25 Haziran 2010 Cuma

Kim Gelsin, Onu Söyleyin!

Sadece Fenerbahçe için değil, akla gelen her camia için gelsin bu soru. Herkes ayrı ayrı cevap versin kendince.

Yıllardır görev başında, icrasından mesul bulunduğunuz bir kurum var. "Gruplardan ve kişi hakimiyetinden kurtardım" demek için, uzun zamandır uğraşıp, çabalamışsınız. Yapmadığınız mâli hareket kalmamış. Bir kısım icraatlarınızı beğenmeyen kişiler ve tabii onlara karşı sizi savunanlar var.

Size yönelen eleştiriler, yanınızdakiler tarafından
"Tamam, madem beğenmiyorsunuz, o gitsin. Ama kim gelsin; onu da söyleyin bakalım" şeklinde karşılanıyorsa ne hissedersiniz?

a) "Demek ki benden başkasına güvenmiyorlar" diye düşünerek gurur mu duyarsınız?

b)
"Bir dakika! Onca zamandır kurumu 'lider ve klik sultası'ndan kurtarmaya çalışıyorum ama arkamda olanlar bu cümleyi kurabiliyor. Kişi hakimiyetine ve grup tahakkümüne yeniden benim üzerimden göz kırpıyorlar" diye hayal kırıklığı mı hissedersiniz?

c ve d şıkları yok. "Hepsi" ve "Hiçbiri" de... Suale mukabil seçenekler bunlar. Seçin birisini.

Eğer "a" diyorsanız, siz de eskinin bir büyük adamı gibi "Bu memleketin başına bir çoban lazım.." fikrindesiniz demektir. Gün gelip, kepeneği çıkardığınızda sürünün içinde yerinizi alırsınız.

Cevabınız "b" ise hala şansınız var demektir. Gözünüze henüz perde inmemiş.

Liderin çabası, üzüntüsü ve kaygısı, kendi dönemi için olmaz.

Lider, sorumlusu olduğu kitlenin yarınını düşünür.

"Ben liderim" diyen insan, kendisini eleştirenlere "Katranı kaynatmakla olmaz ki şeker" demez.

İcraatına ölçüsüz saldırana "Şam'ın şekeri", ölçüsüz müdafaa edene ise "Arab'ın zekeri" diye bakmayan, "Ne o, ne o" demeyen insandan maalesef lider olmaz.

"Olsa da koydum, olmasa da koydum" kafasıyla "Dünya Kulübü" olunmaz.

Hiç yorum yok: