13 Mayıs 2010 Perşembe

Efes Pilsen Kapansın

Efendi çocuk, emsal sporcu, münevver insan Kerem Gönlüm'ün gökten zembille çayına düşen yasaklı madde yüzünden spor sahalarından bir sene boyunca uzak kalmasının acısını yeni atlatıyorduk ki, Türk basketbolunun banisi ve hamisi Efes Pilsen'in kapatılacağı haberi ajanslara, korkusu da içimize düştü. Bu yazı biter bitmez, yurdun ve Dünya'nın çeşitli yerlerinde aynı anda yüksek binalardan atlayarak intihara yeltenmeyi düşündük ama sonrasında bol miktarda Cathine kullanmaya karar verdik. Malum, bunu kullanan insanlar sonsuz takdire ve hoşgörüye mazhar oluyorlar ülkemizde.

Geyik bir tarafa... Evet, Efes Pilsen kapansın arkadaş. Ama söz konusu yönetmelik tasarısı yüzünden değil.

Nasıl ki parlamenterlerin ve bağlı bürokratların, siyasi iktidar gücünü arkasında hissederek, taban hassasiyetleri üzerinden keyfi ve anlamsız düzenlemeler yapma hakkı varsa, karşı tabanın da bunu eleştirme hakkı var. Dolayısıyla Efes Pilsen'in vb. kurumların kulüp kurma / sponsorluk bağı durumları olanca sertlikle tartışılabilir. Ortalık ayağa da kalkabilir ama bütün bunlar, Türkiye'de, Efes Pilsen üzerinden tartışılıyorsa, tartışanlara "Edep" derler, "Edep ya hu"

Bir ülkenin basketbol liginde final serisi oynanacak.

O seride doping kontrolü yapılan iki oyuncuda sonuç pozitif çıkacak.

Federasyon başkanı bile tuhaf imalarda bulunacak.

Netice?

Kocaman bir 0 (yazıyla sıfır)

İkisinin birbiriyle ne alakası olduğunu, elmalarla armutların bir araya toplanamayacağını falan söyleyenler çıkacaktır. İlk bakışta haklı cümleler. Ama Efes Pilsen denen markanın üzerinden bu ayıbın temizlenmesinde ısrarcı olmayanların, konuşmaya hakkı yok.

Hakları yok, çünkü ahlaksızlığın her türlüsüne olanca gücüyle karşı çıkmayanlar, demokratik yollarla seçilmişlerin / atanmışların tasarruflarında söz sahibi olamaz. Hem suçluya yataklık yapayım, hem güçlü olayım. Yok öyle üç kuruşa, beş köfte.

Basketbol gazetecileri denen topluluk "Ulan yarın öbür gün işim düşer. Sıkıntı olmasın" diyerek sesini çıkartmadı.

Diğer spor gazetecileri de benzer bir nedenle, atalete ortak oldu.

Konu kıtlığında spora dalıp, spekülasyonlar üzerinde olmayacak bombalar patlatan diğer köşe yazarı taifesi de reklam endişesinden sustu.

Hatta bu sonuncu maddedeki sebebe, ilk başlarda esip gürleyen ve Efes Pilsen'e söylenmedik laf bırakmayan, Fenerbahçe kulübü de boyun eğdi. Tuncay Özilhan'ın "Fenerbahçe kim?" demesine, ses bile çıkarılmadı.

Bir kaç tane "Ne oluyor birader?" diyen münferit mütefekkirin dışında hemen herkes "Kerem iyi çocuktur. Doping yapmış olamaz. Efes Pilsen ise şerefli bir müessesedir. Asla böyle mevzulara dahil olmaz" diye ezberden çalarak"Efes Pilsen Andını" okudu ve sınıflara dağıldı. Bu arkadaşlar, şimdi yönetmelik karşısında, "Bugün blok ders yapabiliriz" lafını duyan öğrenci tedirginliği yaşıyorlar.

Kolay değil tabii; yarın gün olur, sermaye devranı döner, Efes Pilsen kapatılmazsa, yazdıkları lehlerinde delil olarak kullanılabilmeli. Bir an gelip "Şöyle bir haber var. Aslı astarı var mı?" noktasına uğrandığı zaman, "Sen zamanında..." diye başlayan cümlelere dökülmemiş ama hissettirilmiş tepkiler, kulübün kurumsal kimliğiyle, menajeriyle, koordinatörüyle arayı bozmamalı. Tuncay Özilhan'ın mazhar-ı takdirine varılmalı.

