7 Şubat 2010 Pazar

Seviştiren İşletme

Yılın bu dönemi her geldiğinde, etrafta olup biten anlamsızca koşuşturmaya bakarak, "Bakalım yıllar geçtikçe 14 Şubat'larda insanlar daha ne kadar aklını kaybedecek?" diye düşünürken, bu yukarıdaki resimle anlatılan haberi gördüm ve düşünmeyi bıraktım... Zira bu zirvedir. Kilimanjaro'nun zirvesindeki karlar dayanmaz, kahrından erir bu fikir karşısında.

Fotoğrafın ortasındaki kocaman lavabodan anlaşıldığı üzere burası bir tuvalet. "Ne var ulan, ev sahibi süslemiş işte" diye düşünmemizi engelleyen şey ise, buranın bir restoran tuvaleti olması... Yiyip, içerken "Ben bir tuvalete uzayayım" diyerek girilip, çıkılan mekanın içki, yastık, mum vb. mefruşat ile donatılmasının sebebi de bir "Sevgililer Günü Promosyonu"

Sevgili olan insanlara "Yiyin, için, sonrasında eve kadar sabretmeyin, girin içeri sevişin" biçiminde bir promosyon uygulamayı düşünen "Mildred's Temple Kitchen" isimli işletmenin, bir gözü "Kalk gidelim", öbür gözü "Bok yeme otur" diyen şefi Donna Dooher'a göre olay "Zaten inceden takılıyorlardı tuvalette. Biz de olayı bir adım ileriye taşıyalım istedik, neticede mühim olan müşteri memnuniyeti" şeklinde biçimlenmiş. Buna ek olarak masa üstü, yangın çıkışı, tavan arası vs. açılımları var mı, onu belirtmemiş.

Ayrıca Donna'nın müşterilere Şekerpare'deki Afet yenge gibi önerilerde bulunup, bulunmadığı da muamma...

Hiç yorum yok: