script&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeki Müren'in üçüncü filmi Berduş. Tam 53 sene öncenin bir filmi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nubar Terziyan'ın nadir olarak kötü adam rollerinde oynadığı filmlerden bir tanesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paşa bu filmde Türk sinemasının görüp görebileceği en talihsiz karakteri canlandırıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hele sonlara doğru köprü üzerinde takılırken bir arabanın çarpması, içindekilerin inip bir temiz pataklaması, arabanın içindeki kadının "vurun serseriye" diye bağırması ve sopadan sonra yerde yatarken temizlik arabasının püskürttüğü suyla üzerinden geçmesi, insanı isyan noktasına getiriyor. Sinemada izlemiş olanların vay haline!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki bölümde Zeki Müren'in kendi bestesi olan "Bir Demet Yasemen" ile yarışmayı başlatan ise rahmetli Gazanfer Özcan. Güzel bir nostalji.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-8535835193977085646?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/8535835193977085646/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=8535835193977085646' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/8535835193977085646'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/8535835193977085646'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/11/berdus.html' title='Berduş'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-2801644790385753925</id><published>2010-11-17T08:54:00.001+02:00</published><updated>2010-11-17T08:55:27.938+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema'/><title type='text'>Nereden Nereye Natalie Portman</title><content type='html'>&lt;object height="321" width="400"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/v9nq-HUHpdY?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/v9nq-HUHpdY?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="400" height="321"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün neredeydi, bugün nereye kabilinden değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Padme Amidala ablamızı yukarıda Susam Sokağı'nda oynarken izleyeceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıdaki ilk videoda kendisini faklı maklı rap yaparken görüyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci videoda ise açık ve net olarak, en çok kullandığı küfürün İbranice &lt;i&gt;"Ananın a.."&lt;/i&gt; anlamına gelen bir cümlecik olduğunu anlatıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ikisinin embedi olmadığı için link koymak zorunda kaldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç utanması sıkılması da yok kadının. Ama güzel şeyler bunlar. En azından bizim hikayeden &lt;i&gt;"meşhurlar"&lt;/i&gt; gibi, her haltı yiyip, başlarına bir şey geldiği zaman boyunlarına &lt;i&gt;"Allah"&lt;/i&gt; yazılı kolye takarak ortaya fırlamıyorlar. Neyse o...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=KpMPFGBtE7Q"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white;"&gt;Natalie Portman önüne geleni fakarken...&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=tlEC0bS2UMw"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white;"&gt;Natalie Portman kitleye İbranice "Ananın a.." demeyi öğretirken..&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-2801644790385753925?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/2801644790385753925/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=2801644790385753925' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/2801644790385753925'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/2801644790385753925'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/11/nereden-nereye-natalie-portman.html' title='Nereden Nereye Natalie Portman'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-145548472028750291</id><published>2010-11-16T14:20:00.000+02:00</published><updated>2010-11-16T14:20:01.248+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Falan Filan'/><title type='text'>Önemsiz Bayram</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOJ0SqTKJ4I/AAAAAAAAEmI/VgX_cHTY7X8/s1600/istanbul.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOJ0SqTKJ4I/AAAAAAAAEmI/VgX_cHTY7X8/s320/istanbul.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"9 gün iş yok. Hadi tatile gidelim"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gidelim tabii.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Hayat gailesi yıktı, devirdi, bitirdi bizi. Azıcık nefes alma imkanını da mı kaçıralım?"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaçırmayalım elbette.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de hayatın zorluklarını &lt;i&gt;"artık"&lt;/i&gt; çekmeyenler var. Nefes de almıyorlar aynı zamanda. Hepsi birden, bir yerlerde medfun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amca, teyze, hala, dede, baba, anne... Bir süre önce sokak isimleriyle ve&lt;i&gt; "Burada çok trafik var, en iyisi arkadan dolaşalım"&lt;/i&gt; sözleriyle gidilen adreslerinde artık parsel numaraları..