Kabul ediyorum; blog sayfalarında veya dost meclislerinde, aklımıza esen basın mensuplarına ve basketbol insanlarına sallamak çok kolay. Hatta, inceden ya da açıktan menfaatleri olduğu için Efes aleyhine bir şey yazamadıklarını / yapamadıklarını söylemek belki de insafsızlık. Ama Efes Pilsen'in yaptığı onca şeye ses çıkarmadan oturmak da midesizliktir.

Eden, bulur. Bunun istisnası vardır. Fenerbahçe'ye eden, mutlaka bulur. Bunun istisnası yoktur. Sporseverlik falan bir tarafa; biz önce kulüpçüyüz arkadaş.

Efes Pilsen kapansın. Dopinglere ses çıkarmayanlar... Ondan sonra kerevet sizi bekler. Durmayın, çıkın.

9 yorum:

medgallis dedi ki...

evet, efes pilsen kapanmali ve tam da dediginiz gibi icki bilmem ne yasalari yuzunden degil. tipki kaset yuzunde istifa eden ama bunu izledigi siyaset yuzunden coktan yapmasi gereken mustafi parti lideri gibi.

onur dedi ki...

İnsanımıza mantık, matematik, tarih öğretememek eğitim sistemimizin suçudur. Fanatiklik bağı ile o insanın gözlerinin kör olması toplumun suçudur. Yarım akıllı olması ise kendisine miras kalan genlerin suçu. Bunların hepsinin bir kişide toplanması da ancak kötü kader ile açıklanabilir...

Canarino dedi ki...

Vay, hasta Galatasaraylı ama Fenerbahçeli sporcu gelmiş. Hadi bizimkisi kötü kader. Seninkisi nasıl bir hastalık, hala onu çözemedik :)

tuncay dedi ki...

onur sen ne dedin ki simdi? yazida elestirmis oldugun sey nedir?.hangi argumana katilmiyorsun?

Fabio Luciano dedi ki...

blogu ve yazılarını çok seven zamanında bu final serisi ve sonrasındaki doping skandalıyla ilgili de görüşlerini belirtmiş biri olarak ilk defa sana katılmıyorum abi.

efes'in yediği bokları hepimiz biliyoruz.tekrarlamaya gerek yok.şimdi adamlarla tersiz veya sevmiyoruz veya zamanında bu bu bokları yediler diye kapansın istemek biraz ağır oluyor gibime geldi.

beğeniriz beğenmeyiz.adamların ülkede 15000 civarı basketbol öğrencisi var çeşitli illerdeki okullarında.sadece bunun hatırına bile kapanmasın derim ben.çünkü oradaki gençlerin hayalleri,gelecekleri herşeyden daha değerli benim gözümde.tabi türk basketboluna yapacakları katkı da.

öte yandan efes'in yaptıkları tabii ki de yanına kar kalmasın.açık tehditleri,şantajları,yedikleri bokları savunmaları ve herkesin buna seyirci kalması vs...

ama bunun hesabını salonda kesmek en güzeli.her sene gs'ye yaşattığımız duyguları onlara da yaşatıp bıktırana dek.aynı neslihan'ın dediklerini,onun yaşadığı kuyruk acısını kaya adisine,ergin şerefsizine yaşatana dek.onlara da bunun söyletene dek.

işin sportif rekabet boyutu da cabası.köpeksiz köyde değneksiz dolaşmaktansa ara da sırada bırakalım da havlasınlar.

Canarino dedi ki...

İşte sorun tam da burada.

Yapılan, edilen, her şey unutuldu. Adamların yönetmelik sayesinde "kapanması" mevzu bahis olmasa Efes Pilsen adına yoğunlaşılmayacaktı bile yıl içerisinde.

Kusura bakılmasın ama ben "saha içinde hesap kesmek" vb. şeylere inanmıyorum. Elbette o yapılacak. Elbette Efes yenilecek. Ama onun yanında suç varsa, cezası da olacak.

Zaten Efes Pilsen kapanmaz. Kimse, sermayeye sırtını bu kadar kolay dönemez. Ama hazır iş bu raddeye gelmişken, bari biz "dopingi" unutmayalım. Bari biz dillendirelim.

Fabio Luciano dedi ki...

suçun cezasız kaldığı doğru.ama efes'in kapanması bize bir şey kazandırmaz ki.

onların terbiyesizlikleri,şerefesizlikleri,yaptıkları şantajlar yediği boklar ayrı.fenerbahçe'ye karşı takındıkları tavır da.ben bu konuda sana katılmıyorum.kapansın demek bana biraz ağır gibi geldi.o açıdan görüşlerimi belirttim.

bana kalırsa da kapanmaz.ama mesela şöyle bir da durum var ayrıca.

bugün asbaşkanları çıktı dedi ki biz kapanırsak altyapıya olan desteği de çekeriz şöyle böyle kapatırız o okulları falan.ya dedim ulan ben ki bunlara gıcığım adamlar küçücük çocukların hayalleri üzerinden şantaj yapıyorlar..

sanki koskoca anadolu grubun başka şirketi yok.demiyor ki kardeşim olsun.efes gider isuzu gelir o olmaz adel olur.biz altyapıya desteği sürdürürüz.

işte bu zihniyete rağmen bu şantajı yiyerek nefret etmeme rağmen kapanmasın diyorum.kısa vadede belki bizim duygularımız tatmin olabilir ama uzun vadede hepimiz kaybederiz.(şimdilik)

benim açımdan efes'in ne mal bi kulüp olduğunu ve de nasıl haysiyet yoksunu yönetici tayfasına sahip olduğunu test etme açısından iyi bir gün oldu.bu bile bana yetiyor.

onur dedi ki...

Hah bak bu son yorumuna tüm içtenliğimle katılırım...Doping yapan da yaptıran da şerefsizin allahıdır (yazılarımda başka birşey için bu tip direkt kelimeler kullanmam) ve sonuna kadar cezalandırılmalıdır. Yönetici, sporcu her kim ve her ne takımda olursa olsun. Ancak (belki çok banal olacak ama) ben Efes üst yönetiminin bu işin içinde bifiil olduğuna inanmıyorum ve bu yüzden tüm camianın (evet müessese kulüpleri de bir camiadır) kapatılması gerektiğini düşünmüyorum. Adamların türk sporuna ne kattığını da tartışmıyorum (şahsi fikrim, zaten daha önce tartıştık). Sırf kuyruk acısı var diye aksini iddia edenle de sonuna kadar atışırım. Oyuncuya bizzat ya da koça ne bileyim bel altı vuran yöneticiye sallamak başka tüm kulübe sallamak başka...bence...

Canarino dedi ki...

@Fabio Luciano

Efes Pilsen kapanmaz. Sermayenin sporla ve diğer her şeyle bu kadar iç içe olduğu bir ülkede, 3-5 gün tiyatrosu sürer. Ondan sonra bir ara yol çakılır. İş de devam eder. Nitekim bugün sinyaller yapıldı.

Çetin Çeki'nin söylediklerini ben de dinledim. O, küçük çocukların üzerinden pazarlık yürüten camia şimdi ne oldu? Püripak...

Bu ülkede "mağdur olma" üzerinden yenen ekmeğin, haddi hesabı yok. Efes Pilsen'in de geçmişteki tehditlerinin, geleceğe yönelik hareketlerinin üzerine çekilen perde, bu kapanma davası oldu. Üzerine olanca güçle, gerekirse mübalağa ederek gidilmeli ki, eski haltlar unutulmasın. Bu konuda zaten zayıf bir icra anlayışı var başımızda. Bari biz unutmayalım. Kaldı ki "haysiyet yoksunu" olduğunu senin de söylediğin bir kulübün varlık devam ettirmesi bana bir yerden sonra anlamsız geliyor. Çünkü er ya da geç, bir gün sıkıldıklarında gidecekler. O zaman ne yapacağız o çocukları?

@onur

Kuyruk acısı itte, köpekte olur. Sence Efes, üst düzey katılmıştır ya da katılmamıştır, onu bilmem. Sen de bilirkişi değilsin, bilemezsin. Neticede, ortada cezası yeterince çekilmemiş ve bizzat Federasyon başkanının imalarına rağmen arkası kurcalanmamış bir olay var.

Daha önce de dediğim gibi, yönetmelik hasebiyle değil ama bütün bu olan biten yüzünden bir mahkeme kurulmalı. Efes Pilsen'in cezası verilmeli. Hak ettikleri verilirse, Efes Pilsen zaten kapanmaktan beter olur.