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"Bâtıl inançlar, feodal âdetler"&lt;/i&gt; gözüyle bakıp burun havada &lt;i&gt;"Amaaan"&lt;/i&gt; diye küçümseyerek yola devam ettiğiniz zamanlardan arta kalan, kazanılması muhtemel sevaplar değil, kaybedilmese de burkulan kalpler olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun lafın kısası, bayramın önemsizi olmaz bu hayatta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acı ama; elini öpmekten imtina ettiğiniz büyüğünüzü, gözünü öpmekten sakındığınız sevdiğinizi, sesini duymayı boş verdiğiniz dostunuzu, yeşil örtü altında merhum ya da merhume diye görebilirsiniz iki bayram arasında. Ve üzülürsünüz sonra. Şaire falan da güvenmeyin hiç. Öyle &lt;i&gt;"en fazla bir yılda"&lt;/i&gt; geçmez ölümün acısı, pişmanlıkla karıştığında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevmediğinizi yine sevmeyin. Küs olduğunuza yine küs kalın. Sebepsiz değilsiniz ya, vardır bir hikmeti... Ama seviyorsanız onu / onları, kırmayın, bükmeyin bayram vakti.. İş işten geçtikten sonra &lt;i&gt;"mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan;&amp;nbsp;yedi kandilli süreyya’yı uzatsan oradan"&lt;/i&gt; diyemezsiniz çünkü; sadece şiirdir o. Ne yapabiliyorsanız, bu dünyada yapacaksınız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayramınız mübarek olsun...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-145548472028750291?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/145548472028750291/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=145548472028750291' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/145548472028750291'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/145548472028750291'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/11/onemsiz-bayram.html' title='Önemsiz Bayram'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOJ0SqTKJ4I/AAAAAAAAEmI/VgX_cHTY7X8/s72-c/istanbul.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2483218835471284285.post-3314412628382349418</id><published>2010-11-15T06:53:00.001+02:00</published><updated>2010-11-15T06:53:48.096+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nostalji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek Basketbol'/><title type='text'>Eski Dostlar : Henry Turner</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOC8rjPhWQI/AAAAAAAAEmE/rbRMS1zEPdw/s1600/henryturner.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOC8rjPhWQI/AAAAAAAAEmE/rbRMS1zEPdw/s320/henryturner.jpg" width="256" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Erkin baba, iyi diyor, hoş diyor; hakikaten öyle bir geçiyor&amp;nbsp;ki&amp;nbsp;zaman, insanın dediği aynıyla vaki ama&amp;nbsp;bu kadar güzelleri varken,&amp;nbsp;nasıl kapılıp kanmayacaksın anılara?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir Fenerbahçeli için, bir yerde, bir 1990'lı yıllar özlemi varsa orada Henry Turner adı da vardır kesinlikle. 14 sene önce, bir Galatasaray maçında kırık ayakla yaptığı blok, bir Telekom maçında devreyi bitiren basketi attıktan sonra dans ederek soyunma odasına gidişi, başka bir maçta Murat Özgül taktik anlatırken dellenip &lt;i&gt;"Gimme the ball! Gimme the ball! Right there"&lt;/i&gt; şeklinde&lt;i&gt; "Bırakın bana kardeşim"&lt;/i&gt; halleri ve daha neler neler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce ortaokul, sonra lise öğrencisi, NBA oyuncusu ve iki kızıyla beraber yemek yiyen bir aile babası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Huzurlarınızda Henry Turner.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOC6qQGvXxI/AAAAAAAAEls/jPn591u53io/s1600/01.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOC6qQGvXxI/AAAAAAAAEls/jPn591u53io/s320/01.jpg" width="305" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOC6swkYtVI/AAAAAAAAElw/6b81Zddts4w/s1600/02.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="196" src="http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOC6swkYtVI/AAAAAAAAElw/6b81Zddts4w/s320/02.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOC6vLYxXpI/AAAAAAAAEl0/vMCG8RbUrnU/s1600/03.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOC6vLYxXpI/AAAAAAAAEl0/vMCG8RbUrnU/s320/03.jpg" width="291" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOC6yKiyRwI/AAAAAAAAEl4/HGDtEoYMTyQ/s1600/04.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="210" src="http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOC6yKiyRwI/AAAAAAAAEl4/HGDtEoYMTyQ/s320/04.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOC603U4q3I/AAAAAAAAEl8/zKbLO4ZXqOk/s1600/05.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOC603U4q3I/AAAAAAAAEl8/zKbLO4ZXqOk/s320/05.jpg" width="247" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOC63JeOZII/AAAAAAAAEmA/ZQHxlJqz6-A/s1600/06.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOC63JeOZII/AAAAAAAAEmA/ZQHxlJqz6-A/s320/06.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2483218835471284285-3314412628382349418?l=maratonalmaty.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/feeds/3314412628382349418/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2483218835471284285&amp;postID=3314412628382349418' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3314412628382349418'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2483218835471284285/posts/default/3314412628382349418'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://maratonalmaty.blogspot.com/2010/11/eski-dostlar-henry-turner.html' title='Eski Dostlar : Henry Turner'/><author><name>Canarino</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TAIWz2nh21I/AAAAAAAAEOE/Pb0LMlHmIgY/S220/siyah.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/TOC8rjPhWQI/AAAAAAAAEmE/rbRMS1zEPdw/s72-c/henryturner.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
